19 Kasım 2019 Salı •

YOL, YOLCU, YOLCULUK, YOLDAKİ İŞARETLER DAVET YOLUNDA DÖKÜLENLER

31.08.2019
Ayten DURMUŞ

YOL, YOLCU, YOLCULUK

YOLDAKİ İŞARETLER

DAVET YOLUNDA DÖKÜLENLER

Yolun yolcuları vardı, yol da iyiydi, düzgündü; ufak tefek çukurlar, tümsekler vardı ama bunlar uzun zamandır yola bakım yapılmamasından kaynaklanıyordu.

Sonra bir an geldi, güneş tepeden vurdu, yaktı; sert bir rüzgâr her yandan esti, kavurdu; toz toprak havaya kalktı, göz gözü görmez oldu. Yolcular ne yapacaklarını bilemez bir halde kıpırdayamadan durdular ve kendi aralarında konuşmaya başladılar:

- Ne yapacağız şimdi?
- Bekleyelim.
- Duralım.
- Dönelim.
- Birisine soralım.

Herkesin tam ortasında ve her zaman en korunaklı yerde duran birisi öfke dolu bir sesle haykırdı:

- Neden bu yolun kenarlarına böyle zor zamanlarda sığınılacak yerler yapılmamış.

Rüzgârı arkasına almakta hep mahir olan bir başkası geçmiş tatminsizliklerinin öfkesiyle homurdandı:

- Neden bizim ihtiyaçlarımız ve isteklerimiz öncelenmemiş, bu nasıl bir işçiliktir?

Mesleği şahsiyetine yerleşmiş, bu yüzden karşısındakileri her zaman kendisinden az bilen öğrencileri sanan diğeri sesini yükselterek kendisini göstermek istedi:

- Kaç kere söyledik, kaç kere anlattık bu yoldaki yanlışlıkları, eksiklikleri, sözlerimiz dinlenmedi ki!

Her zaman kalkacak bineğe binme alışkanlığında olan biri, kesesini ve kasasını yeterince doldurmanın verdiği güvenle söze girdi:

- Ben bu yolun bizi bir yere götüreceğine artık hiç inanmıyorum. Esasında daha önce de pek inanmamıştım.

Kimse sormadı ona: ‘İnanmamışsan neden mal-makam devşirdiğin onca zamandır aramızda yürüyordun?’ diye.

Gönlünde hep önde olmak isteği olan ancak bunu bir türlü ortaya koyamayan biri geri doğru kasılıp sesinin tonuna bir bilgelik vermek amacıyla kelimeleri kendince vurgulamaya çalışarak kaşlarını hafifçe kaldırıp söze girdi:

- Bu iş böyle olmaz ki canım…

Bekledi, birisi ona ‘Nasıl olacak peki?’ desin de o da şöyle güzel bir nutuk atıp kendisini ispatlasın ve ona desinler ki ‘Haydi, buyur önümüze geç.’ Ancak kimse onun sözlerine kulak asmadı, kimse dönüp onunla ilgilenmedi.

Kızarak homurdanıp duranların hepsi yolculuğun iyi zamanlarında sunulan yiyeceklerin en iyilerini en çok yiyenler, içeceklerin en iyilerini en çok içenlerdi. Bunlar, o zamanlarda kalınlaşan enseleriyle birlikte genişleyen işkembelerini okşarken de bu yolun ve bu yolculuğun güzelliğinden ve gerekliliğinden en çok ve en yüksek sesle söz edenlerdi.

Topluluğun önünde ömrünü bu yolculuğun gerektiği gibi yapılmasına adamış, birçok kadın ve erkek vardı. Çok daha zorlu şartları yaşamış olmalarının etkisiyle ne fırtınadan şikâyet ediyorlardı ne soğukluğun şiddetinden ne de yoldaki çukur ve tümseklerden. Onların dikkat ettikleri tek şey vardı; bu yolculuğun yarı yolda kalmaması. Hepsi fedakârlığa, külfet vakti önde nimet vakti en arkada olmaya ve hatta nimet vakti hiç görülmemeye de alışmışlardı. Söylenecek çok şey vardı fakat ne yeri ne de zamanıydı. Gereksiz her söz ve tavır, yolculuğu aksatan bir unsur olabilirdi. Çok şeyi biliyorlardı, çok şeyin farkındaydılar, yutkundukları çok şey vardı fakat hepsi yürüdükleri yolun hatırına susuyorlardı. Kelle koltukta, yürekleri avuçlarında, bedenlerini fırtınaya siper ederek ve geridekileri korumaya çalışarak yolculuğu sürdürmeye çalışıyorlardı.

