İsa Özçelik / Ümmeti ihya yolunda ne yapmalı ?
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

Ümmeti ihya yolunda ne yapmalı ?

09.09.2017
İsa Özçelik

Daha önceki yazımızda Müslüman halkların karşı karşıya kaldıkları çok yönlü saldırılara karşılık verip ayağa kalkabilmesi için ümmet olma bilincinin zorunlu olduğuna dikkat çekmiştik. Bu yazımızda ise ümmetin yeniden ihyası için neler yapmalıyız sorusuna cevap aramaya çalışacağız.

 

Müslüman halkların yaşadığı topraklarda hakim olan iktidar sahiplerinin bizim istediğimiz şekilde bir birliği arzu etmeleri kuşkuyla karşılanır doğrusu. Bu gerçek bizim onlara birlik olma noktasında telkinlerde bulunup toplumsal baskı yapmayacağımız anlamına gelmez elbette. Ama vakıa ortada iken böyle büyük bir hedefin yalnızca onlar eli ile yapılmasını beklemek hiç de inandırıcı olmayacaktır. O takdirde ümmet olma hedefine ulaşmada asıl aktörün Müslüman halklar olduğunu, bu kitleleri motive edecek ana nüvenin de tevhit kavramını içselleştirmiş muvahhitler olduğunu unutmamalıyız. Bu istikamette şu hususların üzerinde durmakta fayda var diye düşünüyorum.

 

 

1. ZİHNİ BİRLİK : Aynı dine mensup bu coğrafyanın halkları kısa bir zaman öncesinde İnanç merkezli bir sosyal ve siyasal dokuya sahip iken şu an farklı ulusal kimlikler halinde parçalanmış ve kendilerine yeni kutsallıklar üretmiş durumdalar. Modernizmin vahşi, post-modernizmin ise sofistike araçları ile Küresel emperyalizmin gönüllü köleleri haline getirilen toplumlara, yaşadığımız sürecin insanlık tarihinde yalnızca bir yanılsama olduğunu ve artık çağdaş hipnozdan kurtulmanın vaktinin geldiğini tevhit erlerinin bir an önce ikna edici yöntemlerle hatırlatması gerekiyor.

 

Kabileye, ırka ekonomik çıkarlara dayalı birlik arayışlarının yalnız Müslüman halklara değil bütün insanlığa kaybettirdikleri ortada iken hala bölgemizde bu tür ayartmalara teşne grupların olması bizi yılgınlığa itmemeli. İnanç ve ahlaki olarak Müslümanların ümmet olma zorunluluğu işlenirken bunun reel-politik açıdan da kaçınılmaz bir çıkış yolu olduğu güçlü argümanlar ile desteklenmeli ki halklar böyle bir birliğe inanıp psikolojik olarak hazır hale gelsin.

 

‘’Hep birlikte Allah'ın ipine sarılın ve ayrılığa düşmeyin. Allah'ın size olan nimetini anın. Hani siz birbirinize düşmandınız Allah gönüllerinizi birbirine yaklaştırdı da O'nun nimetiyle kardeşler oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz Allah sizi oradan kurtardı. Doğru yola erişmeniz için Allah size ayetlerini böyle açıklıyor.’’   Ali-İmran 103

 

 

2. VASAT ÜMMET OLMAK :

 

Ümmet olarak dengeli bir bakış açısını yaygınlaştırıp, kendi aramızda ve başkaları ile olan ilişkilerimizde makul ortamı inşa edemez isek ; egemen güçler içimizdeki beyinsizlerden tefrit yanlılarını  ılımlı Müslümanlık ve hoşgörü sloganları ile ; ifrat taraftarlarını ise kıyam ve cihad sloganları ile ümmete karşı bir silah olarak kullanmaya devam edecektir.

 

‘’Böylece sizi, insanların üzerine şahit olmanız ve peygamberin de sizin üzerinize şahit olması için orta bir ümmet kıldık.’’    Bakara - 143

 

 

3. EKONOMİK VE SOSYAL BİRLİKTELİKLER : Gerek devletler bazında gerekse halklar nezdinde ekonomik ve sosyal ilişkilerin gelişimi için somut projeler geliştirilmeli. Üretim ve tüketimde Müslüman halklar kendi kaynaklarını iyi değerlendirir ise doğal birliktelik süreci hızlanmış olacaktır. Seyahat etme imkanı olanlar tercihlerini bu doğrultuda yapmalıdır. Öğrenci değişimi, spor etkinlikleri bu amaca matuf olmalı ki hem birlik olma yolunda ilerleyelim hem de kültürel emperyalizmin cenderesinden kurtuluş yollarını açabilelim.
 

 

4. DİL EĞİTİMİ : Müslüman halklar  aralarında iletişimin ortak dili olarak Arapça’yı (fasih) yaygınlaştırırken bütün ülkeler ikinci ve üçüncü diller olarak diğer bir İslam ülkesinin dil eğitimine de azami önem vermelidir. Böylece her kavim kendi özelini yaşayıp bu zenginliğini diğer kardeşleri ile paylaşarak çokluk içinde birliğin örnekliğini insanlığa sunmuş olacaktır.

 

 

5. GÜÇLÜ İLETİŞİM YOLLARI : Fikir dünyamızdan zevklerimize, çocuklarımızın eğitiminden alışkanlıklarımıza her şeyi etki altına alan iletişim/medya sektöründe Müslüman halkların daha sahici ve problemlerimizi çözücü alternatifler üretmesi gerekiyor. İlk etapta acil olarak üretmemiz gereken kendimize ait haber kanalları, sinema ve sanatsal etkinlikler bize rahat bir nefes alma imkanı sunmakla birlikte asıl yapılması gereken şey kültürel kapitalizmin temel taşlarını yerinden oynatacak ve paradigma değişikliğine yol açacak Müslüman aklının ve sosyolojik zeminin inşa edilmesi olsa gerektir.

 

 

6. HERKESİN BENİMSEYECEĞİ ORTAK MOTİVASYON NOKTALARI

 

Somut hedefler, kuşatıcı heyecanlar, ikna edici projeler, güven verici kadrolar ile bütün bir İslam dünyasında aynı dili konuşup aynı havayı soluyacak ortamlar sağlamalıyız. Hepimizin gurur duyacağı direniş öyküleri ( rabia direnişi ), hepimizin sevineceği başarı hikayeleri (15 temmuz ) yazmalıyız. Aynı hedefe doğru sevda şiirleri ile yürürken, devrim marşlarını hep beraber söyleyeceğimiz günlerin hiç de uzak olmadığını hisset/tir/meliyiz.

 

 

7. KAVMİYETÇİLİK  MEZHEPÇİLİK- GRUPÇULUK  TUZAĞINI AŞMALIYIZ

 

İslam dünyası saldırıya uğradığı her dönemde, içindeki yerli unsurlar bir şekilde bu saldırıların parçası haline getirilebilmiştir. Kavimcilik, mezhep ve grup çıkarları düşmanın kullandığı en kolay malzemeler olmuştur.

 

“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz ki Allah hakkıyla bilendir, her şeyden hakkıyla haberdar olandır.”  Hucurat -13

 

“Mü’minler ancak kardeştirler”  Hucurat Suresi -10

 

8. BİRBİRİMİZLE DEĞİL DÜŞMANLA MÜCADELE EDELİM.  DÜŞMAN BİZİ DEĞİL, BİZ DÜŞMANI BÖLÜP PARÇALAYALIM

 

‘’Allah'a ve Peygamberine itaat edin; çekişmeyin, yoksa korkar başarısızlığa düşersiniz ve kuvvetiniz gider. Sabredin, doğrusu Allah sabredenlerle beraberdir.’’  Enfal - 46

 

Hasan El- Benna  “ ittifak ettiğimiz meselelerde yardımlaşalım. İhtilaf ettiğimiz meselelerde birbirimizi mazur görelim ‘’

 

‘’Doğrusu Firavun (bulunduğu) yerde büyüklenmiş ve oranın ahalisini gruplara ayırmıştı. Onlardan bir kitleyi zayıf düşürüyor (eziyor), onların oğullarını öldürüp kadınlarını sağ bırakıyordu. Çünkü o bozgunculardandı.’’  Kassas- 4

 

Kendi zaaf noktalarımızı, güçlendirelim, düşmanın zaaflarını açığa çıkaralım. Bunun için hem kendi fay hatlarımızı hem de düşmanınkini çok iyi bilmemiz gerekiyor.

  

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye