metrika yandex

Haberler / Ankara Analiz

Remzi Çayır: BBP, Muhsin Yazıcıoğlu'nun Partisi Olmaktan Çıkmış

21.10.2020

BBP kurucularından Remzi Çayır, Partisinin genel kurulunu değerlendirdi:

Herper Lee’yi okuyordum bir haftadır. Çocuksu bir bakışla dünyaya bakma heyecanı içinde iken, kuruluşunda yer aldığım… Dünyaya adaleti hâkim kılmak, mazlumlara umut olmak… Hakkı tutup, batılı yok etmek üzere yola çıktığımız Büyük Birlik’in kongresinden ötürü yola revan oldum…

Mevcut Genel Başkan’a, yönetim şekline itiraz ettiğimden, istifa etmiş idim.

Yol boyu, polisin çokluğu hemen dikkatimi çekti. Salona yaklaştığımda, binlerce polisin varlığı beni şaşırttı. Nerdeyse her insana bir polis düşüyordu. Kargaşa vardı kapılarda. Genel Merkez kapılara, polisin eline liste vermişti. Listeye göre insan alıyordu içeriye polisler…

Genel Başkan adayı olan Haşim Yanar, dışarıda bekletiliyordu saatlerce. İki yüzün üstünde imza toplamıştı. Tüzüğe göre içeri alınması, delegeyle konuşması gerekiyordu. Yapılmadı. Dışarıda bekletildi saat dörde kadar. Sonra, delegenin iradesiyle iş olsun diye içeri alındı. Kısa bir konuşma verildi… O kadar.

[Advertisement]

Demokrasi, ne yazık ki, demokrasinin varlık sebebi olan siyasi partilerin çoğunda yok gibi… Herkes kendine demokrat… İyileri ve davası olanları hariç tutarak, partileri kendi babalarının dükkânı görenler, bulundukları makamı terk etmemek için her yolu mübah görebilmektedirler…

Orada… Mazide, ilk yıllar, beraber yürüdüğümüz… Yokluk içinde, zorluk içinde mücadele ettiğimiz abide insanları gördüm… Uşak’tan, Aydın’dan… İstanbul’dan. Adana’dan, Van’dan… Hareketin ilk gününden itibaren, tertemiz bir çiçeğin saflığında, nerdeyse hareketle özdeşleşmiş olan Hatay İl Başkanı Nevin Zeytineli… Duruşuyla, tutumuyla beni çok etkiledi.

Yeni bir sayfa açılması taraftarıydı. Hareketin… İmani, ilkeli olmasını savunuyordu. Savrulmaları doğru bulmuyordu… Safını belli etmişti.

Muhsin Başkan’ın ağabeyi, Yusuf Yazıcıoğlu… Kapıda kimse karşılamamıştı. Bir gurup delege ile içeri girerken belki de, eski Muhsin Başkan’ın partisini özlüyordu.

Ali Saraçoğlu… Ali Aydoğmuş… Yine orada idiler. Hep kendilerinden vermişlerdi, dava yaşasın diye. Hiç hesap yapmamışlardı. Ama gidişata itirazları vardı.

Gençleri gördüm… İçim yandı. Birileri, kimi şehirlerden getirilen gençleri, itiraz eden gurubun… İtiraz eden ana unsura… Partinin kuruluşundan bu yana var olan, emek veren kitlenin karşısına çıkartılmıştı. Gençler, niye orada olduklarını… Kime karşı durduklarını bile bilmiyorlardı.

Hakkı Öznur… Yazar, hatip. Ülkücü hareketle ilgili cilt cilt eserleri var. O da dışarıdaydı. Kurdukları parti, içerde kongre yaparken tabanın yanındaydı. İlker Kayalıoğlu… Ocaktan pişen, Muhsin Başkan’ın yanında yer almış serdengeçti. O da çaba içindeydi.

Geçmişe gittim o an… Ne zor şartlarda, MHP’den ayrılmıştık… Bizi, başka bir yola iten nedenler arasında, neden iktidar oldun, olmadın… Varlık yokluk yoktu. İlkeli duruş… İnançla yürümek… Allah davasının eri olmak iddialarıydı.

Ya, ilahi bir yol benimser, adalete, merhamete, vicdana sarılırdınız, ya da, günlük kaygılarla hareket eden, şirketleşen yapılara meylederdiniz… Biz, inancı, ilkeyi… Vicdanı tercih etmiş idik… Neye inanmış isek, onu yapmış idik…

İtiş kakış… Yıllarını partiye vakfetmiş insanların üstüne polis salmak, vicdanları kanattı… Hâlbuki kongreler demokrasinin arenasıdır. Herkes kendini, meşru zeminde, kurallara uyarak ifade etmeliydi. Yasaklarla, zorlamalarla… Hoş olmayan yollarla, belki birkaç dönem daha bir yerlerde var olabilirsiniz… Ama milletin yüreğinde, Allah’ın rızasında olmak zordur…

Geçmişe dönün… Hani nerede Süleyman Demirel? Nerede Ecevit? Nerede Bozbeyli? İsimleri, yaşadıkları dönemde, her gün haberlerde zikredilen, evlerde konuşulanlar nerede? Davayı yaşatanlar, yaşıyor şimdilerde… Erbakan gibi, şehit Muhsin Başkan gibi…

Gözlemim şu oldu. BBP, Muhsin Başkan’ın BBP’si olmaktan çıkmış çoktan…

Allah, herkese hayır versin. Söyleyeceğim budur.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş