metrika yandex

GADİR HUM VE YÜRÜYEN KURAN

Vedat KAHYALAR

27.07.2021

Hz Ali'nin (Ra) lakabı Kuran-ı Natık'ti. Yani "yürüyen Kuran".  Hz Ali, Kuran'ın indiği, 23 yıl boyunca sürekli peygamberle birlikteydi. Ayetlerin iniş yerini, sebebini, açıklamasını ilk elden öğrenmişti. İlk Kuran hafızlarından biriydi, ilim şehrinin kapısı Hz Ali.

 

Kuran ne diyordu?

 

"Eğer bilmiyorsanız kitap/ Kuran hakkında bilgi sahibi olanlara sorun. "Enbiya 7.ayet

 

Allah'ın açık ayetine rağmen bu emir, yeterince yerine getirilemedi .Sanki bana Hz Ali yeterince değer görmedi gibi geliyor. İlmin kapısı olarak gösterilmiş, Gadir Hum'da  onbinlerce kişiye peygamberimiz SAV ,ona en yakın kişi olduğu, Ben kimin mevlası (üzerinde emir sahibi, yönetici, vali..) isem ,Ali' de onun mevlâsıdır diyerek Hz Ali'yi yüceltmiş ve ümmete emanet etmişti.

 

Zamanının en önemli Kuran bilgini olan Hz Ali, tarihin en önemli mobbingine uğramış, bile bile yok sayılmıştır. Bir hutbesinde "Görmemeyi marifet bildiler" diyerek sitemini dile getirmişti. Eşi Hz Fatıma Ra, vefat edene dek halifeye biat etmemişti. Bu süre içinde Hz Ali de biat etmemişti. Açıkça bir şeylere kırgındılar.

 

Peygamberimizin vefatından 25 yıl sonra, ortalık savaş yerine dönünce, kan akınca, yönetim zaafiyetleri zirvelere ulaşınca, şımarık ve yetersiz valilerin beceriksizlikleri halkı canından bezdirince kardeşlik iklimi bozuldu. İşte o zaman Hz Ali'yi hatırladılar.

 

O saatten sonra patlayan fitnenin düzeltilmesi, çok kötü durumdaki maliyenin düzeltilmesi, yetersiz yönetimlerin değiştirilmesi, savaşlar, isyanlar, ırkçılık/ emevicilik problemleri halkı ve ilk islam devletini perişan etmişti. Liyakatsizliğin, cehaletin sembolü olan Emevi ekolü, islam aleminde hakim durumda idi maalesef....

 

Bu hâliyle devleti onarmak, halkın beklentilerini karşılamak  çok zordu.

Öyle de oldu. Emevi ırkçısı, Şam Valisi muaviye'nin fitnesi ve Hz Ali'yi halife

kabul etmemesi ve ona karşı savaşlarıyla, 70.000 e yakın, çoğu sahabe müslüman pisi pisine can verdi. İslam dinine en büyük zarar bu haksız isyan ve fitnelerle oluştu. Maalesef galip gelen fitne oldu. Hz Ali kalleşçe arkadan vuruldu.

Emevi ekolü tam anlamıyla İslam alemine hakim oldu. Onlardan sonra gelen Abbasi'ler de kurulu saray ve zulüm düzenine çabuk ayak uydurdu ve aynı şekilde sürdürdü.

Her iki dönemde de peygamber torunları/ emanetleri, Mübarek Ehli Beyt imamları kalleşçe şehid edildiler. Yataklarında  ölmelerine asla izin verilmedi. Tek kusurları ise dedelerinden miras, hakkı haykırışları, adaleti ve Kuran ilkelerini hatırlatmalarıydı.

 

Günümüzde; kitab ehlinin doruğu olan, yürüyen Kuran, Hz Ali ekolü değil, ırkçılığın, adaletsizliğin,

Liyakatsizligin, cehaletin sembolü olan Emevi ekolü, islam aleminde hakim durumda olmayı sürdürüyor maalesef.

 

Bu hakimiyetin sonucu olarak da islam coğrafyasındaki halkların mutlu olmadığı, adalet, refah paylaşımı ve eğitim sistemlerinden razı olmadığını söylememize bilmem gerek var mı?

Yorum Ekle
Yorumlar (4)
Fuat Erdoğan | 20.08.2021 23:25
Tespitler tarih ve ilim çerçevesinde değerlendirildiğinde doğru. Kuran-ı Natık'ın manası yürüyen değil Konuşan Kuran olması lazım. İran ve şia aleyhinde yorum yapan arkadaşlar eğer ırk, mezhep asabiyetinden dolayı bu yorumları yapmışlarsa diyecek bişey yok. Allah tövbe ve hidayet nasip etsin. Allah sinelerin özünde olanı biliyor. Asabiyetle yapmadılarsa; küresel emperyalistlerin ve satılmış yerli işbirlikçilerinin hazırladığı yalan ve iftiralarla, algı yönetimi tuzağına düşmüşlerki bu durumda da Allah akletmeyi uyanmayı nasip etsin demek gerekiyor. İnşallah yakın sayılacak bir zamanda hak batıl tüm çıplaklığıyla ortaya çıktığında Hakkın yanında olmak umut ve temennisiyle...
Hasan Börekçi | 08.08.2021 17:29
İran devleti Türk'ün, Türkiye'nin ve Türklüğün sinsi düşmanıdır... Fars molla faşizminin devrim ihracı başarısız olduğu gibi, batıl ve sapkın İslami(!) anlayışı da çöpe gitmişdir... Faşist İran rejimi baskı ile yönetimi ve muhalefeti terör devleti yöntemleri ile susturmuşdur... Nüfusunun ciddi çoğunluğu Azeri Türk'lerdir... Bunlar mollaların soyguncu düzeniniden bizardır... Süleyman Arslantaş gibi gafil Türk düşmanları ve İktibas isimli batan 5. kol grubu... İran'ı çok pazarladılar Türkiye'ye... Erbakan'ı da kandırdılar malum... Konuya dönersek, ŞİA batıl bir anlayışdır... Sünni İslam'ın düşmanı faşist ayetullah rejimi temenni ederiz ki, çökecek, fars molla faşizminin işgal etdiği Azerbaycan büyüyecek, Ermeni muhibbi Farz oligarşisi de Ermenistan gibi tarihden silinecekidr... dolayısıyla Türk'ün ezeli düşmanı fars şiasını Gadiri hum yalanları ile Türkiye'ye yutturma zamanları da sona ermişdr... Kripto İrancı humeyni artıklarına duyurulur...
Bedirhan Karakeçili | 28.07.2021 11:07
Emevi ve Abbasi döneminde nasıl pek çok söz, olay, durum Arap ırkçılığı temelinde yeniden kurgulanmışsa; Gadir Hum olayı da Şia'nın Hz. Ali'yi yüceltme adına yaptığı kurgulardan biridir. Hz. Ali'nin bu kurguya ihtiyacı yoktur; o da herkes gibi amel defterini alıp gitmiştir dünyadan. Hz. Ali ekolü dediğiniz ekol nedir? Siz gerçekten böyle bir ekol olduğuna inanıyor musunuz? Kur'an'a göre Hz. Nuh'un çocuklarından inançsızlar çıkabiliyor; Hz. İbrahim'in zürriyetinden zalimler de iyiler de olabiliyor ancak Şia'ya göre ne hikmetse Hz. Ali neslinden sadece (zekatın kendilerine verilmesi onlara göre gerekli !? olan imamlar!?) iyiler çıkıyor. Bu anlayışta bir sorun yok mu? Bana göre herkes eşittir; şu anda ben 'Hz. Alinin neslinden' diye (gerçekte öyle olsa da ya da asırlar içinde bu durumun getirisinden yararlanmak için kendini ona isnat etmişse de) kimseyi kendimden üstün, daha bilgili ya da özel lütuflara mazhar olmuş, yaratılıştan daha muttaki görmem; kimseyi kendimden -insan olmak bakımından- daha aşağı görmediğim gibi. Sayın yazar, çok yanlı yazmışsınız; bir taraftan bakıyorsunuz. İşte İran ortada, halkı mutsuz; işte Şii-Nusayri Suriye ortada. Bilmem ki bunları görmeden mi yazıyorsunuz? Tıpkı Ehlisünnet gibi Şia'nın da İslam'ı yeniden kurguladığı unutulmadan tarihe ve mevcut birikime bakılmalıdır, sayın yazar. Yoksa aynı konuda dört çeşit hadisle; bir tarafın kabullerini diğer tarafın reddettiği kemikleşmiş -doğruluğu %100 olmayan mevcut- birikimle, bunlardan birine taraftar olarak varılabilecek tek yer, tıpkı şu an olduğu gibi, Müslümanım diyenlerin, gerçek düşmanlarını bırakıp birbirlerine ve birbirlerinin yurtlarına saldırmaları ve İslam adına birbirlerini katletmeleridir. Bunları siz de çok iyi biliyorsunuzdur. Hz. Hüseyin'in katilleri, diyerek; Yezid'in soyu diyerek onlardan asırlar sonra -bugün- 'kıbleye yönelenleri' katleden Şia'yı başka nasıl açıklayabilirsiniz? Doğrusu yazılarınızı okuyorum; fakat bu ve benzer konularda doğru bir bakış açısına sahip olmadığınızı düşünüyorum. selamlarımla...
Y izzeddin karakan | 28.07.2021 00:12
Muaviyeyi kim vali tayin ettiyse ohalife sorgulanmalı