metrika yandex

Korana sadece bir virüs müdür ?

26.03.2020
İsa ÖZÇELİK

Yaşadığımız süreç ile ilgili çok sayıda farklı değerlendirmeyi hep beraber izliyoruz. Bize gösterilen ile hakikat arasındaki farkın büyüklüğü ile ilgili ciddi endişelerimiz var. Hakikate ulaşmak bir yana dursun, gerçeklikleri elde etmek ya da onları anlamlı bir bütünlüğe kavuşturmak için dahi, büyük zorlukları aşmamız gerekiyor.

Korona Virüsü hakkında, kimileri alışık olunduğu üzere, bunu Allah'ın bir azabı olarak yorumluyor. Bu bakış açısı, farklı dinlerden çok sayıda inananın ortak tepkisi olarak karşımıza çıkıyor. Onlara: ‘’Ama bu süreçten iyilerde zarar görüyor denildiğinde ’’; " yalnız zulmedenlere değil, diğerlerine de ulaşacak olan azaptan sakının" mealindeki ilahi uyarılar cevap olarak önümüze konuyor.

Yine benzer çevreler kıyamet alametlerinden dem vurup, bu felaketi Mehdi’nin, Mesih’in gelişine işaret olarak görüyorlar. Bu düşünceler bazen İran’da bir mollanın ağzında, bazen ise İsrail Sağlık Bakanı’nın açıklamalarında dile gelebiliyor.

Diğer bazı çevreler bunu tamamen komplo teorileri ile çözümleme peşindeler. Bu virüsü Üst Aklın ürettiğini söyleyip, çeşitli senaryolar çiziyorlar. Üst aklın kim/ler olduğuna göre senaryonun içeriği değişebiliyor.

Çin yaptı diyenler, bu işin sonunda Çin'in birçok şirketi, hatta devleti satın alacağını söylüyor. İlk etapta ABD yaptı görüşünde olanlar ise bu yolla Çin'in çökertileceğini iddia etmişlerdi.

Bu işin arkasında, parayı ve teknolojiyi elinde tutan, daha karmaşık bir Üst Aklın olduğunu söyleyenler ise, daha radikal gelecek öngörüleri ile karşımıza çıkıyorlar.

Yeni dönemde kapitalizm ötesine geçileceği, mevcut para yerine dijital para türünün kullanılacağı, klasik ticaret hacminin daha da daralacağı, artık büyük oranda bu işlerin internet üzerinden olacağı, bu sürecin hayatın bütün alanlarına yansıyacağı, şu an uygulamaya geçen uzaktan eğitimin kalıcı olacağı, zaten insanların uzunca bir süredir sanal bir dünyaya yavaş yavaş alıştırıldığını, bundan sonra bunun daha da hızlanacağını ifade ediyorlar.

İş bu noktaya geldiğinde uzunca bir süredir dillendirilen, nüfusun azaltılması gerektiğini düşünenlerin, çok daha korkutucu söylemleri ile karşı karşıya kalıyoruz.

Eğer bu virüsün arkasında, 2045 de dijital tekillik öngörüleri olan ve transhümanizm, posthümanizm tartışmalarını fantastik bir bilimkurgu meselesi değil, insanlığın kaçınılmaz sonu olarak gören, üst insana ulaşmanın gerekli ve doğru olduğunu savunan, karanlık çevreler var ise, iş daha karmaşık ve tehlikeli bir hal alıyor.

Çok sayıda devletin dahi ne yapacağını şaşırdığı ve ilk aşamada farklı tavırlar takındığı bu krizin arka planını ve gerçekliğini bizlerin kavrayabilmesi gerçekten çok güç gözüküyor.

Mesela İngiltere önceleri işi doğal akışına bırakacaktı. Ama kısa bir süre geçmeden fikrini değiştirmek zorunda kaldı.

Virüs Çin'de aylar önce çıktığı halde (2019 sonu) ABD ve Avrupa bu süreci gerçekten neden yeterince iyi gözlemleyemediler? Gözlemlediler ise; şu an bile dile getirilen, bu işin abartıldığı iddialarının gerçeklik payı nedir? Çin’de başlayan salgının orada etkisiz hale getirildiği açıklamaları/iddiaları çok ilginç değil mi?

