Ahmet Gürbüz / SÜBHANELLAH
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

SÜBHANELLAH

12.04.2018
Ahmet Gürbüz

“Ümmetimin ihtilafında rahmet vardır.” diyor Peygamber Efendimiz.

 

Ama biz bu muhalefet işini biraz abartıyoruz galiba.

 

Siyasette, ticarette, gündelik hayatta tamam da, dini konulara gelince biraz frene basmamız gerekmiyor mu?

 

Biraz edep erkân takınmamız icab etmez mi?

 

İşin ehline kulak vermemiz gerekmez mi?

 

“Eğer bilmiyorsanız ‘zikir ehline’ (muttaki âlimlere) sorun”.(Enbiya 7,Nahl 43, Ankebut 43)

 

Emr i İlahi bu kadar açıkken, Arapça bilmeden müfessir olanlar, hadis okumadan muhaddis olanlar, fıkhı anlamadan müctehid kesilenler, size söyleyecek söz bulamıyorum.

 

Sadece Allah’tan korkun diyorum. Allah’ın ayetlerini şöhret vesilesi, oyun ve eğlence aracı yapmaktan utanın biraz diyorum.

 

Ecnebi gâvurun(!)  uzayda fink atmasını, dünyayı tarassut etmesini, Mars’ta hayat aramasını takdirle karşılarsın ama Allah azim üş şanın biricik elçisine, en büyük ikramı olan İsra ve Miracı hazmedemez, anlayamaz ve inkâra kalkışırsın. .Körpe beyinlere şüphe tohumları ekersin. Bunu yaparken de pozitif bilime yaslanır, materyalist felsefeye sığınırsın. En acısı da bunu İslami aydınlanma adına yaparsın.

 

Oysa İslam inancının temeli gaybe imandır.

 

Önce Allah’a (cc), meleklere ve ahirete yakinen iman gerekir. Allah’a iman etmeden peygambere inanmanın, meleklerin varlığını kabul etmeden vahye teslim olmanın, ahiret inancı olmadan adalete boyun eğmenin kuru, boş bir laftan ibaret olduğunu söylemeye bile gerek yok.

 

Yüce kitabımız hemen ilk ayetlerinde çizer müminin tasvirini.

 

“O (takva sahibi) kimseler ki, gaybe (Allah’a, meleklere, ahirete, vahye, Allah’ın takdirine) inanırlar, namazı dosdoğru/gereğine uygun kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de (gereken yerlere Allah için) verirler”.(Bakara 3)

 

Hatta “O (günahlardan sakına)nlar, görmedikleri halde Rablerinden korkarlar. Onlar kıyamet saatinden de (korkup) titrerler”.(Enbiya 49)

 

Bu konuyla ilgili nasları buraya serdetmeye meydan yok, ihtiyaç da.

 

Hal böyle iken, bazı Müslüman aydınlar(!) hangi motivasyonla İslami inançları tahfife yelteniyor, İslam’ın ikinci temel kaynağını birinci adına inkâra kalkışıyor.

 

Mi’rac mucizesi karşısında tıpkı Mekke müşrikleri gibi tepki veriyorlar, te’vile yelteniyorlar.

 

İşte ayet, gayet net:

 

“Kulu (Muhammed'i bedeniyle,) geceleyin Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren (Allah’)ın şanı yüce (ve her türlü noksanlıktan uzak)tır. (Bunu,) kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (yaptık). Şüphesiz O, (evet) O, hakkıyla işitendir, görendir”(İsra 1)

 

Bu büyük olayı haber veren ayetin tenzih ve hayret ifade eden ‘Sübhan’ tesbihiyle başlaması, arkasından çok muazzam müjdelerin geleceğine delalet eder. Her türlü noksan sıfattan münezzeh olan Allah, bu muhteşem ve fevkalade olayı yapmaya da muktedirdir.

 

Bu eşsiz ikram, bütün beşerî perdeler kaldırılarak idraklerin ötesinde ve tamamen ilâhî ölçülerle gerçekleşen bir lütuftur. 

 

İsra ve mirac 26 recebi 27 ye bağlayan gece, hicretten bir yıl önce gerçekleşmiştir.

 

İsra gece yürüyüşü demektir. Mirac ise yükselmek manasına gelmektedir. Zaten umumiyetle manevi terakkiler ve yükselişler gecelerde gizlenmemiş midir?  Fahri Kâinat Efendimiz (sav)’de o gece hem ruhen, hem de bedenen Burak isimli bir binit ile Cibril i Emin refakatinde önce Kudüs’te bulunan Mescid i Aksâ’ya oradan da sidre tül müntehaya yükseltilmiştir.

 

Miracta yaşananlarla ilgili Necm suresinin ilk ayetlerine de bakılabilir.

 

Elbette ki sair detaylar içinde ikinci temel kaynağımıza yani Efendimizin mirası hadis i şeriflere başvuracağız. Tabi ki onun yaşadıklarını onun dilinden öğreneceğiz. Bu olay Buhari ve Müslim başta olmak üzere bütün sahih kaynaklarda detaylıca anlatılmıştır. Dolayısıyla Hz. Peygamber miracı sahih hadislerinde nasıl anlatmışsa aynen öyle iman ve tasdik ederiz. Bunun dışındaki mütalaalar akla ve imana zarar.

 

Ne mutlu Ebu Bekir teslimiyeti gösterenlere !!

 

“Rasûlullâh (sav)’e (Mîrâc’da) üç şey verildi: Beş vakit namaz, Bakara Suresi’nin son iki ayeti (amene r rasulü) ve ümmetinden şirke düşmeyenlere büyük günahlarının affedildiği müjdesi…” (Müslim, Îman, 279)

 

Rabbim Namazla miraca erenlerden eylesin, gününüz ve geceniz khayr olsun.

Yorum Ekle
Yorumlar
Yiğithan yaralı

16.04.2018

Teşekkürler. Sağlıcakla kalın.
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye