metrika yandex

MÜSLÜMANLARDA TARTIŞMA KÜLTÜRÜ YOK!

Ömer Faruk Altuntaş

23.03.2021

Müslümanlar Kur’an’ın tartışma kültürünü tevarüs etmemişler. Ne yazık ki Kur’an’da kınanan “bedevilik” aynen Müslüman toplumların geneline taşınmış.

Hele bu okumuş bedevilerden muhalif ama hiçbir alternatifi ve pratiği olmayan Müslüman bedeviler hiç çekilmiyor.

Girdiği her kurumu felç eden, konuşmaktan başka bir şey yapmayan,

Gel yap denildiğinde, “biz eskiden çok yapmıştık” diyerek sicilini sayanlarla çok karşılaşıyoruz.

Sanki eskiden yaptıklarıyla bugünü inşa etmiş, eskiden yaptıkları çok matah şeylermiş de artık yeter dediği bir noktada…

Peki bu tür tartışma ahlakı olmayan, gel dediğinizde iş yapmayan müslümanla hangi medeniyeti inşa edeceksiniz?

Tabii ki lak lak medeniyetini!

Evet!

Fikir olmadan zikir olmaz, teori olmadan tatbikat olmaz ama 1350 yıldır işimiz gücümüz tartışmaktan ibaret. Yeryüzüne Müslümanlar hangi bilim insanlarını kazandırmış hangi bilimsel alt yapıyı sağlamış deyince, zamanında kafir, sapık, münafık, şii, zındık diye yaftaladığımız insanlara sarılıyoruz.
Çünkü gerisi İslami ilimler hocaları…
Gerçi onlar da birbirini yemiş o da ayrı bir hikaye…
Öyleyse şu soruyu sormaya hakkımız var. Kur’an hakikatin meşalesi ise niçin Müslümanları ışıtmıyor?

Niçin Müslümanlar Kur’an’ın dediği gibi yeryüzünü hem madden hem manen imar edemiyorlar?
Bütün suç gayrimüslimlerde mi?
Yeryüzünde Müslümanların ezilmediği, horlanmadığı tek bir nokta, tek bir coğrafya, tek bir ülke kalmadı neredeyse!

Hani Rabbimiz bize “üzülmeyin, gevşemeyin! Eğer inanıyorsanız en üstün sizsiniz” demişti!
Adam Allah’ın emaneti karısını dövüyor, öldürüyor, işkence ediyor sonra dönüp İstanbul Sözleşmesini bahane ediyor!

Yahu! mesele İstanbul Sözleşmesi değil sen hala anlamadın mı? Mesele senin Kur’ansız, Rasulsüz ahlakın!

Varolan İslam alimleri, hocaları, şeyhleri, kanaat önderleri vs. ahlaklı, sözüne güvenilen, vaadini yerine getiren Müslüman topluluklar yetiştiremiyorlar, bahane de hazır; “Ebucehil izin vermiyor, Ebucehil çok planlı çalışıyor!”

Bu böyle değil deyip itiraz edenlere de; “vurun konuşturmayın!” repliği var.

Baba, anneyi, anne çocuğu, büyük kardeş küçük kardeşi konuşturmuyor.

Amir memurunu konuşturmuyor, Cumhurbaşkanı vekilini konuşturmuyor.

Arkasına kuru kalabalığı ve iktidar desteğini almış alim taslakları başka Müslüman ilim ehlini konuşturmuyor.

Falan dernek, filan derneği, falan vakıf, filan vakfı konuşturmuyor.

Hepsi İslamın tek sahibi, hepsi de arkasına Allah’ı almış (!) karşıya hadis ve ayetlerle ateş ediyor.

Dinin sahibi de karar vericisi de onlar!

Bu tablodan çıksa çıksa, işte günümüz tablosu çıkar!

Kan, göz yaşı, birbirini “Allahuekber!” nidalarıyla, Allah adına kesen Müslümanlar…

Peki bu yaranın merhemi, bu hastalığın çaresi yok mu?

Allah’ın dediği gibi; “O kullarımı ki, onlar sözü dinlerler, sonra da en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir. İşte temiz akıllılar da onlardır.” (Zümer/18)

Allah için artık birbirimizi pusuda değil, Kur’an’ın dediği gibi dost gibi dinleyelim!
Sonra da sözün en güzeline tabii olmak için birbirimizi kırmadan dökmeden eleştirelim.

Rasulullah’ın inşa ettiği medeniyet bu idi. Eğer öyle olmasaydı Ubey İbni Selül o toplulukta yaşayamazdı.

Allah’tan emin olan Allah’a emanet olsun!

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş