Ömer Faruk Altuntaş / Tedavi yoksa, teşhis ne işe yarar ki…
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

Tedavi yoksa, teşhis ne işe yarar ki…

02.02.2018
Ömer Faruk Altuntaş

Tedavi ile teşhis arasında genellikle doğrudan, kesintisiz bir bağlantı var zannederiz. Eğer öyle olsaydı İslam âlemi olarak, iktidarı emevi ırkçılığına kaptırdığımızda, Hz. Peygamber’in dizi dibinde yetişen sahabenin “zulüm” teşhisini “adalete” dönüştürürdük.

 

Öyle mi oldu? Hayır! Öyle olmadı. Zulüm enkazını kaldırmak için “Bismillah!” demek yerine etrafında sünni, şii diye dansettik, olmadı arap, acem diye dansettik o da olmadı işi; “zalim ama müslüman sultana itaat edilir mi? ” safsatasına kadar indik.

 

Dinimizin mükemmelliği üzerinden toplumsal çürümüşlüğümüzü gizledik. Gizlemekle yetinmedik, bu şark kurnazlığı dolu mazaretleri kitaplara tıkıştırdık ve Kur’an’ın reddettiğini, gelenek (atalar dini) haline getirdik. Artık klişe slogan hazırdı: “1400 yıldır Alimler düşünemedi de sen mi düşündün”!!!

 

Düşünmenin kapısı görece açıktı ama fiilen kapandı. Elinizi nereye atsanız mumyalanmış fikirlerle karşılaşıyordunuz ve işin kötüsü bu mumyalanmış fikirlere diri muamelesi yapılıyordu. Böyle, böyle Osmanlı yıkılana kadar idare ettik. Osmanlı yıkılınca mızrak çuvala sığmaz oldu.

 

Yeni nesil şunu soruyordu: “Dinimizin mükemmel olduğunu söylüyorsunuz, o zaman niye sürünüyoruz?” Ona da klişe cevaplar, klişe kitaplar hazırladık. Suçlu başkasıydı, biz ise yalnızca “kurbandık”!!! İslam’ın mükemmel kurallarını bir türlü hayatına indiremeyen ama mazeret üretmede mükemmel kurbanlar!...

 

Bir de saadet asrımız vardı. Saadet asrı diye icat ettiğimiz bu çağda, gökten inmiş meleklerden oluşan bir sahabe nesli vardı. Yanlışları bile ictihad ve sevap idi.

 

Hâlbuki basit bir mantık silsilesi bile böyle bir neslin örnek alınmasının mümkün olmadığını ortaya koyacaktı. İslam Tarihinin kaydettiği sahabe hatalarını bile görmezden geliyor, o hataları ayıklayıp “melek sahabe hayatları” yazıyorduk.


Üstelik siz bu hataların varlığından bahsettiğinizde sizi en iyi ihtimalle (sırada kafir, müşrik, münafık vs. de var) sahabe düşmanı ilan ediyorlardı.

 

Oysa mesele Sahabeyi eleştirmek değil, var olan liderlerin, alimlerin, şeyhlerin vs. eleştirilebilmesi için örnek neslin hataları ve birbirlerini nasıl eleştirdiklerini gündeme getirmekti. Örnek nesil hatasız olup, hataları da sevap olunca, liderlerimiz, alimlerimiz, şeyhlerimiz, padişahımız vs. da eleştirilemiyordu.

 

İşte size bir sürü temel teşhis; öyleyse, “Bismillah” deyip bu putlara ilk baltayı vuran mı olacağız, ya da vuranın arkasında mı olacağız?

Lafı dolandırmaya gerek yok, meselenin özü budur, vesselam!…

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
Kardelen Sigorta 0535 828 30 05