metrika yandex

Akdeniz ve Gelecek

Mehmet BEYHAN
Alıntı Yazı

10.03.2021

Birçok kaynakta insanoğlunun denizdeki jeopolitik mücadelesi ilk kez Akdeniz’de başladığını belirtir. Akdeniz üç kıtanın kesiştiği bir noktada olması ona eşsiz bir konum biçer.

Akdeniz, imparatorlukların, dinlerin mücadele tarihi olmakla birlikte, her devirde kıyısında bulunan ülkelerin rekabet alanı ve geleceği olmuştur. Tarih boyunca devletlerin rekabet, gerilim ve işbirliğinin en çok yaşandığı merkez Akdeniz olmuştur.

Günümüzde ‘’Arap Baharı’’ ile birlikte başlayan iç karışıklıklar toplumsal yarılmalara ve Müslümanların topluca acı çekmesine neden olmuştur. Akdeniz’in kıyısına vuran bebek cesetleri yaşanan acıların somutlaşmış hâlidir. İşte bu nedenlerden biri de Akdeniz’de keşfedilen zengin enerji kaynaklarıdır.

Akdeniz’in kıyısında bulunan ülkelerin kanı ve kaynakları üzerinde saltanat kuranlar bu acıların yaşanmasına neden olan sömürgeciler ile onların tayin ettiği diktatör rejimlerdir. Sömürgecilerin varlıkları ve gelecekleri diktatör rejimlerine bağlı olduğu için onları korurlar.

Varlıkları diktatörlere bağlıdır; çünkü diktatörler sayesinde ülkelerin kaynaklarına sahip olurlar. Gelecekleri diktatörlere bağlıdır; çünkü diktatörler kötü yönetimleriyle halklarının sefaletine neden olurlar.

Bu da hem sömürgecilerin iyi görünmesini sağlar hem de ülkelerini cazip gösterir. Böylece insanlar geleceklerini orada aramak için Akdeniz’de boğulurlar.

Hâlbuki Batı’da gelecek arayanların geleceği içinde boğuldukları Akdeniz’dedir. Ancak diktatörlerin uyguladığı zulüm onlara kaçmaktan başka çare bırakmamaktadır. Bir Akdeniz ülkesi olan Suriye, rejimin uyguladığı zulüm nedeniyle boşalmaktadır. Peki, gelecekte işgal altındaki Golan Tepelerini kim kurtaracak? Suriye rejimi bunları düşünüyor mu merak ediyorum?

Akdeniz’in jeopolitik konumu, üzerinde taşınan ticari ürünler nedeniyle her zaman bölgesel ve küresel hâkimiyetin mücadele alanı olmuştur. Ancak son yıllarda zengin enerji kaynakları keşfedilince sömürgeciler Akdeniz’in geleceğini karartmaya çalışmaktadır.

Türkiye’nin bu süreçte birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi gerekir. Fikirlerine önem verdiğim geçmişte Dış İşleri Bakanlığı ve Başbakanlık yapmış siyasi bir partimizin liderinin bir Yunan gazetesine verdiği demeçte ‘’Erdoğan ülkesini Avrupa’dan uzaklaştırdı’’ diye şikâyet etmesini üzülerek okudum.

Hâlbuki Türkiye Avrupa’dan uzaklaşmadı tam aksine Avrupa Türkiye’den uzaklaşmaktadır. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki haklarını gasp etmeye çalışan Avrupa değil midir? Akdeniz’e en uzun kıyısı olan Türkiye’yi yok saymaya çalışan, kaçan darbecileri barındıran Avrupa değil midir?

Akdeniz’in üzerinde dolaşan karabulutları dağıtmak, geleceğimizi, haklarımızı korumak için farklı siyasi partilere mensup olsak da milli meselelerde bir ve beraber olmak zorundayız.

Not: eleştiri, öneri ve yorumlarıyla katkı sağlamak isteyen dostlarımız: mehbeyhan@gmail.com bize ulaşabilirler.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş