metrika yandex
  • $32.2
  • 34.91
  • GA18100

SİYASET İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELER

YUSUF YAVUZYILMAZ
28.05.2023

 

1- Lider eksenli değil kurum eksenli düşünmeliyiz. Bu noktada önümüze çıkan temel problem, kültürel siyasi mirasımızın ve Türk siyasal aklının şef, lider, reis, hakan, padişah eksenli düşünmeye yatkın olmasıdır. Bundan dolayı siyasal mirasımızın bıraktığı mirası eleştirel bir gözle yeniden okumak gerekmektedir.

2- Siyasal anlamda önümüze çıkan bir önemli sorun da güç eksenli değil, hukuk eksenli düşünme konusundaki eksikliğimizdir. Buradaki en önemli engel gücü hukuka tercih eden siyasal ve kültürel mirasımızdır. Kültürel mirasın bize bıraktığı anlayışı değiştirmemiz gerekmektedir. Kuşkusuz bu uzun soluklu bir mücadeleyi gerektirmektedir.

3- Siyasal anlayışımızı devlet eksenli değil, adalet eksenli bir anlayışa taşımamız gerekir. "İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın" düşüncesi rehberimiz olmalıdır. Bireyi devlete feda eden bir yaklaşım ve anlayış önümüzdeki muhtemel zorluktur. Bu zorluk, kültürel mirasımızdan kaynaklanan Orta Asya otoriter devlet geleneği ile hilafeti saltanat rejimine dönüştüren Emevi siyasal mirasıdır.

.4- Siyasal mirasımızın bir diğer önemli zorluğu da gücü tek elde toplamayı değil olabildiğince dağıtmayı düşünmedeki zorluktur. Gücün dağıtılması sanıldığının aksine bir zaaf değildir. Ancak tarihsel mirasımız gücü dağıtmayı bir zaaf göstergesi olarak anlamaktadır.

5- Siyasal mirasımızın önemli göstergelerinden biri olan yukarıdan aşağı emredici ve baskıcı anlayışı, şura eksenli yaklaşımla değiştirmek gerekir. Aslına bakılırsa İslam siyaset geleneğinin en önemli kurucu kavramı olan şura dini geleneğimizin ihmal edilen kavramlarından biridir. Bu kavramı yeniden işler hale getirmek gerekmektedir. Bu değişim siyaseti otoriter gelenekten uzaklaştıracaktır.

6- Siyasal düşüncemizin anahtar kavramı otorite değil, adalet, liyakat ve katılım olmalıdır. BU noktada yaşadığımız zorluk otoriteyi kutsayan Orta Asya Türk devlet geleneği ile hilafet değil Saltanat merkezli Emevi geleneğinin evliliği ile sonuçlanan tarihsel mirasımızdır. Bu otorite merkezli siyasal anlayışı mutlaka eleştirel aklın süzgecinden geçirerek yeniden kurmak gerekmektedir.

7- Gücü tek elde toplayan siyasal anlayışı,gücüdağıtan sistemden yana değiştirmek gerekmektedir. Bu anlamda başkanlık sistemi önemli sorunlara gebedir. Başkanlık sistemi olacaksa onu dengeleyecek bir senato ve güçlü bir bağımsız ve tarafsız hukuk geleneği olmalıdır. Güçlendirilmiş parlamenter sistem olacaksa Cumhurbaşkanının yetkileri olabildiği ve sembolik olmalıdır. Kuşkusuz hatasız sistem yoktur.

8 - Ne yazık ki, kültürel mirasımız ve dini anlayışımız gücü tek elde toplayan güçlü liderleri öne çıkaran bir siyasal akla sahiptir. Cabiri’nin “Arap siyasal aklını” eleştirel bir anlayışla eleştirdiği gibi biz de Türk siyasal akılına etki eden faktörleri cesaretle ele alıp incelemeliyiz.

9- Siyasette hak- batıl gibi kelami / dini terimler kullanılmamalı. Çünkü hiçbir parti tek başına Hakkı temsil makamında değildir. Böyle bir anlayış siyasette tekfir faaliyetinin önünü açan bir sakınca üretecektir.

10- İktidara ulaşmak ve orada kalmak adına her yol meşru değildir. Bu noktadaki temel sorun, adalet merkezli bir siyasal ahlak üretmekteki yetersizliğimizdir. Siyasal alanda kazanmak için her yol meşrudur ilkesini düstur edinen pragmatist anlayıştan uzak durmak gerekir.

11- Siyasal liderleri kurumlar üstü ve hesap verilebilirliğin dışına taşımak ve kutsallaştırmak gibi bir siyasal anlayışı terk etmeliyiz. Bu durum, dokunulmaz siyasi aktörler üretmekle sonuçlanmaktadır.

12- Siyasette Harici bir mantıktan uzak durmak gerekmektedir. Dini metinlerin yorumunu mutlaklaştırarak siyasette meşrulaştırıcı bir araç olarak kullanmaktan çekinmek gerekir.

 

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş