metrika yandex
  • $32.53
  • 34.82
  • GA17260

Haberler / Türkiye

Özgürlük Tufanı Kongresi, Haliç Kongre Merkezi'nde başladı

19.05.2024

İstanbul'da  Haliç Kongre Merkezi’nde başlayan Özgürlük Tufanı Kongresi, İnsan ve Medeniyet Hareketi, Uluslararası Kudüs ve Filistin Koalisyonu (GCQP) ve Al Baraka Uluslararası Yardım Derneği iş birliğiyle düzenlendi.

Hamas liderlerinden Halid Meşal: "Gazze halkı, siyonist rejim ve onlara destek çıkan ABD'ye karşı dik durmaya devam ediyor" dedi

 İstanbul'da düzenlenen Özgürlük Tufanı Kongresi'nde konuşan Hamas Hareketi Siyasi Büro Üyesi Usame el-Hamdan, İsrail'in 7 Ekim'den bu yana saldırı hedeflerinde başarılı olamadığını vurgulayarak, "İsrail ordusu, 8 haftayı geçmeyecek bir süre zarfında Filistin direniş hareketini bitirmeyi hedefliyordu. Ancak 8 ay geçmiş ve bu ordu hâlâ direnişin saldırılarıyla vuruluyor." dedi.

Filistin meselesinin farklı yönleri ve geleceğinin tartışılacağı ve 18-19 Mayıs tarihlerinde devam etmesi planlanan kongreye Hamas yetkililerinin yanı sıra dünyanın dört bir yanından lider, kanaat önderleri ve akademisyenler katıldı.

Kongrede, Hamas Hareketi Siyasi Büro Üyesi Hamdan, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Özel ve Cezayirli düşünür ve siyasetçi Dr. Abdurrezzak Makri birer konuşma yaptı.

Hamas Siyasi Büro Üyesi Hamdan, Aksa Tufanı ve devamındaki gelişmeler kapsamında birtakım siyasi hedefin belirlendiğinde dikkati çekerek, "Birincisi, Siyonist oluşumun (İsrail) yanı sıra ABD ve bölgesel bazı kesimler, Filistin meselesini tasfiye etme projesinde mutabık kaldı. İkincisi ise ABD'nin planladığı projeyle İsrail'in önce ortak olacağı ve daha sonra liderlik edeceği bölgesel siyasi bir eksen oluşturmasıdır ki İsrail'le normalleşme süreci bu projenin ilk adımıydı." dedi.

Aksa Tufanı ve sonrasındaki gelişmelerin siyasi hedeflerinden birinin de Arap Baharı'nın etkisinde kalan bölge halklarını düşünce açısından teslim olmaya zorlama olduğuna işaret eden Hamdan, ancak İsrail'in, ABD ve Batı ülkelerinden aldığı büyük desteğe rağmen hedeflerine ulaşamadığını söyledi.

İsrail'in 7 Ekim ve sonrasındaki saldırılarının orantısızlığına dikkati çeken Hamdan, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne yaklaşık 4 bin 500 zırhlı askeri araçla karadan girdiğine işaret etti.

Hamdan, İsrail'in saldırı hedeflerinde başarılı olamadığını vurgulayarak, "İsrail ordusu, 8 haftayı geçmeyecek bir süre zarfında Filistinli direniş hareketini bitirmeyi hedefliyordu. Ancak 8 ay geçmiş ve bu ordu hâlâ direnişin saldırılarıyla vuruluyor." diye konuştu.

İsrail ordusunun sivillere karşı katliamlar yaptığını dile getiren Hamdan, Gazze Şeridi'ndeki 2 milyonluk nüfusun yüzde 7'isinin İsrail saldırılarında öldürüldüğü ve yaralandığını kaydetti.

Ateşkes görüşmeleri için yaklaşık 4 ay önce arabulucuların çabalarını yoğunlaştırdığına dikkati çeken Hamdan, Gazze'ye yönelik saldırıların tümüyle durmasını istediklerini, İsrail'in ise arabuluculara esir askerlerin serbest bırakılması talebini ilettiğini söyledi.

Hamdan, Mısır ve Katar'ın arabuluculuk yaptığı Gazze'de ateşkes ve esir takası müzakerelerinde Hamas'ın net bir stratejisinin olduğunu şu sözlerle anlattı:

"Birinden dahi taviz vermediğimiz 5 başlık belirttik. Birincisi; Gazze'ye yönelik savaşın tümüyle durması. İkincisi; işgalcinin tüm bölgelerden geri çekilmesi. Üçüncüsü; yerinden edilmiş halkın geri dönmesi. Dördüncüsü; Gazze Şeridi üzerindeki ablukanın son bulması. Beşincisi ise adil bir esir takasının yapılması."

Hamas'ın 5 başlık doğrultusunda arabulucu ülkelerden aldıkları öneriyi kabul ettiğini ancak İsrail'in söz konusu öneriye Refah Sınır Kapısı'nı işgal etme ve Refah'a karadan saldırıyla yanıt verdiğini söyleyen Hamdan, İsrail'in birden çok sebepten ötürü savaşı uzatmaya istekli olduğunu kaydetti. Hamdan, savaşın uzatılmasının sebebinin ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yolsuzluk suçlamalarıyla hapse girme ihtimali olduğunu vurguladı.

Hamdan ayrıca İsrail askeri kurmaylarının da savaşı uzatarak Aksa Tufanı'nda zedelenen imajını düzeltmeye çalıştığını, Gazze'deki savaşı uzatma sebeplerinden birinin de Aksa Tufanı'yla birlikte ABD'nin bölgesel planlarının ciddi anlamda etkilenmesiyle ilişkili olduğunu dile getirdi.

"Devletsiz bir medeniyetten bahsedilemez"

Prof. Dr. Özel ise İslam alemi olarak 300 yıldır bilim, kültür ve fen alanında durgunluk yaşandığını belirterek, "Bu durgunluk İslam aleminin birçok sorunla yüzleşmesine yol açmıştır. Bu sorunları aşmanın yolu ise farklı alanlara odaklanmamız, kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Bunların başında da kültür gelmektedir." dedi.

İsraillilerin önce üniversite ve akabinde devletlerini kurduğuna işaret eden Özel, kültürel ve bilimsel gelişimin Müslüman coğrafyasının geleceğine önemli katkılar sunacağının altını çizdi.

Cezayirli düşünür ve siyasetçi Dr. Makri de medeniyet sayesinde fikirlerin zamansal ve mekansal çerçeve kazandığını söyledi.

"Devletsiz bir medeniyetten bahsedilemez." ifadesini kullanan Makri, İslam coğrafyasının medeniyetin maddi ve manevi üreticisi olması gerektiğini vurguladı.

Makri, İslam medeniyetinin 15. yüzyılda yıkıldığını ve ardından da devletlerin zayıfladığını belirterek, "Önce medeniyet yıkılır, sonra devlet yıkılır." dedi.

Program Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Açılış oturumuna video konferansla katılan Hamas'ın Yurt Dışı Sorumlusu Halid Meşal Filistin'e destek için toplanan farklı milletlerden herkese teşekkür etti.

İsrail ordusunun aylardır bombaladığı Gazze'de hala kayıplar vermeye devam ettiğini belirten Meşal, İsrail ordusunun birkaç gün önce Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı'nda sivil katliamları yaptığını ve sonuncusunun da az önce gerçekleştiğini söyledi.

Müslüman halkların İsrail'in Gazze'ye saldırılarını sürdüğü bu dönemde Filistin halkına desteklerini esirgemediğini vurgulayan Meşal, ABD'nin yanı sıra Avrupa ve dünyanın diğer bölgelerindeki üniversitelerde Filistin ve Gazze'yle dayanışma için gösteriler düzenleyen öğrencilere teşekkür etti.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze'de Filistin halkını açlık kriziyle öldürmeye devam ettiğini söyleyen Meşal, İsrail'in aynı zamanda Batı Şeria ve Kudüs'te de Filistin halkına karşı ihlallerini sürdürdüğünü kaydetti.

İsrail'in Filistin topraklarının ötesinde Lübnan'a da saldırılarını sürdürdüğüne işaret eden Meşal, "Gazze halkı, işgalci Siyonistlere ve onlara destek çıkan ABD'ye karşı dik durmaya devam ediyor" dedi.

Meşal, Gazze'deki Filistin halkına karşı soykırım suçlarının dünyadaki insanların kalitesini ortaya koyduğunu vurgulayarak, Gazze'deki gelişmelerin aynı zamanda Müslümanlara bilinç aşıladığını da kaydetti.

İsrail'in Gazze'de sonuç elde edemediği için "gerçek anlamda yenildiğini" belirten Meşal, "Bugün işgalciye gerçek bir yenilgi yaşatma fırsatı yakaladık" diye konuştu.

Dünyada bir değişimin eşiğinde olma fırsatı yakaladıklarını belirten Meşal, Gazze'deki direniş gruplarının İsrail'e karşı mücadelelerini sürdürmeye kararlı olduklarını ifade etti.

Müslümanların da 7 Ekim'den beri devam eden Aksa Tufanı'nda Gazze'ye odaklandıklarını ve bu şekilde devam etmeleri gerektiğini aktaran Meşal, Arap ve İslam ülkelerindeki Müslümanlara meydanlarda Filistin'e destek için büyük gösteriler düzenleme çağrısında bulundu.

Meşal, özgür basın organlarının da işgal altındaki Filistin topraklarında yaşanan gelişmeleri olduğu gibi aktarması gerektiğini dile getirerek, tüm ülkelere İsrail aleyhinde dava açan Güney Afrika'ya katılmaları çağrısı yaptı.

Müslümanların Gazze'deki savaşı durdurması için İsrail'e karşı direnişi doğrudan desteklemesi talebinde bulunan Meşal, Selahaddin Eyyubi döneminde olduğu gibi bugün de Mescid-i Aksa'nın özgürlüğü için tüm Müslüman halkların "cihat sorumluluğu alması" gerektiğini ifade etti.

İsrail ve ABD gibi destekçilerine karşı siyasi bir cephe açılması gerektiğini savunan Meşal, "8 aydır devam eden katliam suçlarının durdurulmaması insanlık için utanç kaynağıdır" ifadesini kullandı.

Meşal, Arap ve Müslüman ülkelerin İsrail'e karşı birlik içinde tutum sergilemesi gerektiğini ifade ederek, Gazze'deki zulmün son bulmasının hem Arap hem de Müslüman ülkelerin çıkarına olduğunu kaydetti.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş