metrika yandex

BEHLÛL-i DÂNÂ İHTİYACI

Süleyman ARSLANTAŞ

25.04.2021

   Bazı kavramlar vardır ki tüm zaman dilimlerinde insanların ilgisini çekmiştir. Bunlardan bilhassa yöneten ve yönetilenler arasında sıkça kullanılan kavramların başında adalet, merhamet, şahitlik, liyâkât, af, ceza, devlet, devlet adamı gibi kavramlar gelmektedir. Bu nedenle Kur’an’ın yanı sıra geçmişte bu kavramlara ilişkin çok sözler söylenmiştir. Bunlardan bazılarını paylaşmak istedim:

  • “Şüphesiz Allah adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (90/16)
  • “Ey iman edenler! Kendiniz, ana-babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun, zengin veya fakir de olsalar. Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer çarpıtırsanız veya çekinirseniz şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (4/131)
  • “Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan millet çökmeye mahkûmdur” (Hadis)
  • “Adalet yeryüzünde Allah’ın terazisidir. Kim onu doğru tutarsa onu cennete götürür, kim de terk ederse onu cehenneme sürükler.” (Hadis)
  • “Dininizden ilk kaybedeceğiniz şey emanet sonra da namaz olacaktır.” (Hadis)
  • “Yeryüzünde olanlara merhamet ediniz ki göktekiler de size merhamet etsin.” (Hadis)
  • “Affetmek zaferin zekâtıdır.” (Hadis)
  • “Kişi affetmekle ancak izzet ve şerefini artırır. Affediniz ki Allah da sizi affetsin.” (Hadis)
  • “İnsanı layık olmadığı yere koymak zulümdür.” (Hz. Ali)
  • “Yüksekliği istedim, onu alçak gönüllülükte buldum.” (Hz. Ali)
  • “İnsanı şerefli ve değerli kılan birtakım ahlak kuralları vardır bunlar; Akıl, din, ilim, yumuşaklık, cömertlik, iyilik etmek, akrabaya yardım, sabır, şükür ve halka iyi davranıştır.” (Hz. Ali)
  • “Alçakça söylenen bir söze karşılık verme. Çünkü o sözün sahibinde onun gibi daha nice düşük sözler vardır. Cevabınıza yine onlarla cevap verir.” (Hz.Ali)
  • “Dünya senin bineğindir; binebilirsen seni taşır, o sana binerse altında ezilirsin.” (Hasan-ı Basri)
  • “İntikam almaya gücü yeterken affeden kişi, insanların en büyüğüdür.” (Hz. Hüseyin)
  • “Biz Yezid’e biat edersek, İslam’ın en büyük direklerinden biri olan seçim yollu idareyi temelinden sarsmış oluruz. (Hz. Hüseyin)
  • “Bir tek gün için de olsa devlet başkanlığına seçilmeyi istemedim. Buna istekli de değildim. Gizli ve açık Allah’a bundan dolayı bir yakarışım da olmadı.” (Hz. Ebu Bekir)
  • “Kendini düzelt ki halk da sana karşı dürüst olsun.” (Hz. Ebu Bekir)
  • “Bir devletin çökmesine, aşağılık adamların yerleştirilmesi sebep olur. Bir devleti korumak için adaletten daha sağlam bir kale yoktur.” (Hz. Ali)

(Tüm hadisler ve güzel sözler için bkz. “En Güzel Sözler Unutulmaz Özdeyişler”, Eşref Can)

“Kenan’a Hz. Nuh’un oğlu olmak ün kazandırmadı. Çünkü onun yaratılışında yalnızca şer toplanmıştı. Hünerin var ise getir, asaletin ile övünüp durma. Gül dikenden ve Halil Azer’den olmuştu.” (Gülistan, Sadi, syf.227)

Defterdar Sarı Mehmet Paşa, “Devlet Adamlarına Öğütler” kitabında bazı hususlara dikkat çeker:

“Ol ki havf etti Hazret-i Hakk’tan

Korkar ondan cem-î halk-ı ilâh

Haşyet-ı Hakk’tan ol ki hâlîdir

Korkulur her kişiden ânı ilâh”

“Gerek şanlı padişah, gerek şanı yüce vezir ve ülkenin valileri, halkın yargıç ve subayları her zaman durumlarını kutsal şeriata uydurmaya ve adalet üzere hareket etmeye gayret ve dikkat eylemek gerek.” (Syf 20)

“Yani; Devletin düzeni rical iledir ve askerin ayakta durması hazine parası iledir ve ülkenin bayındırlığı da adalet, iyilik iledir ve zalimlere karşı kıyam siyaseti iledir. Başka türlü olmaz.” (syf 76)

   Halife Hz.Ömer, Muğire b. Şube’nin kölesi Ebû Lü’lü tarafında yaralandıktan sonra halifeyi seçecek heyeti belirler. Bunlardan Hz. Ali ile Hz. Osman’ın halifeliğe yakın iki isim olduğunu tahmin eder. Onları yanına çağırır, önce Hz. Ali’ye: “ Ya Ali! Allah için olsun, veliyyü’l-emr olursan Haşimoğulları’nı insanların başına yük etme.” Sonra Hz. Osman’a hitaben: “ Ya Osman! Veliyyü’l-emr olursan akrabalarını insanların başına yük etme.” der.  (bkz. Ahmet Cevdet Paşa, Kısas-ı Enbiya, cilt 1, syf 418, Bedir Yayınları, 1966)

Yine bir başka kaynakta Hz. Ali’ye hitaben Hz. Ömer’in; Hz. Ali’nin şakacılık yönüne dikkat çektiği ve devlet adamlığı ile şakacılığın bağdaşmayacağını vurguladığı belirtir. (bkz. Din Siyaset İlişkisi Asr-ı Saadet Dönemi, Prof.Dr.Şefaetin Severcan, syf 245, Fecr Yayınları)

Defterdar Sarı Mehmet Paşa da devlet adamlarının lâtife/şaka boyutuna dikkat çekerek:

“Bir kişi kim lâtifeyi çok ide;

Eksilir ırzı ve vakarı gider,

Açılur nüktelerle her sırrı

Keşfolur cümle ayıbı, ârı gider”

“Yüksek meclislerde asla maskaralığa, yersiz şakaya, kahkahalar attıran mizaha, ara bozuculuğa, başkalarının kusurlarını saymaya ve kötülüğe izin verilmemelidir. Taklit, oyun ve eğlenceye dair anlamsız davranışlarda bulunulmamalıdır. Sohbetlerde daima din ve devlete ve ülkeyi koruma tedbirlerine ilişkin konular üzerinde durmak gerekir. Zira “Şakayı çok yapanın vakarı gider” buyrulmuştur.” (bkz.Defterdar Sarı Mehmet Paşa, Devlet Adamlarına Öğütler, syf 20.)

Tarihte Harun Reşid zamanında yaşadığı ve hatta onun kardeşi oluğu söylenen BEHLÛL-i DÂNÂ diye bilinen bir zat vardır. Ona atfedilen sözler onun bilge bir kişilik olduğunu göstermektedir. O bilge kişi ile Harun Reşid arasında geçen bir konuşma ile yazımızı sonlandıralım.

Halife Harun Reşid hacca gider dönüşte Behlül’e sorar:

  • Nasıl yaşayalım?

Behlül:

  • Allah’tan kork. Her halinde Hz. Muhammed (a.s)’in sünnetine tabii ol. Bu durumda en kârlı yolu seçmiş olursun.

Halife:

  • Çok güzel söylüyorsun. Şu hediyeleri kabul et.

Behlûl:

  • Onu kimden aldınız ise ona verin. Dünyadaki sahipleri yakana yapışmadan önce verenin yoluna harca. Bunu burada yap, ahirete kalırsa onlara bir şey bulup veremezsin.

Harun Reşid:

  • Bari ihtiyacını temin edelim.

Behlûl:

  • Allah Teâla senin rabbin olduğu gibi benim de rabbimdir. Seni hatırlayıp beni unutması muhaldir.

Harun Reşid bu sözler üzerine ağlamaya başlar.

   Her devirde her yöneticiye bir BEHLÛL-i DÂNÂ lazım. Sanırım bugün de şiddetle buna ihtiyaç var. Zira yandaşlar bazen yöneticileri, yakın oldukları insanları da yanlış yola sürükleyebilirler. Unutmayalım Behlûl’ler masa, kasa, nisa derdi olmayanlardan çıkar. Etrafınızda böyleleri varsa lütfen haber verin. Zira yönetenlerin de yönetilenlerin de günümüzde buna şiddetle ihtiyacı var.  

Yorum Ekle
Yorumlar (2)
Reşat YILDIZ | 27.04.2021 01:18
Harun Reşit’in olduğu yerde Behlül bir mana ifade edebilirken, Zübükzade fabrikası siyaset ve toplum arenamızın Harun’a ve de Behlül’e müsamahası bile muhalken, yaşadığımız çağdışı çağda bize düşen paçayı şöhretten kurtarıp halimizi, şikayetimizi tek hak sahibi Hakka arz farz.
Ali ihsan Fetih tam aradiginiz kimse | 25.04.2021 23:13
Ali İhsan FETİH tam aradiginiz kimse reis e danışman olacak kişi bildiririm Sizde reis e bildiren ABİ hayırlı ramazanlar Ali ihsan fetih