20 Ağustos 2019 Salı •

Tetikçinin tenkidi

09.12.2018
Osman KAYAER

 

Geçenlerde, sosyal medya üzerinden bana bir video geldi. Açtım, izledim. Video da, A Haber, kanalında program yapan Ertan Tan, Atasoy Müftüoğlu’nun bir konuşmasını ekrana taşıyarak üzerinde değerlendirmeler yapıyordu.  Pardon, sürçü lisan ettim, hakaretler yağdırıyordu.

Ertan Tan, şöyle diyordu:

“... Bu adamın adı, Atasoy Müftüoğlu. Hem 15 Temmuz’a, hem darbe girişiminin seyrini değiştiren şehidimiz Ömer Halisdemir’e dil uzatıyor. Bu adamın beyni yanmış, bu adam sapıtmış, bre vicdansız, bre gafil, bre Atasoy Müftüoğlu denen sapkın, bir insanın canını vatan için, millet için, devlet için, bayrak için, Allah için, Kur’an-ı Kerim için vermesinden daha önemli hangi kriter olabilir. Sen Ömer Halisdemir'in gençlerin önüne örnek olarak gösterilmesinden hangi vasfından dolayı rahatsızlık duyuyorsun, ne yapması lazım yani ha. Şu anda teröristlerle mücadele eden askerler var, polisler var, istihbarat elemanları var, korucular var. Bunlar amirlerinden gelen emirleri uyguluyorlar ve teröristlerle mücadele ederken canlarını veriyorlar, feda ediyorlar, şehit oluyorlar bunlar vasıfsız mı. Bu bir vasıf değil mi? Sapkın, beyni yanmış, Atasoy Müftüoğlu denen bu sapkını size şikayet ediyorum. Bu adam şehadet için canını feda etmekten başka hangi kriteri arıyor, söylemeli. Keman mı çalacak, doktora mı yapacak, kitaplarımı olacak. Bunlar dışında canını feda etmek bir kriter değil mi? Vicdansız! Ver mehteri be ver bunlara. Bu bi de ilahiyatçı yazar ha! Kur’an’la ilgili Kur’an-ı Kerim ile ilgili kitapları falan var. Atasoy Müftüoğlu denen beyni yanmış bu adam, hem 15 Temmuz’u aşağılıyor, hem Ömer Halisdemir’i aşağımaya çalışıyor, çirkin diliyle ve kalbiyle. Beyni yanmış, bunun beyni.”

Eskiden televizyon programlarında, en kültürlü ve en birikimli kişiler haber programlarının spikerleri olurdu. Haber metnini yazanlar, Türkçemizi en güzel biçimde kullanmak için kılı kırk yararlardı. Spiker bir kelimeyi yanlış okusa, yada yanlış telaffuz etse, ol saat işinden olurdu. Geçmişte spikerler emekli olduklarında güzel konuşma kursları açar ve güzel Türkçeleri nedeniyle toplumda parmak ile gösterilirlerdi. Şimdi televizyonlarımızın geldiği yere bakın.

Bu bir haber programı. Yani, her yaştan insanın seyrettiği bir program. Bu konuşmaları 7 den 70’e herkes izliyor. Şimdi siz söyleyin gençlerimizin neden ağzı bozuluyormuş? Çocuklar neden argo konuşuyor ve kelimeleri yuvarlıyorlarmış.  Bu beyefendi! Yeri geldiğinde haklı olarak İŞİD’i eleştirir. Onların barbarlığından dem vurur. Ama kendi yaptığına bakmaz. Ben ne yapıyorum, neler söylüyorum, benim İŞİD’den ne farkım var? diye düşünmez.

Yukarıdaki konuşma üslubundan sonra Atasoy Müftüoğlu’nun ne dediğinin bir önemi kalmıyor. Doğru da söylese, yanlış da söylese tenkide değil, saldırıya ve hakarete maruz kalıyor. Program esnasında, hasbel kader Müftüoğlu karşısında olsa, Ertan Tan yetmiş küsurluk adamı yaşına başına bakmadan sille tokat dövecek, yada birilerine linç ettirecek!

FETÖ’cüler de böyle yapıyorlardı. Kendileri için engel gördükleri her adama bütün güçleriyle saldırıyor, her türlü iftira ile düzmece suçlar icat ediyor ve sonra da o kişileri yargıdaki vicdansız adamları ile (bilerek “hakim” demiyorum) mahkum ettiriyorlardı. Onlara göre menfaatleri için kendilerinden olmayan herhangi bir adamı yaftalamak ve bir uçurumun kenarından aşağı atmak bir haktı, öyle anlaşılıyor ki reyting elde etmek isteyen Ertan Tan için de bu bir hak.

15 Temmuz ve Ömer Halisdemir’in simgeleştirilmesine gelince, bundan daha tabii bir şey olamaz. Çünkü o gece yaşanan sadece bir darbe girişimi değil, aynı zamanda bir işgal girişimiydi ve halk ilk defa bir darbeyi engellemek için sokağa çıkmıştı. Ama hiç kimse 15 Temmuz Direnişini savunacağım diye her önüne gelene saldırma hakkına sahip değildir.

Allah, hepimizi cehaletten ve zalimlikten korusun.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Dürümiye / Lezzete Davetiye