metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500

Haberler / Kültür - Sanat

Seküler Teoloji- Üstün Bol/Derleyen: Ali Dalaz

27.02.2022

Seküler Teoloji

Üstün Bol

Yüzleşme Yayınevi

Derleyen: Ali Dalaz

İnsan Hakları Aktivisti olan Yazarımız Üstün Bol'un "Seküler Teeoloji" isimli eseri Yüzleşme Yayınları tarından yayımlandı. Av. Muharrem Balcı'nın takdimi ettiği kitap, uzun bir araştırmanın ürünü..

Üstad Muharrem Balcı 'nın Takdim yazısında şu cümleler dikkat çekiyor:"Değerli araştırmacı Üstün Bol, okumaları sırasında Ticanileri araştırırken Biberi Tarikatı’na rastlar ve heyecanı iki kat artarken, paylaşımları şahsımı da sarmış, konuya ilgimi yoğunlaştırmıştır. Okumalar sırasında dini cemiyet olarak bilinen bu tarikatların esasen siyasi yanı daha güçlü ve dini anlayışlarının, özelliklerinin kayıtdışı olduklarını görmek, benzerleri üzerinde yoğunlaşmayı da sağladı. Üstün Bol bu yoğunlaşması sırasında Manevi Cihazlanma, diğer kullanılan adıyla Manevi Silahlanma Cemiyeti üzerinde yoğunlaşır ve bir taraftan yakın tarihte siyasi partiler ve mensuplarıyla, diğer yandan uluslararası kuruluşlarla irtibatlarını keşfeder. İşte bu merak ve araştırma, bugün karşı karşıya olduğumuz ihanet şebekelerinin konumlarını ve üzerimizdeki oyunlarını anlamamıza bir kere daha vesile olur." 

Yazar, Kitabının Önsöz'ünde şu cümlerelere yer veriyor:

"Tarih, çocukluğumdan itibaren ilgi alanımdaydı. Delikanlılık ve üniversite yıllarımla birlikte tarihin tıpkı istatistik gibi bir yalan söyleme biçimi olduğunu öğrendiğimde okumalarım çeşitlendi ve özellikle yakın tarih / Cumhuriyet tarihi dönemine yoğunlaştı. İlk zamanlar zaman kaybı diyebileceğim, reaksiyoner olmaktan başka özelliği olmayan ama nefse hoş gelen metinler de okudum. Daha sonra ise anlamaya çalışan, hüküm vermeyi değil tahlil etmeyi deneyen metinlere yöneldim. "Sonu gelecek gibi görünmeyen bu yazı dizisini dördüncü yazıda tamamlamaya karar verdim. Tarikatı, eylemlerini, düşüncesini ve etki alanlarını ana hatları ile çizdiğimi ve bundan ötesini meraklı okurlara bırakmanın daha doğru olacağını düşünüyordum."

"Okuyucu, kitabı eline aldığında üç tarikatın da birbirleriyle benzer özellikleri olduğunu fark edecekti. Her üç tarikat da ulusal/uluslar üstü bir dönüşüm projesi olarak belirli merkezler tarafından yönlendiriliyordu. Bu yönlendirme bazen doğrudan uluslar üstü güçlerin kontrolünde bir dini ritüel / öğretiye bağlılık ve sadakat ekseninde yürürken, bazen rejimlerin kontrolü ve ihtiyacına göre düzenleniyordu. Ticaniler yerel bir proje iken, Biberiler yerelden doğarak küreselleşebileceklerini düşünen, kendisini küreselin bir parçasına dâhil etmeye çalışan bir yapıydı. Manevi Cihazlanma Tarikatı ise bütün dünyayı kapsama alanına alan son derece profesyonel bir istihbarat çalışması.

Bu kitapta ele aldığımız bu üç tarikat dışında bir proje olarak karşımıza konan, sahih amaçlar dışında kullanılan ve yönlendirilen başka hangi yapılar var bilmiyoruz. Ama bildiğimiz bir şey varsa bu örgüt ve yapılar hala mevcut ve bir dönüştürme/uyuşturma aracı olarak bize karşı kullanılıyor. Bu yapıların hangileri olduğunu eğer 15 Temmuz gibi açık hadiselerle karşılaşmazsak muhtemelen öğrenemeyeceğiz. Belki öğrenemeyişimizin sebebi sırtımızda ağır bir yük olarak taşıdığımız angajmanlarımızdır. Ve belki de ihtiyacımız olan şey angajmanlarımızdan azade bir İslamî bilinçtir. Onların bilmediği şey ise: başımıza gelenleri geç de fark etsek, tepki vermekte geciksek de ne olursa olsun bizim için tasarladıkları şeyi asla kabul etmeyeceğimiz."

Kitapla ilgili Üstad Muharrem Balc'nın Takdim yazısı ise şu şeklide: 

İnsan, eşrefi mahlûkat. Allah'ın yarattığı en şerefli varlık. Ancak bünyesinde, fıtratında iyiliği de kötülüğü de barındırıyor.  Kötülük yanı ağır basmaması ve kâinatı tanıması için yaradılışta insana sabık malumat dediğimiz ilk bilgileri veriliyor. Yarattığını en iyi bilen Allah, insana verdiği aklı ve iradeyi yanlış yollarda kullanmasın diye kitap gönderiyor, peygamber gönderiyor, kâinatı emrine veriyor. Ancak insanoğlu bütün bu nimetlerle yetinmeyip, Allah'ın değişmez kanuniyetlerini / Sünnetullah'ı ve çizdiği sınırları / Hududullah'ı çiğneyebiliyor. Üstelik çiğnemeyi, kâh Allah adına konuşarak, kâh Allah'ın gönderdiği dini tahrif ederek, kâh peygamberlerini yanlış tanıtarak hatta peygamberlik iddiası taşıyarak yapabiliyor.

Dünyada Allah’ın dostları olduğu kadar düşmanlarının da olduğu bir gerçek. Allah’a düşmanlık, bir bakıma O’nun yarattıklarına da düşmanlık olarak beliriyor. Bilinçli veya bilinçsiz, akıllı veya akılsızca tahrif edilen din ve dini bilgiler de birilerinin ilgi alanına girerek içinde bulunulan topluluk aleyhine ihanete dönüşebiliyor. Nitekim bu kitapta ele alınan birileri, bir kısım organizasyonlar, cemiyetler, böylesi bir açık kapı oluşturarak toplumu orijinalinden sapmış bir din anlayışına, oradan da kimler adına çalışıyorsa o güçlerin önce himayelerine sonra da kullanımına ve esaretine sunarak, bir sömürü aletine dönüşebiliyorlar.

Değerli araştırmacı Üstün Bol, okumaları sırasında Ticanileri araştırırken Biberi Tarikatı’na rastlar ve heyecanı iki kat artarken, paylaşımları şahsımı da sarmış, konuya ilgimi yoğunlaştırmıştır. Okumalar sırasında dini cemiyet olarak bilinen bu tarikatların esasen siyasi yanı daha güçlü ve dini anlayışlarının, özelliklerinin kayıtdışı olduklarını görmek, benzerleri üzerinde yoğunlaşmayı da sağladı. Üstün Bol bu yoğunlaşması sırasında Manevi Cihazlanma, diğer kullanılan adıyla Manevi Silahlanma Cemiyeti üzerinde yoğunlaşır ve bir taraftan yakın tarihte siyasi partiler ve mensuplarıyla, diğer yandan uluslararası kuruluşlarla irtibatlarını keşfeder. İşte bu merak ve araştırma, bugün karşı karşıya olduğumuz ihanet şebekelerinin konumlarını ve üzerimizdeki oyunlarını anlamamıza bir kere daha vesile olur.

Toplumumuzun neredeyse iki asırdır anlamlandıramadığı fakat sezdiğinden emin olduğumuz bu cemiyetler, el’an da hayatiyetlerini sürdürmektedir. Elit kesimden çok az kişinin bilgisi dahilinde olan bu cemiyetler ve faaliyetleri uzun zamandır gündeme getirilmemişti. Bu bakımdan da Sayın Üstün Bol’a teşekkür borçluyuz. Özenli araştırmaları sonucunda bizi bu cemiyetler ve faaliyetleri hakkında bilgilendirirken siyasi bağlantılarını da ortaya çıkarmış oldu. Doğru bilinen yanlışları okuyucunun önüne koyarak, belirli aralıklarla darbeler ve yardakçıları olarak karşımıza çıkan bu organizasyonları ve faaliyetlerini, bir daha unutmamak üzere yazıya döktü ve belgelendirdi.

Üstün Bol’un bu çalışması, güncel bazı organizasyonların suç fillerinin de arka planını ortaya çıkarmış olması bakımından önemlidir. Gerçekten de son zamanlarda kayıtdışı din olarak ifade edilen din anlayışlarının sosyal ve siyasal sonuçlarının geleceğimiz üzerinde nasıl karanlık bulutlar oluşturduğunu fiilen 2016 yılında görmüştük. Benzer bir kayıtdışı din anlayışını da Adnan Oktar örgütünde gözlemledik.

Elinizdeki kitap, özellikle “gelecek tasavvurumuz” üzerinde saptırıcı çalışmalar yapanları, yapacak olanları caydırması bakımından ayrı bir öneme haizdir. Bu vesile ile Sayın Üstün Bol’a şükranlarımı sunuyor, bundan sonraki araştırmalarında kolaylıklar ve başarılar diliyorum."

Hertaraf Haber olarak,

Okuyanı anlayanı bol olsun temennisi ile, kitabın hayırlara vesile olmasını dileriz.

Kitaba, Yüzleşme yayınlarından ve seçkin kitapçılardan ulaşabilirsiniz..

Hertaraf Haber - Kültür Sanat Servisi

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş