metrika yandex

KIYMIK

21.11.2020
Mustafa AKMEŞE

   

yolcuyuz ya!
başımızı döndüren olaylar olur
ayağımıza  hiç beklenmedik zamanlarda bir çelme gelir veya bir taş değer işte...
sayısız istenmeyen görüntü, ses koku sarar etrafını
insanız ve gelir bulur seni
taşar yoluna...
gönlüne acı veren ne çok şeyler olur.
bilmez misiniz?
melek olmayınca insan,
öyledir bu işler...

zordur gerçekten zor...
istikamet sahibi olmayı kendine en önemli dert edinmiş,
gideceği menziline gözünü gönlünü dikmiş yolcular için daha zordur


kirlenen gözlüğünü nefesiyle buğulandırdı.
 yavaşça gömleğinin ucuyla camı sildi
sonra
yolun yorgunluğu yüzünün her yerinde iz bırakmış olan ihtiyar yolcu
evlat dedi, evlat!;
yürüdüğün yoluna “taşanlar” olur.
adamın ciğerine  “kıymık” gibi batanlardan bahsediyorum...
batar ve acısı yakar deler de geçer...
sınırlarına  taşkınlık  böyle bir şeydir...
çok zaman bir sen bilirsin birde rabbin…
sonra yürür gidersin.
çünkü yürüyecek çok yolun vardır.
durmak sadece yarayı dağlar, acıtır ve arttırır,
ama bilesin ki genç adam
o ara ihtiyarın
çok önemli bir şey söyleyecek hali
simasına durdu!
öne doğru eğildi, gözleri kapalıydı, tane tane konuştu ;
“hüzünlerdir insanı olgunlaştıran ve yolda
güçlü kılan." dedi

soluklandı, yavaşça kalktı ve yürüdü gitti...


yaşanan zamanlarda
kitleler
“mutluluk delisi” nasıl olurunun arayışına kapılmış gidiyor.
bakıver lütfen!
aman ha!
en ufak bir acı kapılarını çalmasın.
gelmişse bulmuşsa kendilerini bir acı, üzüntü,
kaplamışsa yüreklerini eğer hüzün
hemen
bir “haz” nasıl bulunur da üstü örtülür diye aranıyor insanlık...
nasıl “dağıtırım” diyorlar işte
bildiniz siz...
“hüzün” vebalı muamelesi görüyor diyorum.
öyle olunca ayağına çarptığı veya muhtemel  çarpacak ve acısı olacak taşın!
Korkusuyla, tedirginliğiyle "titrek" hayatlar yaşanıyor,

çünkü mutluluk tek hedef olmuş.
hüzünlü olmayı depresyonla eşitleyen modern zamanlar
her daim mutluluk vaadi veriyor. mutlu değilsen hastasın sloganıyla müşteri devşiriyor.
her daim “mutlu” kalmak için
 modernitenin tüketim anlayışının oyuncağı oluyor adeta kitleler.
“mutluyuz çok mutlu. çünkü alabiliyor ve tüketiyoruz!”

yolcu için “acılar”
insanın kendinin sınırlarını tanıması açısından eşsiz birer tecrübedir.
hangi iktidarın sahibi olduğunuzun bir önemi yoktur gelecek eziyet için...
omzundaki yaldızlı rütbelerin işe yaramadığı
sökmediği işte, çaresiz ve biçare orta yerde kala kaldığınız anlardır
 cilalanmış olanı döker insanın üzerinden.
neysen osun işte... neysen o kadarsın...
baharın arkasından
bir de sonbaharı, kışı olduğunu öğretir hayatın.
yaşanan acılar hüznü getirir ve
hüznü olanlar,
huzuru ve kalbi mutmain olmayı daha derinden hisseder.

ey yolcu

taşınca yolumuza acı
 "kıymık" gibi batar ya!
yaşanan gerçektir ve bu hissi en derinden yolcu olanlar hisseder..
hayır hayır!
yolun getirip önünüze taşırdığı ve
her biri
 insan için yara olanı
diline, söze düşürmenize gerek yok.
şikayet edip durma.
çünkü
yolunuzun çölünde
size merhamet ettirecek
üzüntünüz/hüznünüz olan şeylerdir.

yusuf’u baba kucağından alıp
kör kuyulara, ordan da
mısır’a sultan yapan yolculuğu
hatırlasan ya!

allah elbette biliyor.
sen silkelen ve önüne bak.
hüzün gelip çatmışsa eğer
imtihanındır,

allah seni hangi makama /nereye hazırlıyor
ah!
bir bilsen!

 

 


Not;  yazılarımın, dilediğiniz kısmı dahil, dilediğiniz şekilde dostlarınıza ikram etmeye açıktır.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş