Sözün Kolayını Seçmek…

10.05.2017
Ömer Faruk Altuntaş

Kur’an’ın pek çok üstün yönleri ortaya konulabilir ama toplamda en büyük üstünlüğü “etkin birey”, “etkin toplum” inşasıdır. Etkin birey olmadan etkin toplum, etkin toplum olmadan etkin birey mümkün değildir. Bir paranın iki yüzü gibi birbirinden bağımsız düşünülemediği gibi birbirinin ayrılmaz mütemmim cüzüdürler. Kur’an karşıtı akımların böyle bir düşüncenin karşısında zafer kazanması asla mümkün değildir. Ancak, bu düşünceyi terk eden bir anlayışa önce mantıkta sonra da fiiliyatta eğilim duyarsanız artık yenilginiz mukadderdir.

 

Bu fikre dayanarak; son bin yıldan beri gelip dayandığımız nokta ne yazık ki, karşıt düşüncelerin gerek düşünsel anlamda gerek fiili anlamda bireyi ya da toplumu kutsayan düşünceleri arasında gidiş gelişlerimizdir.

 

Takriben sekiz yüz yıl önce yaşadığımız Moğol istilası,  ne kadar kırılgan ne kadar dayanıksız bir toplum inşa ettiğimizi ortaya koymuştur. Ancak bu durum musibet-nasihat denkleminde değer bulmadığı için kısa dönem başarılar gerçek başarı kabul edilerek yola devam edilmiştir.

 

Bin yıldır süren, ümmetin problemlerini halı altına süpürme alışkanlığı, taklitçilik buzdağına çarparak, İslam toplumunu kriz denizine gömmüştür.

 

Kriz denizinden çıkmak için kıyıda bizi uzun süredir bekleyen Kur’an ipine sarılmak yeterli olacaktır. Ancak bu; “İflas eden müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış.” Hesabı eski fıkıh kitaplarını tekrar ederek değil; “dün dünde kaldı cancağızım, bu gün yeni bir şey söylemek lazım!” demekle mümkündür.

 

Kur’an sözün kolayını değil güzelini seçer, bu anlamda insanlığın erişemeyeceği düzeyde bir söz ustasıdır. Çok az konuşur ama çok şey söyler. Bugün Kur’an’dan, Kur’an’ın rehberliğinden bahseden bütün kurumlar ve kişiler; Kur’an’ın rehberliğinde “çok konuşmaktan ziyade az konuşan ama çok şey anlatmayı beceren sosyal bina inşacılarına dönüşmeliler.”

 

Ve “….. mutlaka zorlukla kolaylık beraberdir, (ve yine bir daha iyi anlayın), mutlaka zorlukla kolaylık beraberdir.” (İnşirah suresi) ilahi işareti zorlukların eşlik etmediği sözün kolaycılık olduğunu anlatan en önemli ayettir.

 

Saf aklın en önemli temsilcisi Yunan felsefesidir, saf akılsızlığın en önemli örneklerinden birisi de ineğe ilahlık vehmeden Hinduizm’dir. Şüphesiz saf aklın gaybı anlamakta acziyeti olmakla beraber akılsızlığın eşlik ettiği bir dinin de götüreceği nokta ineğe ilahlık nispet etmektir. İslam’ın parlak bilim insanlarının aklı öne çıkaran ekollere mensup olmaları rastlantı değildir. Aynı şekilde bunlara karşı çıkanların ise aklı aşağılayan ekollerden olmaları rastlantı değildir.

 

Şüphesiz akıl ile vahiy arasındaki dengeyi bulmanın kolay olduğunu söylemek, “sözün kolaycılığına” sapmaktır. Ancak gayretin sünnetullah olduğunu unutmadan bütün zorlukların gayretle kolaylıklara dönüşeceğini de unutmamalıyız. Geriye kalan yalnızca bir tercihtir; oturduğumuz yerde, kafa lüksümüzü bozmadan oturacak, sağı solu eleştirerek kendimizi tatmin mi edeceğiz? Ya da “bismillah”! deyip ümmetin kriz denizine, Kur’an’dan uzatılan bir el mi olacağız.

 

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye