metrika yandex

GELİŞİM SÜRECİNDE AKRABALIK İLİŞKİLERİNİN ÖNEMİ

Feyzullah AKDAĞ

17.03.2021

 İnsan, dünyaya geldiği andan itibaren hızlı bir öğrenme sürecine girer. Hatta bu öğrenme sürecinin anne karnında başladığını savunan uzmanlar da vardır. Öğrenme sürecinde en önemli aktörlerden birisi ise taklit kavramıdır. Bebek, en yakın çevresinden başlayarak gelişim ve büyüme sürecinde tüm hayatı boyunca kendisine gerekecek temel donanımları taklit sayesinde edinir.

 Taklit, dil ve davranış başta olmak üzere birçok temel donanımımızın baş aktörüdür. Bebek, ebeveyninin ve muhatap olduğu yakınlarının dudak hareketlerini ve seslerini taklit ederek ana dilini öğrenir. Elbette bu taklidin geri planında bilişsel süreçler de ciddi rol oynamaktadır.

 Çocuk, en yakınında kim varsa onu taklit edecektir. Bu da gözümüzden dahi sakındığımız evlatlarımızın doğru yetişmesi açısından kritik bir faktördür. Evladımızın en yakınındakini taklit etmesi demek aslında onu rol model olarak alması demektir. Zira çocuk neyin iyi neyin kötü olduğunu henüz bilmediği için taklit ettiği insanın yani rol model olarak aldığı insanın her davranışını olması gereken davranış olarak kafasında kodlayacaktır. Örneğin rol model olarak gördüğü birisinin hayvanlara eziyet ettiğini görürse “demek hayvanlara böyle davranılması gerekiyormuş” hissiyle kendisi de bu davranışı taklit edecektir.

 Hal böyle iken evlatlarımızın gelişim sürecinde ileride nasıl bir insan olmasını istiyorsak öyle insanlarla muhatap etmemiz çok önemlidir. Bundan çok daha önemli bir nokta ise evladımızın kazanmasını istediğimiz hasletleri ebeveyn olarak önce bizim göstermemiz gerekmektedir. Zira çocuk en fazla anne ve babasıyla muhatap olmaktadır.

 Çocuk büyüdükçe sosyalleşme ihtiyacı da artacak ve arkadaş edinmek isteyecektir. Arkadaş ortamından da edinmesi gereken özellikler vardır. Mesela işbirliği ve rekabet daha çok arkadaş ortamında edinilen kavramlardır. Doğru işbirliği ve rekabetin öğrenilmesi için çocuğun doğru arkadaşlarla muhatap olması da önemlidir. Bu noktada çocuk aynı kültürden ve aynı aileden olan akranlarıyla arkadaşlık kurup oynarsa evladının edineceği yeni sosyal davranışlarını daha kolay kestirebilir ebeveyn. Bu sayede daha kolay tedbir alır. Buna kontrollü sosyalleşme de diyebiliriz. Evladımızın muhatap olduğu arkadaş çevresini yakından tanırsak nasıl bir gelişim süreci yaşayacağını da bilir ve gerekli tedbirleri alırız.

 Bu noktada yakın akraba çocuklarının çok önemli bir rolü vardır. Çocuk arkadaş edinme çağına geldiğinde öncelikle amca, hala, dayı ve teyze çocuklarıyla arkadaşlık ederse ebeveyn daha rahat olur. Aynı zamanda diğer çocuğun ebeveyniyle de yakın akraba olduğu için anlaşarak evlatlarını kendi değerlerine göre yetiştirmekte daha hızlı ve sağlıklı yol alırlar. Bu süreçte de çocuklar hem sosyalleşme ihtiyaçlarını hem de oyun ihtiyaçlarını karşılar. Aynı zamanda akrabalık ilişkileri hem çocuk hem de ebeveynler düzeyinde kuvvetlenir. Kültür aktarımı bu sayede daha sağlıklı yapılır.

 Taklit ve rol model kavramları sadece çocuklar için geçerli değildir. Yaş ilerledikçe bu ihtiyaç daha da azalsa da yetişkinlerde de bu kavramlar ömrün sonuna kadar etkili olur. Zira sosyalleşme her an her dönemde bir ihtiyaçtır. Yetişkinler kendi kültürlerinden ve kendi değerlerinden insanlarla muhatap olduğunda kendilerini daha rahat ifade edip daha fazla anlaşılmış hissederler. Aynı zamanda aynı değerleri paylaştığı bir insan onu daha çok etkiler ve onu taklit etmesi daha olasıdır. Eğer muhatap olduğu kişi dindarsa onun da dindar olma ihtimali yükselir. Nitekim onda kendinden çok şey bulur. Bu da onu rol model almasına neden olur. Dolayısıyla dinimizin de önemle üzerinde durduğu akrabalık ilişkileri insan hayatını derinden etkileme potansiyeline sahip bir ağdır. Akrabalık ilişkilerinin azalması evlatlarımızın değerlerimizden uzaklaşmasına sebep olmaktadır.

 

Yorum Ekle
Yorumlar (1)
Bahar tekir | 17.03.2021 23:41
Evet hocam akrabalık bağı çocuk gelişiminde çok önemli bir konu