metrika yandex
Anlam Kitap

niye öyle yaptın ki? kırıldım çok bozuldum valla!

Mustafa AKMEŞE

05.08.2022


severek kullanılan, giyilen, binilen, oturulan anladınız siz işte,
eşyalarınız olur ve eskir, bozulur,
bozulmaz mı hiç dost. elbette bozulur.
işte tam da burada bir şeyler söylemek isterim.
böylesi durumda
müslümanın aklı farklı çalışır…

eşya deyip geçmeyin dost.
esasında insanın eşyaya bakışı
bir yerde hayata bakılan pencereyi işaret eder ve kişinin
diğer varlıklarla olan ilişkisi hakkında da bize çok değerli  fikir de verir.

modern kapitalist dünya
üretimi ve dolayısıyla tüketimi vahşi bir şekilde teşvik ederken
an be an eskimiş olanı ıskartaya çıkarır.
ve yeni olanın cazibesini insanlığa sunarken aynı zamanda
eskiyenin, bozulanın atılmasını ve yeni olana sahip olmanın ayrıcalığının olduğunu
kulaklara fısıldar.
özür, ne fısıltısı bangır bangır bağırır!

şimdi bakınız lütfen;
karmaşık birçok aletin basit bir arızası dahi olmuşsa eğer
eskimiş diye çöp yapılır.
parçası tamir edilse yıllarca hizmet vermeye devam edecek olan şeyin
atılmasından bahsediyorum.
öyle çok ki gündelik hayatımızda yaşayıp durduğumuz...

“kullan at” yenisini al mantığı
insana, inancına ve çevreye zarar olduğu, saygısızlık olduğu unutuluyor dost…
daha can sıkıntısı ve önemli olan
bozulanı, eskiyenin tamir edecek ustaların gün gün azalması.
azalıyor çünkü tamir edenin açısından ekonomik bir karşılığı yok
“tamirci parçası işte” diye küçümseniyor ve  
tamirci hakkını tam kazanamayınca çırak, kalfa yetişmiyor.

“servis” diye bildiğimiz yerler tamir edilen yerler değil,
kullanılan eşyanın servisleri vasıtasıyla
“sök at” anlayışında olan üretici firmaların ayrı bir kazanç kapısı açılıyor kendilerine.
öyle ki
çok zaman parçası kendisine yakın olan bir servis ücreti çıkıyor karşımıza.
tamir edilecek daha yıllarca hizmet verecek  olan şey
bir üst modele değişiyor ve eski olan çöp oluyor…

sadece eşyaya bakılan bir anlayış olarak da kalmıyor bu tasavvur...
insani ilişkilerde de aynı hoyratlığı görüyoruz
yılların dostlukları, birliktelikleri bir nedenle arıza alınca
tamir edilme yönüne bakılmadan
çokça ayrılıklar yaşanıyor modern zamanlarda.
geçmişin onca güzel yaşanmışlıkları yok gibi davranılıyor
ve araya mesafeler konuyor.
bir süre sonra gönüller soğuyor ilişkiler daha da zayıflıyor ve ayrılıklara neden oluyor.

eşler arasında, ebeveynler ve çocuklar arasında, akrabaların arasında
benzer çıkan sayısız kırgınlıklar tamir edilmeye gerek duymadan
“arası açılması yasak” edilen yakınlar bile çöp yapılıyor...

insani ilişkilerde  
kırgınlıklarımızı tamir edecek en kestirme yolu söylemek isterim;

“niye böyle yaptın?” sorusu çok kıymetli bir sorudur.
muhatabın yakasına yapışmadan anlamaya çalışan bir üslup ve tavırla,
niye öyle yaptın ki?, kırıldım!
çok bozuldum valla!

diye dönüş yapmamız çok zaman
tamir edilecek ilişkinin anahtarı olabiliyor dost…
bu güzel dönüşe
ya dostun, ya yakının kendini izah etmesine vesile olur ki
ona özür dileme fırsatı verir,
ya da biz gerçekten tamamen yanlış anlamış,
yanlış anlam yüklemiş veya yanlış bir haber almış olabiliriz...
değilse arızalı kalmış ilişkiler
hep kanayan bir yara olarak kalır bir yerlerde…
kabuk bağlamaz...
yutkunsan acıtır işte!

tamir etmek
müslümanca bir anlayışın “aklı”dır.

meczup ökkeş söylenir;
bozulan eşyanın  tamiri mahir bir ustanın eline,
gönül yarası ise çok zaman içten bir özre bakarmış.

tamir etmek kutsaldır!

ökkeş öyle diyor.
bir bildiği var sanki…

belki de arızalı olduğunu bilmediğimiz  
ne kadar çok tamir edilecek şeyimiz vardır...
aklımızı, gönül dünyamızı, tasavurlarımızı
dilim dönse de konuşsak
sonra
belki!

Yorum Ekle
Yorumlar (1)
Ayşe As | 07.08.2022 12:22
Dünyaya dair fikriyatınızla insanlar arası ilişkilerimiz bir birinden bağımsız değil gerçekten. Herşey tüketilir olduğu gibi insan da tüketilir birşey oldu maalesef.Tesekkurler bu güzel yazı icin