S-400 Hava Savunma Sistemi, Amerika/NATO Saldırısı İçin Gerekli / Mehmet Yavuz AY
25 Ocak 2020 Cumartesi •

S-400 Hava Savunma Sistemi, Amerika/NATO Saldırısı İçin Gerekli

18.12.2019
Mehmet Yavuz AY

S-400 Hava Savunma Sistemi, Amerika/NATO Saldırısı İçin Gerekli / Mehmet Yavuz AY

Kuzey Atlantik Paktı (NATO); ABD, İngiltere, Fransa, Belçika, Kanada, Danimarka, İzlanda, İtalya, Lüxemburg, Hollanda, Norveç ve Portekiz’in imzaladığı anlaşmayla 4 Nisan 1949’da Washington’da kuruldu.

Türkiye 1952 yılında NATO’ya girdi

“İttifakı uzun yıllar boyunca sağladığı savunma ve güvenlik teminatlarının yanı sıra “Batılı” kimliğini de pekiştiren bir örgüt olarak gören Türkiye, NATO’ya girmek için yoğun temaslarda bulundu. Bunun en önemli sebebi SSCB’nin Türkiye’den toprak ve Boğazların yönetiminde hak talep etmesiydi. Şüphesiz bu da Türkiye’yi NATO’yla ittifak arayışına itti. Nihayet 18 Şubat 1952’de Yunanistan’la birlikte ittifaka dahil oldu. Türkiye’nin NATO’ya kabul edilmesinde Kore Savaşı’na katılması da önemli bir rol oynadı.” (https://www.trthaber.com/haber/dunya/turkiye-ile-nato-arasindaki-koklu-iliski-423982.html)

Sene 1964… Kıbrıs Türkleri, Rumlar tarafından katliam, işkence ve baskılara tabî tutulduğunda Türkiye, Kıbrıs’a  garantörlük hakları çerçevesinde müdahale sinyali vermişti. ABD Başkanı Lydon B. Johnson’ın yazdığı mektupta (Johnson Mektubu), muhtemel bir savaşın SSCB’yi   Türkiye’ye müdahaleye sevk edebileceğini, NATO’nun böyle bir durumda Türkiye’yi savunma konusunda tepkisiz kalacağını beyan etmiştir. Tehdit mektubu, Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesini engellemiştir.

 1974 Kıbrıs Harekâtını takip eden yıl,  Amerikan Kongresi tarafından Türkiye’ye silah ambargosu uygulanmıştır.

1990’lı yılların ikinci yarısında, Türkiye’nin sınır ötesi operasyonlarına Almanya ambargo uyguladı. Diğer NATO üyesi devletler de tepki gösterdiler.  

Suriye’deki iç savaşın Türkiye’ye yansımaları yoğunlaşmış, 22 Haziran 2012’de keşif  uçağımız Akdeniz üzerinde yüksek ihtimalle İsrail tarafından düşürülmüş, sınır ilçelerimize atılan top ve havan mermileri ciddi can ve mal kayıplarına neden olmuştur.

Üst üste gelen olaylar üzerine Türkiye 21 Kasım 2012’de NATO’ya başvurarak Patriot savunma sistemi talep etmiştir. Bu talep doğrultusunda Türkiye’ye konuşlandırılan ABD ve Hollanda hava savunma sistemi bir süre sonra geri çekilmiştir. Almanya’ya ait Patriot bataryaları da 23 Aralık 2015’te İskenderun Limanı’ndan ayrılmıştır.

NATO ülkeleri Türkiye’yi savunmaya hiçbir zaman gönüllü olmamışlardır.

2 Ekim 1992’de Display Determination-92 / Kararlılık Gösterisi-92 adlı NATO tatbikatı sırasında Ege’de ABD uçak gemisi Saratoga’dan  ateşlenen 2 adet Sea Sparrow (Deniz serçesi) hava savunma füzesiyle Muavenet zırhlısı vurulmuştu. Füzeler Muavenet’in kalbi sayılabilecek köprü üstü ve Harekât Merkezine isabet etmişti. Geminin komutanı Deniz Kurmay Yarbay Levent Kudret Güngör dahil 5 mürettebat hayatını kaybetmiş, 22 mürettebat da yaralanmıştı.  Füzelerin ateşlenmesi için 12 ayrı onayın gerektiği ifade edildiğine göre, yanlışlık, kaza olamazdı. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel olayı, “üzücü bir kaza” olarak nitelendirmişti.

12 Eylül 1980 Darbesini, “Amerika’nın çocuklarının” yaptığını Amerikalılar yüksek sesle ifade etmişlerdi.

17 Aralık 1992 tarihinde Çekiç Güç’e bağlı Amerikan savaş uçakları, bilgileri dahilinde Irak’ın Selahaddin kentine gitmekte olan Orgeneral Eşref Bitlis’in helikopterine taciz uçuşu yapmış ve helikopteri inişe zorlamıştı.

17 Şubat 1993’te Ankara Güvercinlik’ten havalanan uçağı  düşürülen Orgeneral Eşref Bitlis, hayatını kaybetmişti.

 4 Temmuz 2003’de, Irak’ta askerlerimizin başına, Amerikalı askerler tarafından çuval geçirilmişti.

Norveç NATO Müşterek Harp Merkezi’nde 08-17 Kasım 2017 tarihleri arasında icra edilen TRIDENT JAVELIN adlı NATO Tatbikatının son safhasında, tatbikatın “Düşman Liderler Biyografisi ” arasına Mustafa Kemal Paşaya ait büstün  resminin yerleştirildiği basına yansımıştı.  Tatbikat kapsamındaki kapalı devre haberleşme sisteminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ismi kullanılarak oluşturulan sahte bir adres üzerinden, NATO aleyhinde hasım ülkelerle işbirliği yaptığı yönünde bir izlenim yaratılmaya çalışılmıştı.

SSCB dağıldıktan sonra NATO’nun yeni düşmanı “İslâm” ve “Müslüman Ülkeler” olmuştur. 1990’dan bu yana NATO, Türkiye’yi sırtına yapışmış bir parazit olarak görmektedir.

Nakletmeye çalıştığımız kısa tarihçenin yanında örtülü kalmış nice operasyonlar vardır. Bombalama eylemleri, suikastlar ve sabotajların çoğu NATO örgütlemesi legal/illegal yapılar eliyle gerçekleştirilmiştir.

Ülkemizde yapılmış darbelerin hepsinde Amerika’da eğitim almış subayların olması tesadüf değildir. Hepsi bir yana, 15 Temmuz darbe girişimi, çok aleni biçimde ABD/NATO ÜSLERİ tarafından desteklenmiştir. İncirlik, Çiğli, Mürted hava üsleri, gerek komuta karargâhı gerek lojistik destek ve operasyonların merkezi olmuştur. Tarihimizde ilk defa İncirlik’ten kalkan tanker uçaklar, darbecilerin kullandığı savaş uçaklarına sayısız havadan ikmal yapmıştır. Bu üslerin nükleer başlık taşıyan füzelere ev sahipliği yaptığı da söylenmektedir.

Çok uzun olmayan bir zaman dilimi içerisinde Siyonist küresel gücün tüm araçlarıyla Türkiye ve İran’a çullanacağını düşünmemiz gerekiyor. Öngörümüzü komplo teorisi olarak değersizleştirmek isteyenler olabilir.

Tarih olağanüstü olaylara şahitlik edecek görünüyor. Zamanın nabzı çok hızlı atıyor.

Ne yapmalı?

S-400 bataryalarını vakit geçirmeden aktif hale getirmeliyiz. Emperyalist, işgalci, talancı ABD/NATO koalisyon güçlerine karşı topyekun bir teyakkuz içinde olmak gerekiyor. Tüm farklı yapıların gerçek beka sorununa odaklanması gerekiyor. Bu bağlamda, 15 Temmuz Darbe girişiminden bu güne estirilen tersine rüzgârla, aziz İslâm ve değerlerimizin “Ulusalcı Seküler Refleksle” itibarsızlaştırılması girişimleri tarih sahnesine yeniden çıkma çabalarımızı baltalayacak noktaya gelmiştir.

Etnik, mezhepçi, meşrepçi, ideolojik yaklaşımlardan uzaklaşmalıyız. Dinimizi kısır hedefler için araçsallaştırmamalıyız. Batı’nın üzerimizde yürüttüğü “Sosyolojik Savaş”ın farkına varmalıyız. Egemen küresel güç, Müslüman coğrafyayı kontrol etmek için uyguladığı/uygulayacağı sosyolojik savaş için ordularımızı maalesef kullanmaktadır. Ülkemiz yöneticilerinin, ordu komuta kademelerinin değerlerimize karşı yürütülen sosyolojik savaşta, emperyalist küresel gücün oyuncağı olmaması hayati önem arz etmektedir.

Derdimiz kör bir Batı düşmanlığı olmamalı. Batılı insanlara ve toplumlara düşman olamayız ama Batı’nın ürettiği acımasız güç odaklarına karşı konuşlanmalıyız. Bütün güç unsurlarımızla hazırlanmalıyız.

Öncelikli adımlarımız : Suriye rejimiyle doğrudan görüşmeler, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile daha yakın ilişkiler, Suriye Kürtleri ve Araplarla yeni sayfalar açacak adımlar, üzerimize gelen tsunami dalgalarına karşı tarihi bir sorumluluktur.

Batı’nın “Ötekisi” olduğumuzu, olmaya devam edeceğimizi; S-400 bataryalarının sadece ABD/NATO koalisyon güçlerine karşı gerekli olduğunu gördüğümüz anda öze dönüş ve kurtuluş mücadelemiz başlayacak demektir.

Yorum Ekle
Yorumlar
Hidayet Çelik

20.12.2019

Batı - yani Nato- ile ilgili görüşlerinize katılmakla birlikte, ezeli düşmanımız Rusya ya da hiçbir zaman güvenmemiz gerektiği, onlara karşı da hava savunma sistemi de dahil, her tür tedbirin heran yürürlükte olması gerektiğini, ilişkilerin kesinlikle stratejik ilişki düzeyine çıkarılmaması gerektiğini düşünüyorum. Emeğinize sağlık. Teşekkür ediyorum...
Misafir

20.12.2019

İsabetli makale olarak görüyor ve tebrik ediyorum
Yakup deveci.

20.12.2019

Çok uyarıcı ve aydınlatıcı, ama bunu anlamayan yerli iş birlikcilere nasıl anlatmalı.kaleminize elinize sağlık.
Abdullah Aydın

20.12.2019

Kalemine sağlık, teşekkürler.
Mahmut Ay

19.12.2019

Katılıyorum
Yılmaz TAŞOVA

19.12.2019

Kalemine sağlık, derli toplu konuyu özetlemiş çözüm önerilerini net bir şekilde ortaya koymuş ve tarih perspektifinden asla yanımızda göremediğimiz Nato nun güvenilmez olduğunu vurgulamışsınız. Aynen katılıyorum. Ancak federe kürt temsilcilerinin bağımsız kürt devleti girişimlerinin mutlaka engellenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Talip özçelik

19.12.2019

Güzel bir özet ve değerlendirme olmuş,kaleminize sağlık...
I.Kaplan

19.12.2019

Aklın yolu bir, komplo teorisinden çok uzak bir gerçeklik. Hürmetle şükranlarımı sunuyorum.
Sami ÖZ

19.12.2019

Makaleniz halkımızla birlikte sorumlu yoneticilerimiz için de bilinçlendirici ve uyarı niteliğine sahiptir. Teşekkür ediyor, sağlık ve afiyet diliyorum.
Mehmet Yıldız

18.12.2019

Kalemine ve yüreğine sağlık. Selam ve dua ile.
Enti Halı / Makina halıcılığında ÖNCÜ