metrika yandex

sürüdekilerin gördüğü sadece bir öndeki olanın 'kıçı'dır!.

Mustafa AKMEŞE

11.06.2021

Mustafa Akmeşe

hac’da,
üzerimizdeki  sonradan edindiğimiz eklenti adına ne varsa çıkarılıp atılmış
beyaz kelebekler gibi bir yöne doğru akan kalabalıklar
sanki mahşerin provasını yaparlar,
ama ilginç olan şey
sizin bu ara
kendinizin de yapmanız gereken
ritüeller nedeniyle aynı zamanda tek kişi
gibisinizdir.

çoklukta yok olmamış,
kaybolmamış,
çokluğun parçası olmuşsunuzdur, o kadar

hac’cı anlatmayacağım dost:

neye benzer halimiz diyorsanız eğer,
namaza durursunuz ve müminlerle kurşun gibi kenetlenmemiz istenir ya!
o ara safın içinde kaybolmaz, varsınızdır.
imama tabi olmak yetmez sizin de namazın içinde gereği neyse
yapmanız icap eden rükünler vardır...
hadi biraz daha açalım;

bir duvarı meydana getiren tuğlalar gibi.
bir bütün içinde bir kısım boşluğu dolduran sizsinizdir. büyük küçük farketmez.
alındığınızda ordan
duvar eksik kalmıştır ve yokluğunuz hemen farkedilir.

derim ki:
dinin öğretisi kişiyi çoklukta yok etmiyor
tam aksine,
kendinizi fark ettirirken, kıymetli yapıyor.
kişiliğinizi inşa ederken topluluğa sizi kurban vermiyor.
din, cemaat yapıyor diyorum
sürü, yığıntı değil.
cemaatla, kalabalık arasında ki en önemli fark,
cemaata katılan her bir üye
varlığını da kendine ait sorumluluğu da farkında olmalarıdır.
10 kişilik sofraya oturunca doymak için yemeniz gerekir.
diğerleri yiyince biz doymuş olmuyoruz...
mideler ayrı yani.

ey dost;
kendi varlığınızı yok eden birlikteliklerden
ibadet olmadığı gibi,

kişiliği yok eden her bir birliktelik
gayri insanidir.

tüccar’ olan ve feleğin çemberinden geçmiş yaşlı adam, cübbesini düzeltti
sakalını sıvazladı ve komşusu kasaba;
'evlat’ dedi
bizim takıma katılırsan korkma,
zebani seni sürerken cehenneme,
ey arkadaş bir dakika
ben o 'takım' var ya!
ben o kalabalığın bayrak sallayanıyım demeniz yeterlidir.
melek yanlışı fark eder ve cennet sana vacip olur!
'ha!, bir de biz çok kalabalık bir kitleyiz, senden alışveriş de yaparız,
yani...
bil diye söyledim…!’

kitleler işte, anlamaz, bilmez diye aşağılanır
hazır edilmiş kıtalar oluşturmak için hazır edilmiş muskalar sunulur,
kutsal olan ne varsa hoyratça şahit getirilir yaptıklarına...
siz girin bizim takıma,
sallayın bayrağı yeter derler, biz götürürüz işi, telaş yok, korkmayın düşünmeyin,
bağlanın yeter derler…

korku
öne çıkarılan en önemli duygudur .
çünkü
korkutularak, farkındalığı yok edilen insanlar
çok hızlı yığın haline getirilir.
'sürüden ayrılanı kurt kaparmış' ya!
bildiniz işte!

tahrip edilen din anlayışı
bağlılarını uyuştururken ,kalabalık yapar, çoklukta varlıklarını yok eder,
sürü haline dönüştürür ve sürülecek yere de topluca götürülür.
sürüdekilerin gördüğü sadece bir öndeki olanın kıçı’dır. (alman atasözü)
valla öyle billahi öyle…

bildiniz değil mi?
hurafelerden bahsediyorum arkadaşım.
hurafeler!
korkunun beslediği ve insanları yığın haline getiren en önemli malzeme
uydurulmuş hikayelerdir ve adı 'hurafe'dir

öyle..
bilinen bütün inançların başına gelen acıklı sondur.
bir inancı tahrip etmenin en etkili yolu,
hurafeye teslim etmektir.
ve en acıklı olanı bu işin müsebbipleri kendi müminleri olmasıdır.
ah ki ah!
bakmayın öyle, bilmiyor musunuz?
mevzu hadislerin büyük çoğunluğu sözde iyi niyetle, iman edenleri gaza getirmek için önüne arkasına peygamber söyledi diyen
zır cahil adamların yaptığı malumken ve
cesaretleri biliniyorken
ağlak adamların rüyalarıdan
zırvalar üzerine korkunç hurafeler üretmek öyle kolaydır ki ehline.
sonra
sonrası yok…
zombiler diyarına hoş geldiniz...

ey yolcu

sen biricik olansın.
eşsizsin işte
yapma, etme!
verme ipini, özgürlüğünü kimsenin ellerine
bağla geç
kopmaz olan hablullah’a
değilse
inan ki
boşta bırakmazlar adamı…

 

Not; yazılarımın, dilediğiniz kısmı dahil, dilediğiniz şekilde dostlarınıza ikram etmeye açıktır.

Yorum Ekle
Yorumlar (2)
mustafa akmeşe | 12.06.2021 09:49
sevgili arif hocam ,katkılarınız için ,dönüşünüz için tşk ederim.cesaret veriyorsunuz .ikram ettin ..
Arif KISACIK | 12.06.2021 08:56
Her bir cümlesi bir kitap değerinde, açık, beliğ, yormadan, düşündürerek, haz alarak okunacak güzel bir yazı olmuş kalemine yüreğine sağlık Aziz insan. İnşaallah yokluğumuzda varlığı hissedilen kullardan oluruz. Bir tuğla eksikse binada ve insanlar bunu fark ediyorlarsa o tuğla biz oluruz. Bir yerde hurafe ve bidat varsa ondan en uzak biz oluruz inşaallah.