metrika yandex

Kelimeler ve İsimler Dönüşürken Kaybolan Hikayeler

İsa ÖZÇELİK

24.09.2022

 

Bazı kelime ve kavramlar ortaya çıktıkları dönem ve coğrafya ile olan semantik bağlarını zaman ve mekanın değişmesiyle yitirebilir ya da sonradan gelen nesiller kelime/kavramla olgu arasında doğrudan bir bağ kuramadığı için, aslında irdeledikçe ortaya çıkabilecek olan örtük anlam haritasını ilk etapta fark edemeyebilir.

Sözgelimi senelerdir sürdürdüğümüz ve belli bir başlık (kelime) altında gelenek haline getirdiğimiz bir eylem, gerçekleştirme amacı aynı kalsa da zaman içerisinde farklı formlara bürünebilir, bu gibi hallerde yapılan eylem ile eyleme delalet etmesi için kullanılan kelime arasında bir kopukluk yaşandığı hissi doğabilir.

Mesela modern kentlerin doğalgaz, elektrik ya da benzeri enerji çeşitleri ile çalışan ısınma sistemleriyle donatılmış yüksek katlı sitelerinde doğup büyüyen yeni/gelecek nesiller, bodrumda bulunan küçük depolara hala "kömürlük" denilmesini garipsiyor olabilirler. Ancak daha önce kömür, odun vb. şeylerin depolandığı bu alanlar bu nesillerin yakın ataları için yalnızca bir mekan olmanın ötesinde büyük anlamlar ihtiva etmektedir. Gelecek kuşaklar bu kelime üzerinden çok sayıda acı tatlı anı ve hikayeye tanıklık etmenin ötesinde, bir dönemin sosyo-ekonomik durumunu anlamanın da anahtarlarını elde etmiş olacaktır.

Böyle durumlarda kimi zaman eylem ve kelime arasındaki direk ilişkiyi kurma hissi yeni kelimeler kullanmaya bizi itse de, bu konuda acele edilmemesi gerektiğini düşünenler meseleyi bir bütünlük içinde görmek gerektiğine dikkat çekerler.

Bu nokta da gösterilecek dikkat, bizi geçmişle gelecek arasında kuracağımız bağ hakkında tefekküre davet eder. Aslında bu tefekkür ameliyesi bahse konu olan süreci yaşayanların geçmişten geleceğe bıraktığı bir hikayenin sonraki kuşaklara aktarılmasını sağlar.

Böylece ilk isimlendirme bağlamı bazen isabetsiz ya da üzerinde tartışmalar yaşanmış olsa bile geri döndürülemez bir hikayenin parçası olarak tarihe kaydolunmuştur bile.

Belki de süreci yaşayanlar ve onlardan bu hikayeyi devranların yapacağı en önemli katkılardan biri kavramları metinsel dönüşüme tabi tutmak yerine terimlerin canlı bir organizma olduğu düşüncesiyle hareket ederek kavramlarını besleyip, büyütmek olmalıdır. Meseleye böyle yaklaşıldığında ihtiyaç duyulan değişim şekilden ziyade anlam alanına doğru kayacaktır. Böylece kavram ve olgu arasında (aslında kelime ile olgu demek daha doğru) oluştuğu sanılan boşluk duygusunun, hikayenin aktörleri ve varisleri tarafından ortaya konacak çabalarla aslında bir yanılsama olduğu ortaya konulurken aynı zamanda bu çaba kavramımızın anlam genişlemesine de yol açacaktır.

Kavramlar üzerinden geliştirilen bu anlam genişlemesi örneği, kuşaklararası çatışma sorununa da bir cevap niteliğindedir. Çünkü yapılmaya çalışılan şey kör taklit yerine bazı sabiteleri yadsımadan yapılan tecrübe aktarımını ve bu doğrultuda yapılacak sağlıklı bir değişimi salık vermektedir. İlerlemeci ideolojinin çatışmacı, yıkıcı dayatmalarına karşı "tekamül" anlayışı içinde bir ilerlemeyi öngören bu yaklaşım nostalji ve ütopya arasındaki gerilimlere de bir cevap arayışı olarak formüle edilebilir.

En önemli hedeflerimizden olan " ...bu kubbede hoş bir seda..." bırakma arzusu, iyi niyetle ortaya konan eylemsellikleri gelecek nesillere bir/kaç kelime ile aktarabilecek kavramlarımıza sahip çıkmayı gerektirir. Zira burada sahip çıkılan şey öncekilerin tecrübeleri, hatıraları ve hikayeleridir aslında. Vahiyle inşa edilmiş bir akıl "atalarının" sapkınlıklarını günümüze taşımayacak, bu hikayelerden dersler çıkaracaktır elbette. Geçmişte iyilik yolunda çığır açmış güzel insanların hikayelerini dilden dile yaymaksa vefanın bir gereği olsa gerektir.

Not: Bu yazı çok değerli, kadim dostlarımla bir vesile ile kurduğumuz WhatsApp grubu "isminin" güncellenmesi üzerine birkaç arkadaşın latife yapması üzerine grupta yazdığım bir yorumun köşe yazısına çevrilmesidir.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş