metrika yandex

KAHROLASI, NASIL DA ÖLÇTÜ BİÇTİ

13.08.2020
Mustafa AKMEŞE

müslüman aklından bahsetmiştik geçen yazıların birinde
bu konuyu önemsiyorum dost
hayatın sürükleyip getirdiğine
müslümanca refleks verebilmek kolay değildir.
çünkü;
müslüman aklıyla gavurun aklı farklıdır,
ayrı işler, ayrı çalışır
beslendiği yer itibariyle taban tabana zıttır,
biri vahiy kaynaklı, diğeri şeytan kaynaklı bilmez misin?

 

müslümanın aklı
bağlayan, ilişki kuran, toplayan
düzenleyendir.
‘akl’ adı üstünde  bağ demekmiş ya.
ben arapça bilmem.
öyle işte...

diğeri var ya, gavur aklı diyorum
bölen, ayıran parçalayan bir akıldır.
evet evet!
tam da söylemek istediğim bu işte.
öylesine net ki.
hayatla ilgili ne kadar önemli bağlantı varsa
koparır ve parçalar.
bir bakın lütfen.
Allah -insan,
İnsan – insan, ebeveyn - evlat, kadın - erkek,
karı - koca
dünya - ahiret,
akıl - vahiy
madde - mana
inanç - eylem, din - dünya vs.
 öyle çok ki.

dilimiz döndüğünce
müslüman düşüncesinin
orjinal
farklı bir aklı olduğunu ve işleyişini gündem etmeye çalışacağım.

bölenlerden en ilginci
laiklik işte.
laik akılda;
insanın insanla,
insanın eşyaya olan ilişkisinde
allah'ın olmadığı bir dünya kurulur

dünya ve kutsalı ayıran,
Allah göklere sahip ve hakim olsun,
arza biz hakim olalım demenin bir başka ifadesi adeta…
laik akıl
gökle arzı ayıran bölen bir aklın tezahürüdür...

gökte olan
arzda olanların rabbi değil de sanki hizmetçisi.

bakın hele, lütfen siz de bu sıra çek edin kendinizi
el açıp göğe isterler, mütemadiyen yardım etsin,
mesela,
yağmur yağdırsın, yedirsin içirsin, korusun
dualara koştursun, fırtınalar arasından kalan gemileri çıkarsın,
ta ki ulaşıncaya kadar karaya işte…
öyle bir inanılan rab var ortada
ama,
"sakın ha!,
arzda hayatımıza, işimize de karışmasın, biz dilediğimiz şekilde davranırız,
onun aklı yetmez" diyorlar sanki...

laik aklın inandığı rab kendilerinin
hizmetçisidir işte…

hayır!
ne mümkün!
aklımın ve hayatımın rabbi (terbiyecisi) yani allah'tır diyorsanız eğer,
gökleri de, arzı da rabbiniz olan allah'a tahsis etmeniz nedeniyle
müslüman akla düşmandır laik kafa.
bu yönüyle laik aklın bu tasavurra adeta çıldırmasının asıl sebebi işte tam da budur

nasıl mı? dediniz!
mesela;
bu akıl sahibi siyasetçi olmuşsa;
niye öyle baktın ki dost,
üzüntüsü, acısı simana vurdu sanki.

anladın sen…
yüz yıldır neler gördüğünü bilmez miyim.
elinde fötrü sallayan ve "işte laik türkiye gurur duyuyorum sizinle"  diyen
ne kadar çok
yakından tanıdığın politikacı olduğunu,
"çölün unutulan kısmında kalmış inanç" diyen,
halkın inancına, kitabına düşman olan,
elinin tersiyle iten, sanki "fravunlaşan" işte...
adaleti / hakkı gasp eden kaç siyasi figür geçti müslümanların topraklarından
ah ki ah!

bu aklı parçalayan diyorum
parayla ilişkisi varsa eğer düşman kesilir
aziz olan kitabın söylediğine.
o patronlar var ya,
hadi "karunlaşan" diyelim ki söz yerini bulsun,
pijamalı haliyle eli cebinde başkanları ağırlayanlar ve benzerleri işte...
helal para, helal kazanç, alın terine
düşman kesilir
müslüman akla yalın kılıç girer bilmez misin?
of ki of !

bu laik, bu bölünmüş akıl diyorum
üniversitedeki bilim adamlarına sirayet etmişse
papağan gibi tekrar eden hakikatin düşmanlığını yaparlar…
çünkü laik bilim adamları için "akıl" alınması gereken tek referanstır ya!
haşa! gökten çöle gelene inanmak nedir ki.
"belamlaşan" adamlar ne olacak!
hikmet'in düşmanı oluverirler…
kahrolası işte…

"kahrolası nasıl da ölçtü biçti"

 
ey yolcu

sen iman ehlisin.
evet teslim olanlardansın diyorum
bırak şimdi kendini
gökten inenle
yani
vahiyle aklın bağ kursun.
ancak aklı olanlar bağ kurar.
ah bilsen...

 

Not;  yazılarımın, dilediğiniz kısmı dahil, dilediğiniz şekilde dostlarınıza ikram etmeye açıktır.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş