metrika yandex

Dosdoğru Bir Dostun Firakı: Nurullah Saruhan'ın Vefatı Üzerine

12.11.2020
Prof. Dr. Enver ARPA

Ekim ayının son Cumasında, Cuma saatinde bizleri derin bir teessüre sevkeden bir dostumuzun dar-ı bekaya irtihali haberiyle sarsıldık. Bir aydır hastanede yoğun bakımda sürekli dostlarının duasında olan Nurullah Saruhan kardeşimizin vefat haberinin gerçek olmamasını o kadar isterdim ki ancak haber acı ve gerçekti.

Sosyal medya gruplarında paylaşılan bu haberle, kısa sürede aramızda derin bir dostluk oluşturan Nurullah kardeşimizin vefatını öğrendiğimizde tarifi zor bir üzüntüye kapıldık. "Sıradan gidenlere insan alışıyor da aradan gidenlerin ölümüne alışmak zor olur" sözünün anlamını onun vefatında bütün benliğimle hissettim. Bu haber, beni oldukça farklı bir halet-i ruhiyeye sürükledi. Ölümün sırası veya arası yoktur; bunun elbette bilincindeyiz. Her nefis zamanı geldiğinde mutlaka ölümü tadacaktır, bunu tabi ki biliyoruz. Ancak Nurullah'ın bu beklenmedik vefatı bizim için gerçekten sarsıcı oldu. Zira onun vefa ürünü dostluğuna, güleryüzlülüğüne, inancındaki samimiyetine, arkadaşlığındaki sıdkına, güzel ahlakla donanmış kişiliğine alışmış ve henüz (insani bir duygu olarak) bunu kabullenmeye yanaşmamıştık. Vefatı bende gerçekten derin bir boşluk hissi yarattı. Kalemim onun ölümüne sustu; bu vefatı ona anlatmak gerçekten zor oldu. Gruplarda paylaşılan taziye mesajlarını okuyunca ben de bir şeyler yazmak istedim ama o buna yanaşmadı, hiç bir şey yazmak istemedi. Hafızamdaki sözcükler, bu üzüntüyü anlatmamız zor diyerek cümle kurmaktan imtina etti. Ölüm haktır elbette; saati gelince ertelenemez; bu Allah'ın buyruğudur amenna. Evet ölüm haktır ama bazen çok üzüyor; evladının ölümünde Rasullullahın gözlerini yaşartmış, kalbini hüzne boğmuştu; Onun (sav) ölümünde ise Ömer'i inandıramamış, Ebubekir'in iknasına muhtaç hale getirmişti. Rasulullah'ın yolunun samimi bir yolcusu olan Nurullah'ın ölümü de geniş bir camianın kalbini hüzünle doldurdu, gözlerini yaşlarla ıslattı. Rabbim dostlarının şehadetini kabul buyursun.

Onunla tanışıklığımız çok eskilere dayanmıyor; 6 yıllık bir arkadaşlığımız vardı ancak bir ömre bedel oldu. Nurullah bir ömür boyu tesis edemeyeceğiniz bir dostluğu kısa bir sürede aramızda inşa etti. Belli periyotlarla yaptığımız Tefsir müzakerelerinin en bağımlı müdavimi idi. Uzun bir zamandır mücadele ettiği kalp hastalığına rağmen kendisini zorlayan merdivenleri bıkmadan usanmadan çıkarak derse katılma hususunda bir gevşeklik göstermezdi. Dersteki müzakereleri, katkıları, soruları, samimiyetin bütün tonlarını taşıyordu. Sempatik tavrı, tebessümü, yerinde ve haklı müdahaleleri ile ortamın kasvetini gidermede üstüne yoktu. Bilgiye merakı maruftu. Onun bu özellikleri tüm dostları tarafından dile getirilmektedir. Dostluğundaki sıdkı, vefası, dostluğa cefası en büyük ayrıcalığıydı. Ağır bir hastalıkla mücadelesinde bile bunu göstermekten imtina etmezdi. Bizim aramamızı beklemeden, bir hesap içerisinde olmadan sık sık arayarak söylediği "Hocam sesini bir duymak istedim" sözü öteye yolculuğum boyunca kulaklarımda çınlamaya devam edecektir.

İslami mücadelesi hiç eksik olmadı, bıkmadı usanmadı asla bir ümitsilik içerisinde bulunmadı. Bu mücadelesinin yanısra da uzun bir süre hastalığıyla mücadele etti, eza çekti, cefa cekti, zorluklar yaşadı ama insanlığından, inancından, azminden asla taviz vermedi. "Dosdoğru yaşadı" sözünü en çok hakeden kişi oldu. Sürekli haktan, adaletten yana tavır koymaya çalıştı. Örnek bir insandı, yaşayarak örnek olmasını başarıyordu. Vefatının ardından taziye için biraraya gelen dostlarının tamamı onun bu özelliklerine işaret etmekten geri durmadı. Nurullah'ın pek çok kişiye hem düşünce alanında hem de sosyal konularda yardımının dokunduğunu burada tekrar duyunca hüsn-ü şehadetin, geriye hoş bir sada bırakmanın ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladım.

Nurullah Müslümanca yaşadı, Müslümanca öldü, geriye İslami bir terike bırakarak irtihal etti. Terikesinin en önemli kalemi geriye bıraktığı ailesiydi. Ailesi ona layık bir tutum içerisindeydi. Fazla kişiye nasip olmaz; cenazesini tıp doktoru olan oğlu Beheşti kıldırdı. Helalliğini oğlu istedi; varsa babamdan alacağı olan karşılamaya hazırım, haklarınızı helal edin diyerek metanetle namazını kıldırdı, defnini gerçekleştirdi. Geriye amel defterine sevabı yazılmaya devam edecek bir terike bırakmak salih kullara nasip olur ancak. Ailesi, dostları onun sadaka-i cariyesini devam ettirmek üzere bir bütün halinde seferber oldular. Ailesinden, dostlarından, arkadaşlarından ona vefa duygusu arşa yükselmeye devam edecektir.

Aziz dost üzdün, kadere imanımız ve rızamız tamdır elbette ancak insani bir duygu olarak içimizden geçiyor ki ayrılığın erken oldu. Sensizliğin üzüyor sevenlerini, dostlarını. Rabbim rahmetiyle muamele buyursun, mekanını cennet buyursun; öte dünyada cennet-i âlada seninle buluşmayı nasip eylesin.

Yorum Ekle
Yorumlar (2)
Ali Dalaz

12.11.2020

Allah rahmet eylesin
Ali Dede

12.11.2020

Amin