Bunları, ömürlerini yakıt kılarak adadıkları bu yolda giderken çok üzen şeyler de vardı tabi. Unutulmak, kenara itilmek, bazen yok sayılmak ve en çok da tüyü tarak tutmayan çocuklardan sorulmak. Bunlar, kendilerini hiç kimseye ispatlamak davasında değillerdi ki…

Gittikçe fırtına haline gelen şiddetli rüzgârın önüne durarak arkasındakilerin SAVRULMASINI önlemeye çalışan, ömrünü bu yol ve yolculuk için harcamış yaşlı birisi bir türlü bitmeyen sözler sebebiyle durdu, geri döndü ve duydukları karşısında gözlerinde titreyen yaşların akmasını önlemeye çalışarak şöyle dedi:

- Evlatlar! Sizden öncekiler, sizin kenarında sığınacak yer aradığınız bu yolu, içinde bulunduğunuz bu durumdan çok daha kötü şartlarda, sığınacak yer aramadan ve yaptıklarına kimseden bir karşılık beklemeden yaptılar. Kendilerine sığınacak yer yapsalardı, siz de şimdi oraya sığınırdınız. Kendilerine sığınacak yer arasalardı üzerinde yürüdüğünüz bu yolu yapamazlardı. Onlar tüm güçleriyle çalıştılar ve ancak bu yolu yapabildiler. Siz, onların uğruna tüm ömürlerini vererek yaptıkları yolda yürüyorsunuz. Bunu pek çabuk unutarak hakarete varan eleştiriye başladınız. Bırakın artık geçmişi suçlamayı, geçmişe sövüp saymayı. Neyi eksik ya da gerekli görüyorsanız onları da siz yapın da eksiği tamam edin.

Sonra sustu. Islak ve yorgun gözlerinde titreyen yaşları yutkunarak geri gönderirken artık hiç kimsenin sesi çıkmıyordu.

…………

NOTLAR:

29 Ağustos 1966- Şehadetinin yıl dönümü münasebetiyle Seyyid Kutub’u rahmetle anıyor ve Rabbimin en güzel ikramlarına mazhar olmasını diliyorum.

28 Ağustos 2019- Vefatı sebebiyle Şule Yüksel Şenler Hanımefendiye Rabbimden rahmet niyaz ediyor, Âlemlerin Rabbi katında en güzel muameleyle karşılanmasını diliyorum.

18 Ağustos 2019- Tasarlanmış bir şekilde katledilen Emine Bulut’a Rabbimden rahmet diliyor, öksüz yavrusu başta olmak üzere kederli ailesinin acısını paylaşıyorum.

Temmuz-Ağustos 2019- Ülkemizdeki bebeklerimiz, çocuklarımız, kadınlarımız, erkeklerimiz, asker ve polislerimizden sonra ormanlarımızı ateşe vererek ağaçlarla beraber karıncadan köstebeğe kadar bir sürü masum hayvanı yakarak katleden zulmün kölelerine Allah’ın ve meleklerinin lanetini diliyor, ben de hepsini nefretle lanetliyorum. Allah’ın gazabı ve laneti hepsinin üzerine olsun.

Yorum Ekle
Yorumlar
Meryem topak

06.10.2019

Yolcuya dusen yolda olmaktir yerinde bir tesbit olmus en cok faydalananin sikayeti bir o kadar fazla kalemine saglik
Bahar Cömert

01.09.2019

Okurken tasvirleriniz öyle güzel yerini buluyor ki insanın zihninde... Kaleminize yüreğinize sağlık, dualarınıza amin diyorum.
Zübeyde uz

01.09.2019

Bizi bizden daha iyi anlatan bir yazı ancak bu kadar güzel olur. İnşallah hiç karşılık beklemeden şikayeti azaltıp meziyeti artıran, eksiği tamamlayanlardan oluruz Ayten hanım. Dualarınıza yürekten sayısız Amin...
Mumtehine inanır

31.08.2019

Dualara gönülden amin...güzel amellerle ve guzel şahitlerle rabbimize kavuşma dileğiyle. ..allah razı olsun Ayten hanim.
Dürümiye / Lezzete Davetiye