metrika yandex

EY ÖLÜM, İYİ Kİ VARSIN

26.06.2020
Mustafa AKMEŞE

ey dost!
insan hayatı;
azgın bir nehrin üzerinde akıp giden
çer çöp gibidir
öylece akar gider...
bir de
düştüğümüz
ve yolunda olduğumuz kısacık hayatın  güzergahında
yolun sayısız keseni olur,  irili ufaklı
hiç beklenmeyen şeyler bir anda çıkıverir karşına
kaza, hastalıklar, kayıplar,
gönülleri dağlayan ayrılıklar,
ne bileyim
sonra
aşk gibi işte...
alır çeker içine
o ara başımızı vurduğumuz, çaresiz ve biçare kaldığımız anlardır...

hayır hayır!
öyle sandığın gibi değil be dost.
sadece lanetli! olanların başına gelen, sömürülen veya
fukara bırakılanların, garibanların
sınırları var zannetme

ışıl ışıl sandığın evler içinde
4 duvar arasında dışarıya taşmayan
bilmediğin karanlık odalar vardır ve
yaşanan ne hüzünler, çaresizlikler gizlenmiştir.

öyle işte
insandır ve bütün insanlar kendi küçücük dünyalarında
çeşit çeşit yoksunlukları olur...
onca gücün ve iktidarın sahibiyken
engelli bir çocuğun hayata kattığı vardır ve sadece ilgilisi bilir neler yaşadıklarını.
ne bileyim işte
bir kronik hastalığın pençesinde kendi, sevdikleri kıvranırken ne ağız tatlar gider.
 
ve her şeyin ötesinde
ölüm vardır...
evet ölüm...

hayatın biricik anlamıdır ölmek...
ölümle hayat bir değer bulur ve
hayatı ölümle takdir ederiz, bilir misin?
beyazın siyahla, iyinin kötüyle bilinmesi gibi...
zıddıyla kaimdir ya! her şey...
hayatın geçici olduğunu diyorum,
gideceğimiz, bırakacağımız, terketmek zorunda olduğumuzu
bilmek var ya
yaşamla kurulan bütün bağların esas  belirleyicisidir ve
nereye gideceğini, ne kadar kıymetli olduğunu  öğrenirsin
ölüm sayesinde.

ölüm,
kısacık olan bir hayatın habercisidir.
kısıtlı olan dünyanın bilgisini taşır üzerinde.
ölümün farkındalığına dikkat kesilenler
derslerin en güzelini alan ve
olgunlaşma yolunda girendir.

çünkü yaşanmışlığın bir karşılığı vardır.
yani cenneti,
cehennemi...

yok böyle birşey diyenler mi?
boşverin onları.
büyük yalanın takipçileridir hepsi de
nefes tüketmeye değmezler.
çok sonraları gelecek, uğramayacak sarmayacak bedenleri  zannederler,
kandırırlar kendilerini
bir başkasının ölümü
kişinin yakınlarına taziye mesafesinde kalır.

seçme haklarımız mı?
komik olmayın...
seçilen falan yok, inanın.
neyinizi  seçtiniz şimdiye kadar?,
söyleyin hele,
ülke, coğrafya, anne, baba, doğuştan gelen sayısız size özel kodlarınızı,
kız, erkek
diye, başlayın yazmaya
hatta dininiz,
övünç sebebiniz olan ehlisünnet, şia oluşunuz, mezhebiniz hanifi, şafii mi
yazınız,
ve lütfen yorgunluk olmasın size
evet, yazmaya devam edin
şimdi,
kendi tercihlerinizin mutlak olduğu bir şey söyleyin...
şu diyeceğiniz bir şeyin alt halkasına gidin
bir kader örgüsü çıkar altında be dost...

ah ki ah...
yorulmayın bulamazsınız...
cüzzi irade mi!
abartmayın o cüzzi olanı.
matematik hesabında değersiz,
hani 'ihmal edilen' var ya.

ha! o işte onun gibi bir şey esasında
sadece
yüzünüzü yaradana dönme arzusu var ya.
O kadar.
ve çok kıymetli...
bizim o cüzzi irade hesaba katılıyorsa,
bilin ki;
Rahman olanın kullarına olan merhameti işte...

ey yolcu

yolda
başını çarptığını her bir engel
sınırların olduğunu
ve  acziyetini,
ve senin dışında
bir gücün varlığını hatırlatır sana...
bu seni mütevazi yapsın
kibirle kalkan başını eğesin
ve
hayatın ertelenmeyecek olan kısmına yüzünü döndüresin diye,
Rabbinin sana hediyesidir,
anla artık,
anla
Allah aşkına...

ey yolcu

yaşamak bir yüktür ve ölüm gerçeği
bu yükü üzerimizden alır.
ve bizi önemli olana yönlendirir.

ey yolcu

eşsiz olan özelliklerin var, tamam
ama
yolun sahibi var işte…
boynunu bük ve teslim ol

seni
yolcu yapan
yola vurgun oluşundur.
ayağını seğirip durma
bırak kendini yola,
telaş etme
yol
bulur
alır
seni
götürür
ilk sürgün yediğin yerlere...


Not;  yazılarımın, dilediğiniz kısmı dahil, dilediğiniz şekilde dostlarınıza ikram etmeye açıktır.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş