metrika yandex

Haberler / Yorum - Analiz

YENİ ANAYASA MİLLETİN YAPTIĞI VE ONAYLADIĞI MI OLACAK - Ahmet TAŞ

09.02.2021

Türkiye Cumhuriyeti kurulalı beri birçok defa anayasa, ona bağlı sayısız kanunlar yapıldı, yürürlüğe kondu.

1921, 1924, 1961, 1982 ve 2010 yıllarında anayasalar yapıldı, yürürlüğe kondu ve değişikliklere uğradı. 1921 ve 1924 anayasaları savaştan hemen sonra yapılan anayasalardı, imkansızlıklar sebebiyle referandum yapılmadan yani millete sorulmadan mecliste kabul edildi ve yürürlüğe kondu. 1961 ve 1982 anayasaları ise darbe dönemi anayasaları idi, darbeciler tarafından siparişle yaptırıldı ve millete de kabul ettirildi. Zira darbe dönemi idi darbecilerinin silahları vardı ve o silahlarını millete doğrultmuşlar ve milleti korkutmuşlar.

Bir siyasi partinin uzun yıllar önce rahmetli olan bir ilçe başkanı 1961 anayasasının oy verme işlemini köy camisinde yaptıklarını, hayır oyu çok çıkınca jandarma komutanının memuriyetinden olursun tehdidi ile cami içinde hayır pusulaları yerine evet oyu pusulalarını koyup evetlerin çok olduğunu ilan ettiklerini böylece oyları değiştirerek memuriyette kaldığını beyan etmişti.

1982 anayasası referandumunda ise ihtilalcilerin (Darbecilerin) başı sonradan kendini cumhurbaşkanı seçtiren Kenan Evren'in “Bu anayasanın kefili benim, anayasaya hayır oyu verenin kanından şüphe ederim.” Dediğini o döneme aklı eren şu an hayatta olan tüm vatandaşlar bilir. Aynı darbe başkanı ömrünün baharında idam infazlarını imzaladığı gençler için bir sağdan bir soldan astık asmayalım da besleyelim mi sözlerini söylemekten çekinmemişti.

2010 yılında 12 eylül günü yapılan kısmi anayasa değişikliği TBMM’de kabul edilerek yürürlüğe girdi. O zaman da iktidar olan şimdiki iktidar Anadolu'nun birçok ilinde yeni anayasa ile ilgili tanıtım toplantıları yapmış sivil toplum kurumlarından anayasa taslağı teklifleri almıştı. Bu uygulama milleti anayasaya ortak etmek ve bu konuda görüşünü almak açısından doğru ve yerinde bir uygulama idi.

2010’dan sonraki dönemde aynı iktidar döneminde İstanbul sözleşmesi, kadına karşı şiddeti önleme yasası, cinsiyet eşitliği eğitimi, terörün finansmanının önlenmesi ve benzeri toplum hayatını ilgilendiren birçok kanun mecliste kabul edilip yürürlüğe girerken 2010'da uygulanan usul hiç takip edilmedi. Yani millete bir şey sorulmadı, hatta parti guruplarına da sorulmadı. Komisyonlar kanunları yaptı, vekiller gruplarının emirlerine uyarak sormadan, incelemeden kabul ettiler.

Eğer hükümetin gündeme getirdiği cumhur ittifakının diğer ortağının destek vereceğini vaat ettiği yeni anayasada sivil toplum ve millete sorulmadan kanun yapma komisyonlarda yapılır ve vekillere grup amirinin talimatı bile kabul ettirilirse milletin anayasası olmaz. Referanduma sunularak kabul edilse bile yapımında milletin görüşü alınmadığı için millete kabul ettirilen bir anayasa olur.

Dolayısı ile 1961 ve 1982 anayasaları gibi hilei şer ile kabul ettirilmiş anayasa olur. Anayasayı yaptıranların da darbecileri kınamaya hakları ve sözleri kalmaz. Öyleyse aman dikkat tarih tekerrür etmesin, bu millet sözünü unutanları değil sözünde duranlara tercih eder. Aceleye getirilmeden, siyasi partilerin, sivil toplum kurumlarının, kanaat ve din önderlerinin görüşleri alınarak ve zamanın ruhuna uygun bir anayasa yapılmalı ve milletin oyuna sunulmalıdır. Millet kabul ederse yürürlüğe girer etmezse girmemiş olur, kabul göreceğine inanılan yenisi yapılır.

Selam ve dua ile

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş