metrika yandex
  • $19.03
  • 20.81
  • GA0

Küresel Deli Dumrul Düzeni:Para İmparatorluğu-4

Mehmet Yaşar SOYALAN

15.10.2022

Paranın Bir Mübadele Aracı Olmaktan Çıkıp Bir Amaca, Siyasi Bir Erke Dönüşmesi

Aydınlanma öncesi dönemde mübadele aracı olarak kullanılan değerli madenler ve bu değerli madenlerin belli oranlarda karıştırılması ile elde edilen madeni paralar yeryüzünün her yerinde aşağı yukarı benzer alım gücüne sahipti. Aydınlanma süreçlerinde, sömürgeciliğin küresel hale geldiği dönemlerde Avrupa devletlerinden başlayarak devletlerin çıkardığı kâğıt paralar/ banknotlar, arkasından gelen hisse senetleri ekonomik düzeni baştan aşağı değiştirdi ve ekonomi her boyutu ile bankaların kontrolüne girdi.

Zaten sömürge süreçlerinde Yeryüzünün dörtte üçünü işgal eden Batılı devletler ekonominin de yüzde doksanını ellerine geçirmişlerdi. Hemen hemen bütün bankalar onların kontrolündeydi. Banknot basma yetkisi de bu bankaların tekelinde veya kontrolündeydi. Onları denetleyecek bir otorite de yok gibiydi. Devletlerle uluslararası şirketler iç içe girmiş, devletlerle şirketlerin sınırlarını birbirinden ayırmak imkânsız hale gelmişti. Bu süreçte bazen devletler şirketleri taşeron olarak, bazen de şirketler devletleri taşeron olarak kullanıyorlardı. Her boyutu ile petrol sanayisi, sanayi hammaddesi üretimine yönelik faaliyet gösteren tarım ve maden sektörü ile ilaç ve silah sanayii ve elbette bankacılık sektörü tam da böyle bir işbirliğinin olduğu alanlardı. Devletler bu işbirliğinin gereği ve işleyişe uygun olarak istediği kadar banknot basıp arzını da gerçekleştiriyorlardı. Tabi buradaki devletler ifadesini “ABD”, para ifadesini de “dolar” olarak okumak gerekir.

Birinci Genel savaştan sonra ipler doğrudan ABD’nin ve ABD kaynaklı özerk yapıların ve özel şirketlerin eline geçti ve dünyanın dolarla terbiye edilmesi süreci de böylece başlamış oldu. İkinci Genel Savaştan sonra ise Sovyet bloğuna rağmen ABD’nin ağırlığı daha da arttı. ABD, Almanya ve Japonya’nın güvenliğini üstlenerek onları birer ekonomik üsse dönüştürdü ve kapitalist bloğu tek elden yönetmeye başladı. Doların egemenliği de böylece pik yaptı. ABD istediği zaman istediği kadar dolar basarak üretimin ve emeğin karşılığını belirliyordu. Dediğimiz gibi burada geçerli sistem küresel Deli Dumrul düzeniydi. Bu düzenin içindekiler efendinin verdiği ile yetinerek sorunlar çıkaranlara göre göreceli bir refah içinde yaşasalar da emeğin ve üretimin değersizleşip buharlaşmasının önüne geçemiyorlardı. Çünkü açıkça görülüyordu ki herhangi bir emek sarf etmeden ve üretim işi ile de meşgul olmadan banka ve borsa oyunlarıyla insanlar zengin olabiliyor, refah içinde yaşayabiliyorlardı. Ama bu refahın da o toplumlar için ağır bir faturası söz konusuydu. İnsan apolitikleşerek, sorumsuzlaşarak, yalnızlaşarak ayrı bir insana belki de teknolojik bir aygıta dönüşüyordu. Net olarak görünen bu durumun insanları tembelliğe sevk ettiği gibi coğrafya/vatan bilincini de ortadan kaldırdığıdır. Bu sorunun bir boyutuydu.

Diğer boyut da devletler ve toplumlar için varoluşsal öneme sahiptir. Evet bu durum yeni bir trenddi, bu trend insanları kolay yaşama yönlendiriyordu ama aynı zamanda ciddi bir göç sorununu da ortaya çıkarmıştı. Göç gerçeği hem göçer durumundaki insanlar için hem de göçülen coğrafyalardaki toplumlar için başlı başına bir sınav konusuydu. Özellikle göçer durumundaki insanlar pek çok maddi ve psikolojik travma ile iç içe yaşıyorlardı. Mukim insana göre pek çok şeylerinden vaz geçmişler ve pek çok şeylerini de daha yola çıkmadan kaybetmişlerdi. Bunlardan en önemlisi de ülke ve coğrafya bilinciydi. Öyle ki, ülkelerinin yeraltı ve yerüstü kaynaklarına uğruna yollara düştükleri Batılı ülkelerin şirketlerince el konulmuş olduğunun, dolayısıyla kendi zenginliklerinin batıya transfer edildiğinin bile farkında değillerdi. Farkında olmasalar da kendi refahlarını çalan Batı ülkelerinin refahından pay almak için yollara düşmüştüler. Batı’nın organize ettiği sömürgecilik/ekonomik temelli bölgesel vesayet savaşlarının da bu göçlerde önemli bir payının olduğunu da ifade etmek gerekir. Sonuçta hepsinin hayali birkaç yüz dolara sahip olmak, onun gölgesinde gölgelenmekti.

Dijital ve Kripto Paralar Düzenine mi Giriyoruz?

Anlaşılıyor ki gelinen noktada banknot dönemi de sona eriyor. Yeniden şekillenen küresel hegemonya bir süreç içerisinde tümüyle dijital paraya geçmiş olacak. Çünkü küresel sermaye ile devletler her gün biraz daha ayrışıyor; iç içe girmişlik oldukça aşınmış gibi görünüyor. Küresel sermaye tröstleri ödemelerde dijitalleşmeyi teşvik ederken kripto paralara da kapıları kapatmıyorlar. Devlet ile sermaye arasındaki bu ayrışma ve çatışmayı, en azından bir rekabetin varlığını hesaba kattığımızda kiripto paraların dijital paranın rakibi veya alternatifi olarak kurgulanmış olabileceğini gösteriyor. En azından yüksek bir ihtimal gibi duruyor. Sanırım burada esas soru “devlet”in konumunun ne olacağıdır. İster dijital olsun ister banknot, para baronlarının, gelinen noktada, devletin para üzerindeki denetim ve yönlendirmesinden oldukça rahatsız oldukları anlaşılıyor. Kripto paraları devletlere bir alternatif ve silah olarak kullanmak üzere tedavüle sokmuş gibiler. Bu durumu devletlerin bu konudaki kaygılı açıklamalarından da anlayabiliyoruz. Devletler ise gelinen teknolojik seviyenin de etkisiyle dijital paraya daha ağırlık vermiş durumdalar. Çünkü onlar bu teknoloji ile dijital paranın küresel ölçekte kontrol ve denetiminin mümkün olduğunu, olabileceğini düşünüyorlar. Yaşayan görecek.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz adı ne olursa olsun, ister banknot ister yeni para, emek ve üretim konusunda olumlu bir katkı sunmayacak. Bunların hiç birisi sağlıklı ve adil bir mübadele ve ödeme aracı olmayacak. Bu yeni süreçte de emek sömürülmeye, üretim değersizleşmeye devam edecek. Çünkü tüm bunlar doğasına yabancılaşmış bir insanın ellerinde gerçekleşiyor. Kendisine ve çevresine yabancılaşmış bu insandan ve onun tasavvurunun ortaya çıkardıklarından ümitli olmak için elimizde hiçbir veri yok. Allah’u alem…

Son.

Not: Bu makale Yetkin Düşümce Dergisinin 18. Sayısında (Nisan Mayıs Haziran 2022) yayınlanmıştır.

Yorum Ekle
Yorumlar (2)
Mustafa Demir | 16.10.2022 11:14
Sabahın bu buğulu ortamında okuduğum makale; parayı da karma karışık yaptı. Para, kripto, banknot, yeni para gibi argümanlar gerçekten baş döndürücü hal aldı. Para mevcut haliyle artık delirip ne yapacağını bilemiyor. Makale bağlamında, tam da "Allahu Alem" dedirtiyor. Yüreğine, kalemine sağlık değerli KARDEŞİM...
Mustafa Demir | 16.10.2022 11:13
Sabahın bu buğulu ortamında okuduğum makale; parayı da karma karışık yaptı. Para, kripto, banknot, yeni para gibi argümanlar gerçekten baş döndürücü hal aldı. Para mevcut haliyle artık delirip ne yapacağını bilemiyor. Makale bağlamında, tam da "Allahu Alem" dedirtiyor. Yüreğine, kalemine sağlık değerli KARDEŞİM...
Çok okunan haberler
Çok okunan yazılar