Korona’yı başka grip ve virüs çeşitleri ile karşılaştıran çok sayıda analizi hatırlayalım. Trump dahi diğer hastalıklardan çok daha fazla insan öldüğünü söyleyerek bu konuya farklı baktığının işaretlerini vermişti. Yani Çin'de izlenen bir iki aylık sürece rağmen koca devletler ve sağlık örgütleri gerçekten tehlikenin farkına varamamışlar mıydı?

Yoksa sosyo-ekonomik ve siyasi nedenler mi devletleri geç adım atmaya zorlamıştı? Her gecikme anının faturasının, çok daha ağır olacağını kestirememeleri mümkün müydü?

Şu an bile Meksika devlet başkanın, ‘’evlerinizde kalmanıza gerek yok ( gerekirse ben söylerim) beraber lokantalarda yemek yiyin’’ diye halkına hitap etmesini nasıl anlamak gerek?

Virüs Avrupa'da yaygınlaşmaya başladığında bazılarının, Avrupa yaşlı nüfusundan kurtulmak istiyor demesi ne kadar gerçekçi?

Gördük ki, çok farklı ülkelerde bu virüs en üst düzey yetkililere dahi ulaşabildi. Eğer bu üretilmiş bir virüs ise, üretenler bunun kontrol edilemez olabileceğini ve bumerang gibi geri dönebileceğini tahmin edemediler mi?

Sonuçta bu virüs ister üretilmiş olsun isterse doğal yollarla yayılmış olsun, insanlığın bu kriz karşısındaki tepkilerini, en azından şu an için, normal olarak değerlendirmemiz ne kadar gerçekçi?

Bir kaç ay önce böyle bir tablodan bahsetse idik, birçoklarımız böyle şeylerin ancak filmlerde olacağını söylemez miydi?!

Virüs doğal olarak yayılmış olsa bile, sonraki aşamaların ve geleceğe dönük olacakların kendi seyrinde ilerlediğinden ve ilerleyebileceğinden emin olabilir miyiz? Burada hepimiz manipüle ediliyor olamaz mıyız?

Birçok siyasetçi ve düşünür bu virüsten sonra insan, toplum ve çevre ilişkilerinin çok daha farklı bir şekil alacağını söylüyorlar. Halbuki tarihte Korona virüsünden çok daha öldürücü ve yıkıcı salgınların olduğunu bildiğimiz halde bu denli iddialı öngörülerin arka planı neler olabilir?

Küreselcilerin hazırlandığı 5G teknolojisi ile nesnelerin internetine geçme evresi sonucunda yaygınlaşacak olan akıllı otolardan, akıllı şehirlere kadar hayatı kuşatacak olan yapay zeka teknolojileri, sanal dünyayı hayatın kendisi yaparken, bizler sanal bir nesneye mi döneceğiz?

İnsan Tanrı yaratmak peşinde koşanların ütopyaları beklenmedik ( belki de daha da muhtemel ) sonuçlar üretip, insanlık en kötü distopyalardan biri ile karşı karşıya kalabilir mi?

Dünya’nın daha da birlik ve dayanışma içinde olacağı bilgi, sağlık ve teknolojinin yaygınlaşacağı iyimser öngörüler ya da bunun karşısında öne sürülen içe kapanmacı, totoliter ve durağan bir gelecek tahminlerinin yanında, melez ve iki öngörünün daha çok iç içe geçtiği daha da karmaşık bir gelecek söz konusu olabilir mi?

Birçok soru henüz cevapsız kalmaya mahkum gözüküyor. Ancak bizim daha derin ve geleceğe dönük sorularımız olmalı ki, bu olağanüstü vakanın nedenlerini ve nasıl bir dünyaya doğru sürüklendiğimizi öngörelim ve sürece müdahale imkanlarımızı zorlayabilelim. Eğer biz tarihin bu dönüm noktasında özne olamaz isek çok riskli senaryolar bizi bekliyor olacak.

Müslümanlar, ahiret inancına sahip olanlar ve materyalist bir dünyanın ötesine inanan tüm erdemli insanlar olarak, yukarıdaki üç seçenek dışında, çok daha farklı, ahlaki ve insani bir gelecek için bizler neler söyleyebiliriz dünyaya?...

Yorum Ekle
Yorumlar (1)
yasar

26.03.2020

Öngörülemezleri ömrü olan bir çoğumuz ne soru ne de cevap üretmeden bekleyip göreceğiz