metrika yandex

musa'ya (as) bakar mısınız lütfen?

Mustafa AKMEŞE

28.05.2021

şehrin ortasına kurulan sahneye çağrıldığında bir başındaydı.
muazzam bir kalabalık ortasında
ülkenin en mahir sihirbazları karşısında beklerken sırasını
kendinin
sahnede ne yapacağını, ne göstereceğini dahi bilmiyordu...

sonra
attılar sahneye sihirlerini büyücüler,
telaş etti, korktu, geri çekildi ve
o ara
elindeki koyunları gütmek ve yürürken yaslandığı
“asa”yı
‘at ortaya’ dendi...

sahi dost neyi seyrettik şimdi. neyi gördük.
sihirbazların sahneye attığı, izleyenlere yılan gözüken iplerin,
atılan asayla yutulup yok edilişini,
sihrin bozulmasını gördük diyorsanız eğer,
bu herkesin gördüğü.
peki
musa'ya (as) bakar mısınız?
lütfen!

olmadı mı?

o zaman şöyle diyelim;
gecenin sabaha döndüğü vakit,
kavmini özgürleştirmek için önlerine düşüp yola çıkmıştı ya 'aziz' olan
firavunun, bir yerlere gitmenize müsade etmem tehdidi varken hem de.

arkanızdan belanın geleceğini bile bile,
kavminin sorumluluğunu üstlenip yola çıkmaktan bahsediyorum. emir Allah'tandı.
sonra bilirsiniz, uzun sürmez zaten,
gün doğmuş  
şehirden çıkan İsrailoğullarını öldürmeye kararlı firavun,
tam teçhizatlı askerleriyle birlikte arkalarından gelmiş, yetişmiştir.

hayır musa'nın kıssasını anlatmayacağım
derdim başka;

önlerinde geçilmez ‘deniz’, arkalarında firavun ve orduları vardı.
bu sonuç esasında yola çıkınca musa peygamber için bilinmez değildi dost,
olacak olan belli iken
herşeye rağmen yola düşmek var ya onu derim…

çok ilginç, gerçekten.
yakin olan bir ‘iman’nın nasıl  bir şey olduğunu anlamak istiyorsak eğer,
'risalet'i anlamak istiyorsak diyorum!
musa’nın (as) büyücülerin karşısında
sahneye çıkışı da,
şehirden kavmiyle birlikte özgürlüğe yürüyüşü de çok özeldi...

hiç bir şeyi yoktu elinde güç olarak,
güç olmadığı gibi ‘o ara’ ne olacağını da bilmiyordu...
bildiği bir şey vardı
Allah'a güvenmek
evet Allah'a güvenmek işte,
yakin bir iman
tam da dediğim bu...

aşılmaz olanla karşılaşmış olsa da insan
Allah’ın seni bırakmayacağını bilmek ve ona sonsuz ‘güvenmek’

iman etmek Allah'a güvenmektir.

yolda  menziline yürürken
Allah’a güvenmesi gereken, ve teslim olması gereken haller çıkar adamın karşısına
işte tam da o ara yapman gerekeni yapmaktır.
‘Allah var keder yok’ diyebilmek,
her haliyle bize vaat edileni
'bu dünyada görsek de, veya ertelense de başka alemlere,'

‘ondan’ razı olmak
‘ona’ güvenmek ...

nereye mi geliyorum?
'şüphe'den konuşalım diyorum dost , şüphelerimizden...
içine düşünce adamın adım adım kemiren,
yol verdiğinde tüm bedenimi saran, çürüten,
adamı delirten şüphelerden bahsediyorum.

şüphe edilmeyecek, içerisine damla dahi katılmayacak olan şey 'iman'dır.
uluhiyet, risalet ve ahiret...
şüphe götürmez. üzerinde konuşulacak
ve ikna yoluyla yok edebilecek bir şey değil be dost.
İnanacaksın!, iman edeceksin!
bu böyle diyeceksin!

iman edilmişse eğer
bilelim ki Allah kendine yüzünü döneni mahcup etmezzzz!
Etmez...
Allaha güveneceğiz
o kadar...
şeksiz şüphesiz...
‘o’ alemlerin rabbi, galip olacak ‘o’...
bitti.

ey yolcu

iman allah'a güvenmektir
kuşatıldığında,
çaresiz ve biçare kala kaldığımızda
kim düşüyor ilk kalbe
bakıverin lütfen!
evet.
Allah geliyorsa ve o ara kalbindeki taşkınlık duruluyorsa
sağlam olana güvenmişsin

yolun açık olsun...

 

Not;  yazılarımın, dilediğiniz kısmı dahil, dilediğiniz şekilde dostlarınıza ikram etmeye açıktır.

Yorum Ekle
Yorumlar (2)
Mustafa Akmeşe | 29.05.2021 23:53
iyi ki varsınız. İkram ettiniz.tşk ederim kardeşim
Okur-Yazar | 29.05.2021 19:29
قَالَ كَلَّآ ۖ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهْدِينِ Mûsâ, “Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir” dedi. .. Sırları,zorları kolay eden tevekkül.. İyi ki yazmışsınız.. Kaleminize kuvvet..