Mehmet Yavuz AY / Yeliz’e Mektuplar
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

Yeliz’e Mektuplar

22.10.2017

Mehmet Yavuz AY

7 aralık 2004, ankara

Yeliz;

 

Üç gün içinde üçüncü mektubu yazıyorum. Bir tanesi hayli gecikmişti.

 

Birçok sanatçının mektup yazdığını biliyorum. Bu metinler kitaplaşarak karşımıza çıktılar.

 

Düşünmek ile mektup içiçe. Biraz kendinize biraz karşınızdakine yönelerek kopmaz bir bağ oluşturuyorsunuz. İletişimin tıpkı ayaküstü atıştırma gibi acullaştığı bir çağda durmak, düşünmek ve kaleme dokunmak…

 

Galiba kendimizi yoklamaya takatimiz kalmadı. Çağ içi ıssız, hayatı anlamsız yığınlar oluşturdu. İnsanlar kendilerinden korkuyorlar ve kendilerinden uzak yaşamayı(!) tercih ediyorlar. Modern zamanların abur cuburu, gürültüsü, kirliliği, hızı, avuntuları, insanı kendinden uzak tutmanın araçlarına dönüştü. Mektup aslında bir içe bakış. Kendimize de bir sesleniş…

 

Ramazan’dan önce kitabı bitirmenin huzurunu yaşadım. Şimdi elime geçmesini bekliyorum. Kısa zamanda biter diyorlardı ama ancak ciltlenme aşamasına gelmiş. Kitap elime geçmeden yeni bir iş yapma arzusu taşıyamıyorum. Ramazan boyunca Muhammed Esed’in mealinden  Bakara ve Âl-i İmran surelerini okudum. Altını çizdiğim ayetlerden bir demeti buraya da aktarayım:

“Hiçbir insanın diğerine bir yararının olmayacağı, hiç birinden fidye kabul edilmeyeceği; şefaatin fayda etmeyeceği ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği bir Gün’ün gelip çatacağını aklınızdan çıkarmayın.” (Bakara - 123)

 

“Unutmayın ki Allah insana karşı en şefkatli olandır, rahmet kaynağıdır.” (Bakara -143)

 

“Siz ey imana ermiş olanlar! Sarsılmaz bir sabır ve namaz ile yardım arayın; zira, unutmayın, Allah zorluklara karşı sabredenlerle beraberdir.” (Bakara – 153)”

(…) Zira Allah, O’na güven duyanları sever.” (Âl-i İmran – 159)

 

 

Şu günlerde Nuri Pakdil’in Batı Notları’nı okudum. Cemil Meriç’in Mağaradakiler’ini okumayı sürdürüyorum. Gittiğim yerlerden size kitap temin etmeyi de ihmal etmiyorum.

 

Geçen cumartesi başörtü mitingi vardı. 28 kişi kırk günü aşkın bir süre yürümüşler. Urfa’dan yola çıkan 19 erkek 9 kadın/kız 1400 km. yol katetmişler. Duygulu konuşmalar oldu. İslâmî kimliğin hep başörtüsüne endekslenmesi bana yanlış ve eksik gelmiştir. İnandığımız her şeyi bir bütün olarak algılayıp kimliğimizi oluşturmalıyız. Katılım daha iyi olabilirdi. Bunca zulme rağmen birtakım gurupların, gurupçu mantığı meselelerimizi marjinalleştiriyor. Sen-ben bencilliği sürüyor.

 

Evet, sokaklara çıkıp bağırabilmeliyiz ama içimizi onarmak, bir alanda örneklik teşkil etmek, gücümüzün yeteceği her işe koşturmak şartıyla… İçi boş İslâmcılıkla bir yere varılamaz. Başkalarından şikâyet ederek de ömrümüzü geçirmemeliyiz.

 

bugün 8 aralık

 

Dün akşam arkadaşlarla biraraya geldik. Umre ziyaretine giden bir arkadaşa gitmiştik. Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyan insanlar bir hesaplaşma, bir yüzleşme sürecini yaşıyorlar. Bu çağda iyi insan ve iyi Müslüman olmak zor ama o denli de güzel. Çokca dua ederek, ihtiraslarımızı firenleyerek, dünyevileşmeye karşı durarak güzel bir hayat yaşayabiliriz. Bizi isteklerimiz köleleştiriyor. Biz yaşadığımız hayatın güzelliğini farketmiyoruz. Dışımızdakiler kendilerince hayatlarını yaşasalar da bize gıpta ediyorlar. Çizgilerini koruyanlara Allah hem dünyada hem ahirette güzel bir hayat sunuyor.

 

Seni ve Fatih’i Allah’a emanet ediyorum. Sevginizin, muhabbetinizin, mutluluğunuzun artarak sürmesini temenni ediyorum.

 

Selâm ve sevgiler…

 

İmza

M. Yavuz AY

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
Yazarın diğer yazıları
Kardelen Sigorta 0535 828 30 05