"Yâ müfettiha'l-ebvâb! İftah lenâ hayra'l-bâb. /Ey [kapalı] kapıları açan [Allâhım]! Bize hayır kapılarını aç."
İman, gayret ve sabır fethin vazgeçilmezlerinden. Sâdıklarla, yolu doğru olanlarla beraber olmak Müslüman'ın şiârından. Rabbimiz şöyle buyurmakta:"Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve sâdıklarla (Allah yolunda yürüyen doğru insanlarla) beraber olun." (Tevbe Suresi: 119)
Sâdık kullardan olun! Doğru olanların yanında ve onların cephesinde yer alın! Sâdıkların safında bulunun! Ölümünüz onlarla birlikte hak yolda yürürken olsun!
Yine Yüce Mevlâmız şöyle emretmekte: "Hepiniz, toptan sımsıkı Allah’ın ipine sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. Allah’ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın…" (Âl-i Imrân Suresi: 103)
"Hoşunuza gidecek bir diğer husus da Allah’tan bir yardım ve yakın bir zaferdir. (Rasûlüm! Bunları) Müminlere müjdele!.. Ey iman edenler! Allah’ın (dîninin) yardımcıları olun." (Saf Suresi: 13-14)
Peygamber Efendimiz ise cihad ve fetih hakkında şöyle buyurmakta: " Ey Müslümanlar! … Düşmanla karşılaşınca sabrediniz ve biliniz ki cennet kılıçların gölgesi altındadır. /Allah yolunda cihad eden kimsenin benzeri; gündüzleri oruç tutup geceleri namaz kılan, Allah’ın ayetlerine hakkıyla itaat eden, cepheden dönünceye kadar namaz ve oruca hiçbir şekilde ara vermeyen kimsenin benzeri gibidir." (Riyâzü's-sâlihîn; c:1, 54. H. Şerif ve c: 6, 1301. H.Şerif)
Peygamber Efendimiz zamanında hakkın hakimiyeti için fetihler yapılmıştır. Hayber'in Fethi (628), Mute Harbi (629), Mekke'nin Fethi (630), Huneyn Harbi (630) ve Tebük Seferi (630) bunlardandır.
Fetihler; Hulefâ-i Râşidîn (Dört Halife) zamanında da devam etti. Kadisiye ve Yermük savaşları (636) başta olmak üzere birçok savaşlarda zaferler elde edilerek hem beldeler, hem de gönüller fethedildi. Hazreti Osman zamanında İslâm'ın hükümranlığı; bir yandan Buhara'ya, öte yandan Kuzey Afrika'ya kadar ulaşmıştı. Mısır, Irak, Suriye, Filistin, İran, Rodos, Kıbrıs, Gürcistan, Dağıstan, Azerbaycan vesair yerler fethedildi. Bizans'ın Akdeniz'deki hakimiyeti sarsıldı.
Emeviler ve Abbasiler döneminde Kostantıniyye kuşatmaları yapılmış, Ukbe bin Nafi Atlas Okyanus’una ulaşmıştı. İspanya fethedilmiş, Müslümanlar Avrupa'da boy göstermeye başlamıştı. Çin sınırına kadar ilerlenmiş, Harun Reşid Bizans donanmasını Akdeniz'de bozguna uğratmıştı. Anadolu seferleri başladı. Girit fethedildi. Daha sonra Güney İtalya'ya seferler yapıldı.
Halife Kaim Biemrillâh'ın Selçuklulardan yardım istemesi üzerine Tuğrul Bey Bağdat’a girip Büveyhioğulları tehlikesini ortadan kaldırdı. Halife de Tuğrul Bey’e "Doğu ve Batının Hükümdarı" unvanını verdi. Böylece İslâm dünyasının siyasi hâkimiyetini Türkler temsil etmeye başladı.
1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra Sultan Alparslan, bazı komutanlarını fethettikleri yerlerde kendi beyliklerini kurma yetkisiyle Anadolu’nun fethine gönderdi. Fetih hareketi hız kazandı ve Anadolu’da ilk Türk beylikleri kuruldu. Danişmendliler, Saltuklular, Mengücekliler ve Artuklular ilk Anadolu Türk beylikleri oldu.
Osmanlı Beyliği, Osman Bey’in Kur’ân-ı Kerîm’e olan saygısı, Şeyh Edebâli’ye olan bağlılığı ve Allah yolundaki gayreti sayesinde devlet olmuştur. Osmanlı Devleti, altı asır dünyaya hükmetmiş, Allah rızası için yaptığı çalışmalarda başarıya ulaşmıştır.

Fetih ruhuyla hareket eden Osmanlı Devleti, kısa sürede ilerleme kaydetmiş, İstanbul’un Fethi bir dönüm noktası olmuştur. Rasûlullâh Efendimiz; "Kostantıniyye elbet fetholunacaktır. Onu fetheden emir (komutan) ne güzel emir, onu fetheden asker (ordu) ne güzel askerdir." diye buyurarak Kostantiniyye'nin fetholunacağını müjdelemiştir. Kostantiniyye, fetihden sonra daha çok; İslâmbol, Dersaadet ve Pâyitaht diye anılmış, açılan yeni çağ İslâm medeniyetinin ışığıyla aydınlanmıştır.
“Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden...
Senin de destanını okuyalım ezberden...
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...
Elde sensin, dilde sen; gönüldesin, baştasın...
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!
Yüzüne çarpmak gerek zamânenin fendini!
Göster, kabaran sular nasıl yıkar bendini!
Küçük görme, hor görme- delikanlım- kendini!
Şu kırık âbideyi yükseltecek taştasın;
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!”
Arif Nihat Asya
Ecdadımız, "Hazır ol cenge, istersen sulh u salâh!.." demiş ve her daim savaş için hazırlıklı olmuşlardır. Ceddimiz "Yavuz Sultan Selim", hükümran olduğu sekiz seneye seksen yılı sığdırmıştır. Ramazanoğulları Beyliği'nin Osmanlı'ya tabi olmasıyla "Anadolu'da birlik" sağlanmış, Çaldıran (1514), Mercidabık (1516), Ridaniye ve Kahire (1517) zaferleriyle Suriye, Filistin, Mısır, Hicaz ve civarı Osmanlı topraklarına katılmıştır.
"Ey şanlı ordu, ey şanlı asker
Haydi gazanfer, umman-ı safter
Bir elde kalkan, bir elde hançer
Serhadde doğru ey şanlı asker.
*
"Halifelik" Osmanlı'ya geçti ve "Kutsal Emanetler" İstanbul'a getirildi. Ecdadımız kendisini kutsal toprakların hizmetçisi kabul edip "Hâdimü'l-Harameyn/Mekke-i Mükerreme ile Medine-i Münevvere'nin Hizmetçisi" unvanını kullandı. Kanuni Sultan Süleyman döneminin ilk yarısı yine fetihlerle geçti. Daha sonraki zamanlarda fetihler azalsa da fetih ruhu hiçbir zaman sönmedi.

Fetih ruhuyla yola devam eden ecdadımız hiçbir zaman boş durmadı. Şehid ve gazi oldu. Vatan ve millet yararına birçok fedakârlıklarda bulundu. Dedelerinin yolundan giden torunlar ise çeşitli atılımlar gerçekleştirdi.
Mehmed Akif
Ecdadımız gibi "Fetih Ruhuyla Yola Devam" derken sandıklardan vatan ve milletimiz için bereketli bir netice çıkması temennisiyle sizleri Yüce Allâh'a emanet ederim kıymetli okurlarım.
Mehmet Yaşar Soyalan ile Derkenar...
05.06.2026
28 Şubat'çı Reha Muhtar öldü
04.06.2026
4 PKK'lı teslim oldu
11.05.2026
2026 yaş çay alım fiyatı belli oldu
13.05.2026
Şehit yakınlarına iki asgari ücret verilecek
13.05.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 5 ÜSTÜN BOL 23.05.2026
oyaladı dost… MUSTAFA AKMEŞE 21.05.2026