metrika yandex
  • $32.53
  • 34.82
  • GA17260

Haberler / Derkenar

Ahmet Hakan Çakıcı ile Derkenar.. Ahmet Hakan Çakıcı'ya soruldu ve dedi ki:

19.05.2024

Ahmet Hakan Çakıcı ile Derkenar..

Ahmet Hakan Çakıcı'ya soruldu ve dedi ki:

1- ) “Ölüm dediğin…” diye başladığınız cümleyi nasıl tamamlarsınız?

        Sükûnet diye devam ederdim sanırım.

2- )   Hayatınızda olmazsa olmaz dediğiniz üç şey…

        Sağlık, Muhabbet, Çocuklar ve Güler Yüz. Dört oldu ama idare edersiniz diye ümit ediyorum.

3- )   Bir koku var sizi çocukluğunuza götüren, o koku nedir?

        Yağmur sonrası ot kokusunu, sobadan yayılan dumanın kokusunu ve yosuna karışmış deniz kokusunu işitince çocukluğumda bir yerlere gidip geliyorum.

4- )  Şimdiki mesleğinizi yapmasaydınız ne yapmak isterdiniz?

        Tarih, arkeoloji, ahşap oymacılığı gördükçe içimin gittiği hizmet biçimleridir.

5- )   O kitabın/öykünün kahramanı neden sizi çok etkiledi?

         Merhum Yavuz Bahadıroğlu’nun Turgut Alp’i çocukluk dönemimde elimde olan birkaç kitaptan en sürükleyici olanıydı. Boş kaldıkça başa dönmemin sanırım ana nedeni odur. Ama Turgut Alp cesur, kahraman, esprili, zeki, ahlaklı, ilkeli biri olarak delikanlılık çağına girmekte olan biri için oldukça iyi bir kahramandı da. Çocuklarıma da tavsiye etmiştim.

6- ) Özlemek deyince aklınıza ilk gelen?

       Kızım.

7- ) Hayatınızda “bu benim kırılma noktam” diyebileceğiniz bir anınız.

      Beni derinden etkileyen, yön veren –“Kırılma” kelimesinin uygun olduğundan emin değilim- iki sürecin tespitini yapabiliyorum. Birincisi üniversite hayatım, diğeri de Alanya’ya gelişim. Yanlış oldu sanırım “Bursa’yı terk ediş sürecim” ifadesi daha doğru galiba.

8-) Mevsimlerden hangisi?

     Her mevsim, diğerini özlüyorum :))

9- ) Tarihte bir olaya şahitlik etme imkânınız olsa hangi olayı seçerdiniz?

        Birini diğerine tercih edemiyorum.

10- ) Cevabını çok merak ettiğiniz bir soru…

         Buna bir cevabım yok, affedersiniz.

11- ) Kederlendiğinizde yaptığınız şey?

        Önce olduğum yerde içimden kura kura, söylene söylene volta atmaya başlıyorum. Sonra uyku şifa (kaçış) olabiliyor. Olmamışsa “estağfurullah” zikri işe yarıyor demişlerdi. Ona sarılıyorum.

12- ) Hayatta rafa kaldırdıklarınız     

         Bir şeyi rafa kaldırmaya kolay kolay cesaret edemiyorum. Hiç tercih etmeyeceğim bir hırkayı 24 senedir giyiyorum. ‘Genelde’ rafa kalkmışsa onlar beni terk etmiş oluyor.

13- ) Ruhunuzda iz bırakan biri?

Bazıları olumsuz bazıları olumlu izler bıraktılar. Olumsuzları dile getirmeye gönlüm elvermiyor. Zira bana çok şey öğretmiş, çok şey katmışlardır. İnsanı olumsuz örnekler pişiriyor kanaatindeyim. Bu anlamda onlara hem kırgınım, hem müteşekkirim.

Olumlulardan gençliğimde ayrılmaz ikizim Yaşar Bilici, abiliği ile elimden tutan merhum Ömer Çakıcı, ufkumu açan Atasoy Müftüoğlu, Kadim İslam Geleneği ile barıştıran Celaledin-i Rumi, neyi yitirdiğimizi hatırlatan Şemseddin Yeşil Efendi ve kıymetlilere karşı gözümü açan Safiyüddin Erhan Bey, farkında olmasam da ruhumun her kıvrımında olumlu olumsuz çizikleri olan babam, annem, kardeşlerim ve çocuklarımın annesi. Daha bir sürü abim ve kardeşim var adları anılmaya değen. Bu isimleri sayarken sayamadıklarıma karşı bir mahcubiyet hissediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar. Aziz Allah yerlerini Cennet eylesin.

14- ) En sevmediğiniz özelliğiniz?

         40 yıldır pişirip pişirip yumuşatamadığım yani tedavi edemediğim Karadenizliliğim. :)) Ani çıkışlarım, öfkelerim, birden zirveye çıkabilen ses tonum.

15-) Ruhunuz nereli?     

Azcık Trabzon, Bilecik, Üsküdar ve Alanyalıyım. Çoğunlukla Bursalı.

Eski Konya’yı, Eski Kütahya’yı, Eski Balıkesir’i, Eski Afyon’u, Hatay’ı gezerken de “biraz da buralıyım” hissine kapılmıştım. Galiba tarihi camilerin, kabirlerin, medreselerin, binaların, ahşap evlerin olduğu ya da ayetlerin taşa kazındığı her yeri kendi yurdum gibi görmeye zaafım var.    

16 - ) Gözünüzü kapattığınızda duyduğunuz/duymak istediğiniz o ses?

         Sanırım hemen herkes gibi denizin sesi, ormanda sallanan ağaçların uğultusu, seherde öten kuşlar beni de büyüler. Güzel sesli birinin okuduğu ezan veya Kur’an. Kısık sesli yanık bir türkü de olabilir.

17- ) Geçerken gördükleriniz…

İyilik ne güzel bir şey. İyi insanlar, dertli insanlar, izzetli, şerefli insanlar…
Yaradan’ın mucizeleri. Canlı, capcanlı vahiyler. Hayatı yaşanmaya değer eden onlar.

18- ) Bir notunuz var mı?

         Bu soruya “Ciddiyet de güzeldir, muhabbet gibi”, desem uygun bir cevap olur mu bilmem.

19- ) Yaşamın boyunca seni en çok etkileyen kitap/film/oyun nedir? Neden?    

         Mesneviyi, Yunus’u ve Geylani’nin Fütühu’l Gaybı’nı elime aldığımda haklarında işittiklerimle, önümde okuduklarım arasındaki derin fark karşısında hayrete düşmüş ve nasıl bir tezgâha getirildiğimize dair kendimce bir tanımlama yapmıştım. Bu benim, coğrafyaya, devlete, tarihe ve çevreye bakışımı büyük oranda etkiledi.

         Bu nedenle sözümü dinleme lütfunda bulunanlara, mevcut ortamda şöhret edilmiş, ismi duyurulmuş, övülen her kişiden şüphe etme; yerilen her kişiyi bir daha değerlendirme nasihatini veriyorum.

20- ) İleride bir gün anlatmak isteyebileceğiniz bir hikâyeniz var mı?

        Kendime ait öyle kıymetli bir hikâyem yok sanırım.    

21- ) Sizin için yaşamda önemli olan şeyler nelerdir?

         Salih niyet çok önemli bir şey. Herkes salih işler yapmaya güç yetiremeyebilir. Bu çok anlaşılır bir şey. Lakin herkes, niyetini korumak ve kollamakla mükellef olmalıdır kanaatindeyim.

22-) Kendinize ve başkalarına karşı nasıl bir tutum takınırsınız?

        Bunu ben değil de dışardan beni gözleyen biri cevaplamalı sanırım. Zira insan, hem cahil hem de zalimdir. Özellikle kendisine karşı adil biri hiç değildir, gibime geliyor. Dolayısı ile doğru bir değerlendirme yapabileceğim kanaatinde değilim.

23- ) Hayatınızda en çok neye/kime minnettar hissediyorsunuz?

         Kitab-ı Kerim’de “Anne Babanıza şükredin” diye emrediliyor. Bugüne kadar edindiğimiz tecrübe ve hikmet bu ayetin, “ilmel yakin” olduğu kadar “Aynel yakin” de doğruluğunu bize hissettirdi.

24- ) Bugüne kadar en büyük hayal kırıklığınız nedir?

         İnsan “ümidinin” kuludur, derler. Kudret de onu ümidinin eline TERK edermiş. Ya da şöyle ifade edelim: insan, başka birine ya da şeye ümidini bağlamışsa, Aziz Kudret, o ipi koparıp kulunun eline veriyor. Eğer bu cihetten bakarsak en büyük hayal kırıklığımın, hala “başka şey ve kimselere” ümit bağlayabilen kendime karşı olduğunu söylesem ukalalık mı yapmış olurum? Çoktan öğrenmiş olmalıydım zira kendi ümitlerim BOŞ çıkarken Kudret’in gönderdiklerinden neler çıktı, neler…    

25- ) İlişkilerde sizin için önemli olan nedir?

       İnsan kendinde olanı arayıp buluyor. Dolayısı ile “Benim için neyin önemli olduğu” değil de “Benim ne olduğum” sorusu bu sorunun gerçek cevabına işaret ediyor sanırım. Malumunuz kaba bir söz var “Hacı Hacıyı Mekke’de, Derviş Dervişi Tekke”de buluyor. Yani beşer karşıdakinde KENDİNİ arıyor.

26- ) En sevdiğiniz ve aynı zamanda en çok zorlandığınız öğrenme deneyimleri nelerdir?

        Dil öğrenme ve ezber becerimin çok zayıf olduğunu daha okul sıralarında fark etmiştim. Keşke bu becerim daha yüksek olsaydı, dediğim çok olmuştur. Bir de müzik kulağım hiç yok

27- ) Hayatınızda mutlu olmanızı sağlayan şeyler nelerdir?

         İnsan “ben şununla mutlu olurum” deyip de mutlu olabilen bir varlık değil kanaatindeyim. Zira huzur kesbi değil, vehbi (Allah’ın lütfettiği) bir nimet diye işitmiştik. Bu nedenle olsa gerek ki, isteyerek, çalışarak, eğitimini alarak, öğrenerek MUTLU olamıyor insan. Bu nimet, daha çok başkalarının elinden insana lütfediliyor. Dolayısı ile hiç beklemediğim yerlerden hiç beklemediğim şekilde mutlu edildiğim oluyor.

28- ) Boş vakitlerinizde veya kendinize zaman ayırmak istediğinizde hangi aktiviteleri yapıyorsunuz?        

         Boş vakti tanımlamakta zorlanıyorum. Bu biraz benim özel durumumla ilgili sanırım. 6 çocuklu emekçi bir aile babası iken bir de okumaya, çatpat da yazmaya çalışıyorsa insan, kendine vakit ayırma kavramına da yabancılaşıyor galiba.

          Belki de sorun kavramın kendisinden duyduğum rahatsızlıktır. Elbette insanın, kendini dinlediği melâl saatleri olmalı ancak insanın kendisini dinlemesi BOŞ iş değil ki. Kitap okuması, nafile ibadet etmesi, hasta ziyaret etmesi, bir yaşlıya ya da konuşmaya ihtiyacı olan birine vaktini ayırması veya yeniden yorulmak için dinlenmesi BOŞ iş değildir. Daha çok “Paraya dönüşmeyen” vakti ve uğraşıyı BOŞ iş klasmanına alan bu kavramın kendisine itiraz ediyorum galiba. 

29- ) İnsanlarda en çok hangi özellikleri takdir ediyorsunuz?

         Salih niyet demiştim. Bence bu çok önemli.

30- ) Kendinizi tanımlarken hangi özellikleriniz ön plana çıkar?

          Yumuşak görünümlü huysuz ve aksi herif, derlerse itiraz etmem. (!)

31- ) En büyük korkunuz?

        Evlatlarımın ahlaken düşebileceği süfli haller hakkındaki korkum ile baş etmekte zorlandığımı itiraf edebilirim.

32- ) Kendinize ve başkalarına ne gibi katkılar sağlamak istersiniz?

        Eğer okumalarımla bu imkâna sahip olmayan insanların bilemeyeceği bir şeyden haberdar olmuşsam onları bu konuda ikaz etmek ya da onlara da hatırlatmaktan kendimi sorumlu hissediyorum. Elimden bu geliyor.   

33- ) Geçmişte yapmak istediğiniz ancak yapamadığınız şeyler nelerdir?

         Öyle özel bir hayalim olduğunu hatırlamıyorum. Hırslı ve çok geniş görmeyi becerebilen biri olmadığım için olsa gerek Zuhurat Babanın elinden tutmayı tercih ediyorum.            

34- ) Hayatınızda size rehberlik eden bir öğretmen, mentor veya rol modeliniz var mı?

        Bu soruyu duyunca en başta Hz. Resul’ü (Sav), yakışıklı damadı Hz. Ali’yi, Hz. Âdem’i, İbrahim’i, İsa’yı, Musa’yı, Yusuf’u, Eyüp’ü, Hz Ömer’, Ebu Bekir ve Osman’ı, Ebu Zer-i Gıfari’yi, İmam Azam ve İmam Gazali’yi, İbn-i Teymiye’yi, Abdurrahman Aslan Beyi, İsmet Özel’i, Akif Emre’yi, Yavuz Bahadıroğlu’nu, Mehmet Akif’i, Babanzade Ahmet Naim’i, Kemalettin Tuğcu’yu, Ali Şeriati’yi, Seyyid Kutub’u, Malcolm X’i, Zygmund Bauman’ı, Terry Eagleton’u, Jean Baudrillard’ı, Alain Touraine’yi,  Herman Hesse’yi, Tolstoy’u, Wael Hallaq’ı, Arthur Coestler’i, Abdurrahman Taha’yı, Rachel Corrie’yi ve ismi şu an aklıma gelmeyen birçok şahsı, soruya uymasa da anmak istedim.   

35- ) Kendi başına yapmaktan hoşlandığınız aktiviteler nelerdir?

        Deniz kıyısında ya da ormanda yürümek, okumak ve bir kurban bulabilirsem yeni öğrendiğim bir şeyi uzun uzun anlatmak.

36- ) Size göre en büyük başarınız nedir?

         Bahsedebileceğim bir şey hatırlamıyorum.

37- ) Hayatınızdaki en zor kararlar nelerdir?

        Böyle bir durumda karar vermemeyi tercih ediyorum. Vakit, seçeneklerden birine zaten insanı mecbur ediyor. Zor kararlar insanı çok yoruyor.

38- ) Kendinizi en mutlu hissettiğiniz anlar nelerdir?

         Biri “Bana şöyle bir hayrın dokundu”  dediğinde insanın içinde gizleyemeyeceği bir mutluluk peydah oluyor.

39- ) Kendi hatalarınızdan öğrendiğiniz en önemli dersler nelerdir?

        Hatam çok oldu. Bunlardan öğrendiklerimin hangisi daha kıymetli bilemiyorum. Zira hiç biri bedavaya gelmedi, hepsine ömrümden bir kısmını bedel olarak verdim. Üstelik insanın farkında olmadan, anlamadan, tanımlayamadan öğrendikleri de var. Yani öğrendiğim ama daha fark etmediğim bir sürü şey olduğunu bilmek de hatalarım arasında tercih yapmakta beni kararsız kılıyor.

40- ) Kendinize güvendiğiniz durumlar ve kendinizden emin olmadığınız durumlar nelerdir?

         Yaptığım işin içinde kendi menfaatim olmadığına kani olmuşsam yani ihlaslı bir iş ise “İş Rabbimin, nasıl olsa. O hal eder” diye bakıyorum. Sonucundan yana stresim de olmuyor. Ama “şahsi işlerim” öyle değil, hem stres hem sıkıntı hem imtihan… Bildiğiniz mevzular.

41- ) Hayatınızda en büyük mutluluk kaynakları nelerdir?

        Daha önce sorulmuş bir soru bu sanırım. Aynı cevabı veriyorum. Mutluluğu kendim tayin edemiyorum. Hiç beklemediğim yerden büyük bir mutluluk, çok ümitlendiğim yerden de büyük bir keder gelebiliyor.

42- ) Hayatınızdaki en büyük engelleri nasıl aştınız?

         Benim becerebileceğim işler değildi. Nasıl aşıldı bilmiyorum. Burada kadim sözü tekrar edeceğim “Allah yardım etti.”

43- ) Hertaraf Haber Deyince..

            Kendimi frenleyemeyip kaleme aldığım üç beş kelimeyi ilgili birkaç kulağa ulaştırma lütfunda bulunan; dertleri boylarını aşan birkaç dertlinin sığındığı; egemen medyanın ve hâkim emperyal kültürün kelimelerinin dışında bir şeyler işitmek isteyenlerin haber sitesi.  

            Verdikleri kıymet için Ali Bey ve ekibine teşekkür ederim.

AHMET HAKAN ÇAKICI KİMDİR?

Ahmet Hakan Çakıcı

Nem var ki, laf edem özümden
Mahveyle beni, benim gözümden
                                           Fuzûlî

Hazreti Peygamberin Medine'ye Hicretinden 1391, Hz İsa'nın doğumundan 1971 yıl sonra Dünya'ya avdet etmiştir.

Emek sektöründen geçimini sağlar.

Bir kız, beş oğulla ödüllendirilmiştir.

Okuma ve yazmayı Bursa Emir Buhari İLk Okulunda öğrenmiş halen Alanya'da ikamet eder.

Hertaraf Haber'de düşencelerini teşhir eder.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş