İzmir’in Buca ilçesindeki Belenbaşı Köyü’nde bulunan Belenbaşı İlkokulu’nun binasının yıkılıp tekrar yapılmasının ardından isminin “Şehit Esat Oktay Yıldıran İlkokulu” olarak değiştirildi.
Buca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından okula “ŞEHİT ESAT OKTAY YILDIRAN” isminin verilmesi bir törenle kutlandı.
Törene Esat Oktay Yıldıran’ın ailesi, Buca Kaymakamı Mahmut Nedim Tunçer, Konak Kaymakamı Gökhan Görgülüarslan, Buca İlçe Mili Eğitim Müdürü Hüseyin Güneş, ilçe protokolü, köy halkı, öğretmen ve öğrenciler katıldı.
Okulun isim değişikliği töreninde Esat Oktay Yıldıran için lokma da dökülüp ikram edildi.
2022 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasıyla, 12 Eylül sonrası yaşanan işkenceler nedeniyle müzeye çevrilen Diyarbakır Cezaevi’ndeki işkence iddialarının merkezinde olan güvenlik amiri Yıldıran’ın isminin bir ilkokula verilmesine sosyal medyadan tepkiler geliyor.
***
Esat Oktay Yıldıran kimdir?
TRT Haber’in geçen yıl yaptığı Diyarbakır Cezaevi haberinde işkence iddiaları ve Diyarbakır Cezaevi’nde İç Güvenlik Komutanı olarak görev yapan Binbaşı Esat Oktay Yıldıran ile ilgili şunlar yazılmıştı:
“12 Eylül’ün karanlık günlerinin en bilinen yerlerinden biri Diyarbakır 5 No’lu Askeri Cezaeviydi. İnşasına 1972 yılında başlanan cezaevi 12 Eylül darbesinden iki ay önce tamamlanmış ve kamuoyuna ‘modern’ olarak lanse edilmişti. Ancak darbenin ardından, zaman içerisinde böyle olmadığı ortaya çıkacaktı.
Binbaşı Esat Oktay Yıldıran yönetimindeki Diyarbakır Cezaevi dünyanın en kötü on cezaevinden biri olarak listelendi.
Cezaevi yönetimi bilinen işkence yöntemlerinin tamamını uygulamakla yetinmediler mahkumları lağım sularının içine soktular, dışkı yedirdiler, kaba dayaklarla genç yaşlı demeden kemiklerini kırdılar.
İşkence, kötü muamele ve ağır şartlar nedeniyle 1981 ve 1984 yılları arasında 34 kişi yaşamını yitirdi.
25 kişi atılan ağır dayakla öldü, 9 mahkum intihar etti.
Onlarca kişi sakat kaldı, yaşadıkları ağır travmalar sonucu akıl sağlığını yitirenler oldu.
Kişiyi suç işlemekten caydırmak, topluma kazandırmak, ıslah etmek üzere kurgulanmış yapı, terör örgütlerinin insan devşirdiği alana dönüştü.
Zulüm sadece 5 No’lunun koğuşları, hücreleri ile sınırlı değildi.
Yakınlarını görmek için gelen ziyaretçiler hakarete uğradılar, tartaklandılar, aşağılandılar.
Diyarbakır 5 No’lu Askeri Cezaevi’nde yaşananlar ülkenin karanlık geçmişinin en büyük lekelerinden biri haline geldi.
Hakkında filmler yapıldı, belgeseller çekildi, kitaplar yazıldı.
Kırk iki yıl sonra Türkiye darbeci zihniyetin bir utancından daha kurtuluyor.
Hatırlamak ve bir daha yaşamamak için…”
Yıldıran, Diyarbakır Cezaevi’ndeki görevinin ardından İstanbul’a atanmış, 22 Ekim 1988’de bindiği bir halk otobüsünde uğradığı saldırı sonucunda ölmüştü.
Edirnekapı Şehitliği’ne defnedilen Yıldıran’a suikastın ardından Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği’nden “Çok kıymetli bir subay olarak isim yapmıştır ve daima da böyle anılacaktır” açıklaması yapılmıştı.
25.12.2023 / serbestiyet.com
Hayır ve Şer|Mukaddes Özkan
21.06.2026
İlkel “komünal” toplum|Vahdettin İnce
21.06.2026
Sait Çamlıca ile Derkenar
14.06.2026
Amerika Kaybetti / Mehmet Taşdöğen
26.06.2026
bırak da olsun be dost! MUSTAFA AKMEŞE 10.07.2026
TEBDİL-İ MEKÂNDA FERAHLIK VARDIR! AYTEN DURMUŞ 10.07.2026
AMERİKA, NATO VE TÜRKİYE YUSUF YAVUZYILMAZ 11.07.2026
Dindarların Çelişkileri YUSUF YAVUZYILMAZ 13.06.2026
İnsan, Ahlak ve Siyaset YUSUF YAVUZYILMAZ 21.06.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 7 ÜSTÜN BOL 19.06.2026
Bireyselleştikçe Tükenen Vefa AHMET GÜRBÜZ 15.06.2026