metrika yandex

AKLIMIZA İKNA OLMAK!

25.12.2020
Mustafa AKMEŞE

gaflet,
habersiz, hiç beklenmedik bir zamanda insanı çepeçevre kuşatan ve çaresizlik halidir,
mi?
sanki değil…
"gaflet" içinde olanlar
haberdar edilenlerdir be dost...
çok mu kapalı oldu… şöyle desek sanki daha iyi olacak;
uyarılanlar diyorum,
yani insanın başına gelen ve her seferinde tüh! olmadı dediği
unutmuşluk veya insanın yaratılıştan sahip olduğu / taşıdığı yetersizlikler nedeniyle olsaydı
sanki işimiz kolaydı.
mesela namaza kalkamamış
uyuya kalmışsınızdır ya!
o gaflet hali değildir... uyku sonuçta.
sefer dönüşü yorgunluktan sabah namazı vakti uyuya kalınca namaz geçmiş ve
“seni uyutan beni de uyuttu ya resûlullah"
demişti ya! bilal…
öyle işte.

benim dediğim gaflet,
hani insanın kendisinden emin olma hali var ya.
bilirim diyen, ben akıllıyım işte diye etrafta kibirle dolaşmasından bahsediyorum.
verdiğiniz bir karar için
gün sonunda
subhanallah! ne oldu böyle dediğimiz sayısız işlerimiz olur ve çoğu insani yetersizlikten kaynaklanmaz...

aklımızdan bahsederim dost aklımızdan...
akıllıyız ya! çoook akıllı!

modern zamanlarda her şeyin akılla ölçüldüğü akla uygun olmayanın
yok bilindiği, yanlış kabul edildiği zamanlardır ve
böylesine aceleci, böylesine dışardan sayısız çeldiriciye muhatapken insan aklının
bir de bildiğinden böylesine emin olması
aklına böylesi güvenmesi
gafleti çağırır…

düşüncelerimize, kanaatlerimize, ordan yargılamalarımıza bire bir tesir eden ve
tercihlerimizden bizi emin kılan
bu çok akıllılık var ya!

hani gözümüzün ve kulağımızın
dışarıya açık ettiği ne varsa ondan etkilenen
aklımızdan bahsediyorum

gün sonunda ah! dediğimiz ve niye böyle yaptım ki diye söylendiğiniz bir çok şeyde aklımızın bizi yanılttığını
ve adeta aklın bizi kandırdığını görürsünüz.

normal  hikmet penceresinden  idrak edilecek olan şeyler
aklını tek seçici ve bildiğinin tek ve değişmez doğru olduğunu zannetmesi nedeniyle
gaflete düşmektir anlattığım.
“kalbi’’ olmayan aklın kişiye neler yaptığını bilmez misiniz?

 düşünürün söylediği gibi "her şeyin akla uygun olması düpedüz deliliktir"

kahvenin köşesinde oturan fötr şapkalı,
sakalı ve bıyığını her sabah kazıtanlardan  
şişman gözlüklü olan söze girdi;
"ben gördüğüme inanırım. akıllı olun, aklıma uyandır benim işaretlediğim..."

böyle, valla böyle;
kimi aklını kiraya verir ve gaflete düşer,
kimi de aklını putlaştırır yine hüsran yaşar

en büyük gaflet halinin ortaya çıktığı gün
insan için;
“beni uyutulduğum yerden kaldıran ne ola ki’’ dediği andır,
ah ki ah!

müslümanca düşünmeyi müslüman aklına dikkat çekmek için bütün bunları yazarım...
vahyin inşaa ettiği akıldan bahsediyorum.
islam “akıl dini’’ diyerek vahyi akla teslim eden değil,
aklı vahye teslim etmek benim konuştuğum
ordan hayata, olaylara bakmak işte...
bu öyle bir bakıştır ki
medeniyetler farkını oluşturur bilesin...

akıl sonuçta aldığı ışığı yansıtır. neyle beslenirse onun türküsünü söyler...

bir de,
müslümanca düşünme
bugünden yarına olacak bir şey değil be dost.
değil işte…
gafletin kör ve karanlık kuyularında boşuna aramayın hikmet sahibi aklı...
bir "meal" bir de üzerine "rudani" okuyunca oluşmuyor.
hayatın içinde yüzyılların yaşanmışlığı, öğretisi, izlenmesi, duyması okunmasıyla müslüman aklı meydana geliyor ki
o akıl,
ne kiraya verir özgürlüğünü iptal eder
ne de putlaştırır kendini…

gavurun da cahilin de  aklıyla hiç ilişkisi yoktur..

müslümanın aklıyla, diğer akıl var ya!
sanki olmamış üzümle  
koruk mu diyorduk. ha! işte o
korukla üzüm farkı neyse o!
güneşin zamanla olgunlaştırdığı meyveyle koruk olan bir olur mu?
islamın aklıyla, cahilin aklı bir olur mu?
olmaz elbette..

 
ey yolcu

gözünü ve kulağını aç vahye
aç ki;
aklın
“kalp’’ sahibi olsun...

“hiç akledenlerle akletmeyenler bir olur mu?"

 

Not;  yazılarımın, dilediğiniz kısmı dahil, dilediğiniz şekilde dostlarınıza ikram etmeye açıktır.

Yorum Ekle
Yorumlar (1)
Ali varol | 25.12.2020 18:51
Bu millet kur"anın basucunda mushafına saygı duyar suur feraset basiret YARABBİ