metrika yandex

Haberler / Yazı Dizisi

İmtihan Üzerine Güzelleme-12/Abdulaziz Tantik

12.06.2022

Güzelleme-12

İmtihan Üzerine Güzelleme

İmtihan Dünyası…

Abdulaziz Tantik

Yaşadığımız dünya bir imtihan dünyasıdır… Bu ne anlama geliyor? Kim bizi imtihana tabi tutuyor? Sonucu nerede öğreneceğiz? İşte bu sorular bize işin mahiyetini de öğreten sorulardır…

Bu dünya bir imtihan dünyası ise bunun sonucunu başka bir dünyada göreceğiz demektir. Yani ‘Ahiret’ diye tanımlanan gerçeği bizzat öğrenmiş oluruz.

Allah yaratıcı vasfı ile bizi imtihana tabi tutandır ve onun cezalandırılması adil olacaktır. Bu yüzden hiçkimse sonuçtan şikayet edemeyecektir.

Böylece biz imtihan dünyasından sonuç dünyasına, Yaratıcı, Rabb ve Adalet kavramlarına ulaşmış bulunuyoruz…

İnsanlar değerlendirme yaparken genel itibarıyla bu ‘imtihan’ gerçeğinin farkına varamadıkları için karşılaştıkları şeyler yüzünden bazen haddi aşarak Rabblerini suçlamaya kadar vardırabiliyorlar. Bu bir sorun olarak orada duruyor… Bizi imtihana tabi tutanın varlığı ve bunun Rabb oluşu üzerine genelde insanlar pek düşünmezler…

Rabbin varlığı hangi anlama geliyor üzerine kafa yormazlar…

Halbuki Rabb olan Allah terbiye, rızk, akibet ve hükm sahibi olarak insanı çepeçevre kuşatmıştır.

İnsanın Allah’a rağmen varlık sahasında kalabilmesi ve o alanın dışına çıkması muhaldir…

O zaman insan niye bunları düşünmek yerine karşı karşıya kaldığı olay, olgu ve durum üzerinden bir okuma yaparak yalan, yanlış algılar oluşturuyor?

Çünkü insan acelecidir… Bu aceleciliği de acziyetinin farkına varmasına imkan tanımıyor.

Zalim ve cahil oluşu ise çoğu kez onu doğrudan uzaklaştırıyor ve hakikat arayışından yoksun bırakıyor… Kendi konumunu doğru bir perspektifle okuyamıyor; çünkü o kendi sahip olduğu bilgilerin sağlamasını yapacak güce sahip değildir. Aklı ve sahip olduğu duyguları öne çıkararak bilgiye ulaşma çabası onu kendi konumu üzerine yanlış bir yola sürüklüyor. Salt akıl ve duygu ile hakikat arayışına çıkmak yeterli değildir. Doğruya ve hakikate ancak Rabbin terbiye edici özelliği kavranarak yol bulunabilir. Bunun için de ilahi bir lütuf olan vahyin gönderildiği Elçi’ye ve Kitab’a bağlanarak hakikate ulaşılabilir…

Çünkü insan yaşamın tümünden hesaba çekilecektir. Sufilerin deyimi ile aldığımız ve verdiğimiz her nefesten hesaba çekileceğiz… O zaman yanlış yapmamak ve zulüm üzere olmamak için daha çok gayret ve çaba göstermeliyiz… Cehalet ise insanın kendini bir şey sanmasıdır. Yani kendi kendine yeterli sanmasıdır. Herşeyi yapabileceğine inanmasıdır. Bu insanın en büyük cehaletidir. Halbuki kendisine cinsiyet verilirken kimse ona sormadı, rengi, ırkı ve dili tercih edilirken de kimse ona sormadı… Ama halen herşeye güç yetireceğini düşünmesi cehaletinin koyuluğuyla alakalı olmalı…

Cehalet gözü kör eder ve cesur kılar…

Görme özürlü kişinin cesareti ise kendisine zarardan başka bir şeye yaramaz! Ama insanoğlu bunu bile anlamakta aciz kalır… Acziyetini bu kadar derinden yaşayan insanın kendini ihtiyaçsız hissetmesi kadar zalimce ve cahilce bir tutum olabilir mi? Hayır! İşte insan ancak bu zalim ve cahil yapısından uzaklaşarak imtihanın ne olduğunu kavrayabilir…

İmtihan olmak bir ayrıcalıktır…

İnsan Rabbin cömertliği sayesinde yaratılmış ve varlık sahasına çıkmıştır. Ona biçim ve ruh verilmiştir. İstikamet ve bilgi sunulmuştur. İşte insan bu lütfa şükürle karşılık verdiği zaman imtihanı kolaylaşacaktır. Çünkü yardımın devamı için teşekkür ve dua olmazsa olmaz şartlardandır. İnsan dua ile Rabbine istekte bulunur. Bu istekler karşılandığı için de şükür haline geçmelidir. İnsan muhakkak isteğine kavuşacaktır. Bu isteğin iki boyutu vardır: Fiili ve kavli…

Rabbin büyüklüğünü kavrayan kişi kendisine biçilen konumu doğru anlamlandırabilir. Böylece müstağnilik yerine tevazuyu bir yaşam tarzı olarak içselleştirir. Rabbinden gelen herşeyin lütuf ve buna yönelik cevabın da bir dua hali olması kaçınılmazdır. Her dua aynı zamanda bir istekte bulunmak olacağı için Rabbin büyüklüğünü kavramakla sonuçlanır ve böylece insan kendi konumunu gerçek zeminine taşımış olur.

Her imtihan adaletle neticelenecektir. Çünkü Allah adildir…

Adaleti sayesinde insan karşı karşıya kaldığı duruma itiraz edemeyecektir. Çünkü o gün saklanacak ve saklayacak herhangi bir şey olamaz. İnsanın bütün uzuvları kendisini ihbar edecek ve böylece adalet tecelli ederken insanın itirazı da kalmayacaktır. Yani adalete hem insan hem de Rabb olan Allah tanıklık edecektir. Tıpkı Allah’ın kendi ilahlığının tekliğine yaptığı tanıklığa bütün varlığı tanık kılması gibi…

Şimdi bütün bunlardan sonra imtihan dünyası olan bu dünyanın ne üzerine ikame edildiği meselesi var ki temel sorun da bu… Tabii ki adalet üzere olan bu dünya imtihanın başarılı bir şekilde verilebilmesinin de teminatı olacaktır. Adalet, kişinin yaptığı tercihlerin sonuçları ile yüzleşmesidir… İşte bu yüzleşme ile kişinin adalet üzere olup olmadığı bizzat kendisi tarafından tanımlanacaktır. Böylece hiçbirşey gizli saklı kalmayacak, hiçbir itiraza mahal olmayacaktır.

İmtihan dünyası aynı zamanda bu imtihanın sonucunda bir mükafatın varlığını da deşifre eder. İnsanın ve varlığın yaratılmış olması başlıbaşına bir mükafattır. Bu mükafatı taçlandıran ise imtihan olgusudur. İnsan kendi emeğinin karşılığını kazanacak ve mutlu olacaktır.

Ama bunu algılayabilmesi için Rabb olan Allah’ın yaratmayı sevgi ile başlattığını bilmek ve bütün varlığın Rahman sıfatı gereği yaşamını kolaylıkla sürdürdüğünü kavramak elzemdir. İşte bu sevgidir ki insana kainatı müsahhar kılmıştır. Ve yine bu sevgidir ki insana imtihanı kolaylaştırmış, ona vahiy ve peygamber göndererek hakikatin bilgisini sunmuştur.

Gönderilen bilgiye tabi olduğunda ve örnek olarak peygamberi seçtiğinde istikamet üzere olması kolaylaşacak ve mükafata çok yakın olacaktır. İşte bu insan ölümden korkmaz…

Çünkü o, mükafatın kokusunu duyacak ve ölüm kendisine çok sevimli olacaktır.

Ölüm korkusunu aşan kişi tam özgür olacak; yani dünyevi bütün bağlardan kurtulmayı zaruri sayacak ve kendini azad edecektir.

Ne mutlu o insana ki imtihan dünyasında olduğunu unutmaz ve şükür üzere bir yaşamı tercih ederek sevgi ile yaratıldığını algıladığı için sevgiyi bir yaşam biçimine taşır...

Adaletten sapmadan istikametini sağlamlaştırır...

Kulluğunu bu sevgi üzerine inşa eder…

İmtihan bu insan için hamd ve şükür sebebidir…

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş