ZARARSIZ YAZILAR - 2

24.01.2019
Mehmet Ali ÖNER

Bugüne dair dört başı mamur söz söyleme imkanımız git gide daraldı. Ben de bundan 10 sene önce neler demişiz diye arşivi karıştırdım. O tarihlerle bugünü karşılaştırdım.

…………….

 ‘Bu sözlerin muhatapları ise, şu anda siyasetin hiçbir resmi tarafında yer almayan, her biri kendi dünyasında, umursuz ve umudsuz yaşamını sürdürmekte olanlardır.. Yetkili ve etkili mercilerde bulunup, medyada boy gösterenlerimiz ise; sadece yaramaz çocuklardır.’demişiz o günlerde.

Bu yazılara aldığım en önemli tepki şu oldu:”Neden zararsız yazılar! Birileri rahatsız olmalı..”

Valla, bizim adam terbiye etmek, birilerine zarar vermek gibi maksadımız olamaz. Aslında yazdıklarımız ve yaptıklarımız bilinenleri paylaşmak, yeniden hatırlamaktan ibarettir.

Bir çin atasözü ‘Ancak durgun su, yıldızları yansıtır’ der.. Gayemiz durgun su mu olmalı?

…………..

Çocuk babasına sorar:

- Babacığım, annem ile nasıl evlendin? Adam esine döner:

- Görüyor musun bak, çocuk bile anlam veremiyor!

İnsanların olup bitenlere anlam verebilmesi için, önce ‘ANLAM’ üzerine kafa yorması lazım. Anlam için; önce algılama, kavram ve o kavramları doğuran tarihi, fikri amilleri bilmek lazım gelir. Yani, kültür. Basit, anlaşılır insan kültürü..Ama illa ki, insana dair..

Biliyorum, toplumda bu tür yaklaşımlar makes bulmuyor ve şimdilik bulmayacak ta..

Yalan yok, zaman zaman ben de düşüncelerimi gözden geçiriyorum. ‘Ortaya koyduğumuz düşüncelerin daha disiplinli, derli toplu birçok versiyonu’ olduğunu da biliyorum.

O zaman, bu sessizlik niye? diyorum..Bu aymazlık..

Sorun şu ki; secüler olanla, dünyaya ait olanı ve onunla barışık yaşamayı ayırd edemiyoruz.

Oysa dünyayı imar etmekle mükellefiz de..

Ne diyordu bizim zıpır:” Abi ya, iyi kötü tutturduğumuz bir yolda giderken neden önümüze kutsalları koyuyorsun ki..”

Ne koyayım oğlum, çuvalla param yok ki sana vereyim..Bende olan bu.

2000’lerde de aynı şeyleri söylemişim gençlere:

” Bizler;  kendimize ait ve dosdoğru, adam gibi ( başkalarının da bu dünyada yaşadığını, gören- bilen ve buna göre duruş belirleyen) toplum projelerini ortaya koymadıkça, söyleyeceğimiz  her şey bize  problem olarak ve baskı olarak geri dönecektir. “

Dün gibi hatırlıyorum bu sözleri.

Dayak yiyeceksek, özgün ve özenli oluşumuzdan yiyelim, popülist olduğumuzdan değil!

Yok öyle yavma! Evrensel zaaflarımızı, yerel ve güncel menfaatlerinize kuyruk yapamayız!

Bir arkadaş şöyle izah getirmeye çalıştı geldiğimiz noktaya:

 ‘Solcular devrim yapamasa da, iyi reklamcı, borsacı oldular.. Bizimkiler de işte ele.. Tv.lerde sanat üzerine çene yoruyorlar ..’

Bu neyi izah eder, neyi halleder. Bir şey kendisi veya muadili ile kıyaslanır. Bana ne, elin reklamcısından, finansçısından..

………….

Meşhur bir filozofa: "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden

bu kadar fakirsiniz?" diye sorulduğunda: "Ona ulaşmak için eğilmek lazım

da ondan" demiş.

Ya hu bunun (mülk sahibi olmanın) normal yolu hiç mi yoktur?

………….

 

Bugüne gelirsek; Yusuf Ziya Cömert 16 ocak 2019 tarihli yazısında,

“Kötü bir sınav verdik. Allah’ın bizi soktuğu bütün imtihanlardan sınıfta kaldık.”

“Eğer varsa bir iddiamız, iddiamızı kaybettik. Ne dünyaya, ne Türkiye’ye söyleyecek sözümüz kalmadı.” diye durumumuzu çok iyi özetlemiş.

Zararsız yazılara burada son veriyorum.

Nedeni şu veciz söz:”düne ait ne kadar söz varsa dünle gitti Cancağızım..

şimdi yeni bir gün, öyle ise yepyeni şeyler söylemek lazım.”

Yorum Ekle
Yorumlar
Ali Dalaz

26.01.2019

Zararsız yazılara burada son veriyorum. Nedeni şu veciz söz:”düne ait ne kadar söz varsa dünle gitti Cancağızım.. şimdi yeni bir gün, öyle ise yepyeni şeyler söylemek lazım.” Zarasıs Yazılar'a devam edilmeli... Yeni Şeyler Söylemek buna engel değil
mehmet ali öner

25.01.2019

Canım ağabeyim Süleyman Arslantaş ; çok teşekkürler.. Sizlerin övgüsüne mazhar olmak insana güç veriyor.. Fakat, şöyle bir tehlike var, ben kendimi uzun süre şair filan zannederdim, şimdi yazar filan zannedecem diye endişe etmekteyim :)
Süleyman Arslantaş

25.01.2019

Doğrusu bu uslüb hoşama gitti.Hele filozfun sözü daha da çok hoşuma gitti.Ve bana NFK'nın şu sözlerini hatırlattı;'Parayı ayaklarınızın altına alırsanız yükselirsiniz.Başınızın üzerine koyarsanız alçalırsınız.Ben insanın kazandığı paradan değil,paranın kazandığı insandan korkarm.'CUM'ANIZ mübarek olsun!
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye