metrika yandex

Haberler / Kültür - Sanat

SİMURG-Feridüttin ATTAR

12.10.2020

Rivayet olunur ki kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, bilgi ağacının dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş.
 
Kuşlar Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg'u bekler dururlarmış.
 
Ne var ki, simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler. Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler. Ancak Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf dağının tepesindeymiş. Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş. Kuşlar hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. Yorulanlar ve düşenler olmuş.
 
Önce bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp; papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş, -oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış- kartal yükseklerdeki krallığını bırakamamış, baykuş yıkıntılarını özlemiş, balıkçıl kuşu bataklığını. Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış. Altıncı vadi "şaşkınlık", yedinci ise "yok oluş" vadisiymiş. Kaf dağına vardıklarında geriye otuz kuş kalmış. Simurg'un yuvasını bulunca öğrenmişler ki, Simurg Anka, otuz kuş demekmiş. Onların hepsi Simurg'muş. Her biri de Simurg'muş.
 
Bir de derler ki, Simurg, öldükçe küllerinden yeniden doğan
 
Phoenix'e benzermiş. Ama yeni Simurg'un doğması için eskisinin kendini yakması gerekirmiş.
 
(Feridüttin Attar, Mantık et-Tayr)

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş