metrika yandex

Haberler / Sivil Toplum

BİR DOST'TAN RAZI OLMAK / Yüksel Oğuz

06.11.2020

Aranızda Nurullah Abimle tanışıklığı en eski olanlardan biri olarak, Nurullah Abinin çok az bulunan iyi bir insan, iyi müslüman ve iyi bir aile reisi olduğunun yakın şahidiyim.

Duygu ve düşüncelerimi yazıya dökmede çok iyi olmamama rağmen, ben de Nurullah Abimle ilgili bir şeyler yazmak istedim.

Nurullah Abimle, üniversiteye başladığım 1989 yılında okulun ilk günü ve ilk dersinde, derse giren Hoca'nın; "aranızda İmam Hatip çıkışlı olanlar var mı?" diye sorması ve en arka sıradan iri yapılı, ciddi görünümlü, yaşça bizden büyük görünen birisi ve en ön sırada ise Bendim.. Elimizi kaldırmamızla başlayan tanışıklığımız, kesintisiz 31 yıl sürdü.

Açıkçası dersten önce gördüğüm, elinde tütün tabakası, sigara saran bu ciddi görünümlü, sonradan aftan döndüğünü ögrendiğim yaşça benden büyük birisi ile arkadaşdan öte dost olacağımı ve bu kişinin hayatımı, dünyaya bakışımı değiştirecek biri olacağını bilemezdim.

Nurullah abimi tanıyan sizlerin de yakinen bildiği üzere, güler yüzlü bir çehreye ve samimi bir nezakete sahipti. Fakat bu güler yüzü ve nezaketi sadece inanlara karşı sergilerdi. İslam düşmanlarına karşı oldukça sert idi; Hatırlağım kadarı ile 1990'lı yıllar başörtülü kardeşlerimizin üniversitelerde en sıkıntı yaşadıkları yıllardı. 

Dil Tarih Fakültesi de, bu yasakların en sıkı uygulandığı üniversitelerden biriydi. Dil Tarihte sanırım sosyoloji bölümünde öğretim görevlisi olan aynı zamanda KİP için mankenlik yapan iyi giyimli uzun boylu bir hocayı bana göstererek, "Yüksel şunu görüyor musun; bu başörtülü kardeşlerin baş belası dedi, sen şimdi şurayı kolla ben gidip şunu bir sıkıştırayım dedi, abi dedim sıkıntı olmasın, yok dedi sen bekle". O zamana kadar Nurullah Abide görmediğim bir sertlikle adamı duvara yapıştırdı ve hocanın kulağına bir şeyler fısıldadı ve bıraktı. Abi ne söyledin adama diye sorduğumda boş ver bir daha başörtülülere ilişmeyecek dedi. O günden sonra bu adam Nurullah Abiyi ne zaman görse hep yolunu değiştirdi.

Nurullah Abim Islami konularda göstermiş olduğu taviz vermez duruşunu fazlasıyla aile fertlerine de aktarmasını başaran nadir insanlardandır. Bu konuda da kendisi gıpta edilmesi gereken bir müslümandır.

Nurullah Abim henüz tanışmamızın üzerinden 6 ay geçmemişken ve üniversite 1. sınıfta öğrenci olmama rağmen beni evlenmem gerektiğine ikna eden, kendisini örnek göstererek cesaretlendiren ve evlenmemde büyük payı olan gerçek bir dostur.

Şimdi düşünüyorum da,  eğer Nurullah abimle tanışmasaydım, istanbul'dan Ankara’ya yeni gelmiş ve o dönem Dil Tarih gibi marjinal sol ve laik kesimin ağırlıkta olduğu bir üniversitede, imam hatipli olmama rağmen büyük kaymalar yaşayabilirdim. Bu anlamda Nurullah abim benim islami çevreden kopmamama ve sizler gibi çok kıymetli dostar kazanmama vesile olmuştur.

Hayatının her aşamasısında, giyimi, evi ve konuşmaları ile karşısındakine psikolojik üstünlük kuracak emarelerden ve ifadelerden hep kaçındı. Günümüzde bu haslet de müslümanların kaybettiği fakat Nurullah abimin ve aile fertlerinin hayatı boyunca özenle kaçındığı bir hastalıktı. Örnek alınması gereken başka bir özelliği de buydu Nurullah abimin.

“Kişi yaşadığı hal üzere ölür ve öldüğü hal üzere haşr olur”. Nurullah Abi Allah için yaşadı ve o hal üzere güzel bir ölümle bu dünyayı terk etti. O, Rabbine meyilli bir dünya hayatı yaşadı, hayatı boyunca meyilli olduğu yaratıcısına kavuştu ve bu dünyadan bir iz bırakarak ayrıldı.

Ben Nurullah Abimden Razı idim, Allah da ondan razı olsun, mekanı cennet olsun. Rabbim hepimizi cennetinde buluştursun İnşAllah.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş