İnsanın ve insanlığın geleceğine olumlu etki edecek sağlıklı ailelerin kurulmasında olası problemleri en aza indirerek veya sorunların oluşmasını daha baştan önleyip yeni ailelerin kurulmasını hedeflemek üzerinde hemfikir olunan bir konu olmalıdır.
Evlenmede alt yaş sınırının bulunması da aile yapısının sağlıklı olmasında etkilidir.
İlk evlenme yaşını aileler, bireyler kendi örf, adet, kültüre göre, çoğunlukla da ve ilgili mevzuatla uyumlu bir şekilde belirlemektedirler. Farklı toplum ve çevrelere göre ilk evlenme yaşı değişse de kız ya da erkeğin ergenlik çağına gelmesinden sonraki dönemlerde gençlerin evlendirildiği veya evlenmesine izin verildiği genel bir uygulamadır.
Bireysel farklılıklar, sosyal, kültürel ve çevre faktörleri evlilik yaşının belirlenmesinde etkili olmaktadır. Evlenme yaşının alt sınırını belirleyen mevzuatın, evlenme yaşına alt sınır getirmiş olması değer taşımaktadır.
Genelde toplumlar örfi ve hukuki kuralları gereğince çocukluktan çıkışın başladığı on beş yaş ile 18 yaş aralığında evlilik alt sınır yaşını belirlemektedirler. Gençlerin on sekiz yaşını doldurmaları ile birlikte ise evlenmelerine yaş engelinin kalmadığı hususu genel kabul görmektedir (Demir; 2022).
Yeni Türk Medeni Kanunda (01 Ocak 2002) evlilik yaşı kadın ve erkekler için on yedi yaşını doldurmuş olma şartı getirmiştir. Ancak hâkim bu kanuna göre yasal temsilcinin görüşünü alarak bu yaşı bir yıl geriye yani on altı yaşını doldurmuş olmaya çekebilmektedir (Akıntürk;2016).
Evlenme yaşı bir sorun olarak gündeme geldiğinde zihinlerde oluşanve tartışılan konu ‘’evlenmede alt sınır’’ yaşıdır.
Evlilik evlenen kişilere yüklediği sorumluluğun yanında çok yönlü bir süreçtir.
İnsanların evlenip çoğalması ile insanlığın varlığı devam edecektir. Aile ortamında doğup büyüyen çocukların her yönden daha sağlıklı büyümeleri beklenir. Dolayısıyla evlenecek kişiler ile ilgili değerlendirme yaparken sadece yaşlarını dikkate almak yeterli olmayacaktır. Yaş ölçütünün yanında olgunluk, eğitim, sağlık ve ayırt etme, karar verme ve gerektiğinde sabır gösterip, kontrollü davranışlar sergileyebilme konusu da dikkate alınmalıdır.
Evlenme öncelikle evlenen kişileri ilgilendireceğinden, evlilik öncesindeki kişilerin sağlık, eğitim ve sosyal gelişimleri ile temel ekonomik, mesleki yeterliliğe sahip olmaları ile birlikte onların ayırt etme gücü, sorun çözme becerileri, karar verme, gerektiğinde sabır gösterip aklı selim davranabilme özelliklerine de sahip olmaları önem taşımaktadır.
Kanunların genel çerçeveyi belirlediği, olası problemleri ortadan kaldırmayı amaçladığı değerlendirildiğinde, evlilik gibi kişileri ve toplumu doğrudan etkileyen sosyal yapının yani ailenin kurulması aşamasında bireysel, kültürel, sosyal farklılıklar ile ihtiyaçlar çok yönlü dikkate alındığında evlilikte alt yaş sınırının belirlenmesi normal kabul edilmelidir (Akıntürk;2016).
Bireysel gelişim farklılıkları, sosyal, kültürel ihtiyaçlar değerlendirilerek evlenmede alt sınır yaş mevzuata girmiştir (Akıntürk; 2016).
Gençlerin eğitim sürecine katılımları, meslek sahibi olma talepleri, ekonomik bağımsızlık istekleri onların evlenme yaşını doğal olarak ötelemektedir.
Evlilik yaşının biyolojik, psikolojik, ekonomik, sağlık, eğitim ve sosyal yönü bulunmaktadır.
Öyleyse, hangi yaş aralığında gerçekleşen evliliklere normal veya erken diyeceğiz?
Mevzuata uygun gerçekleşmiş evliliklere erken diyebilir miyiz? Ya da mevzuattaki alt yaş sınırı bütün gençler için geçerli midir?
Bu arada ahlaki anlayışa ve hukuki kurallara uygun olan bireysel veya ailevi evlenme, evlendirme tercihlerine saygı duymamız gerekmez mi?
Ancak insanların iyiliğine yönelik sosyal, ekonomik ve kültürel destek çalışmalarının bu konuda da kişilerin yararına işlerlik kazandırılması önem taşımaktadır.
Genç evlilerin kendi ailelerinden, yakın çevrelerinden gerektiğinde gönüllülerden hatta kurumsal destek sunumlarından faydalanmaları önemsenmeli ve onlara bu konuda yol gösterilmelidir.
Öte yandan özellikle kız çocuklarının evlilik yaşının değerlendirilmesinde örfün ve mevzuatın yanında onların eğitimleri, gelişimleri ve sorun çözme becerilerinin yeterliliği de göz önüne alınmalıdır.
Aileler ve yetişkinler gençlere evlilik öncesinde ve sonrasında rehberlik edebilmek için sorumluluk almaya gönüllü olmalılar ve fedakarlıklarını onlardan esirgememelidirler.
KAYNAKLAR:
Biz, hayatı değersiz olanlar|Berat Özipek
08.03.2026
Fahrettin Altun büyükelçi olarak atandı
07.03.2026
İran ve Biz YUSUF YAVUZYILMAZ 08.03.2026
RAMAZAN, İRAN’A SALDIRILAR ve 8 MART AYTEN DURMUŞ 08.03.2026
Surelerin Mesajları: ÂLÂ SURESİ - 8 OSMAN KAYAER 09.03.2026
ramazan ay’ı - 3 RESUL UZAR 08.03.2026
evlada mektup MUSTAFA AKMEŞE 12.02.2026
İRAN VE BÖLGESEL TAHLİL SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 22.02.2026