17 Ağustos 2019 Cumartesi •

RAMAZAN SEVABIMIZ OLSUN

15.05.2019
Ahmet TAŞ

Ramazan ayının ortalarına yaklaştık, bu ayda ahiret hayatını önceleyen Müslümanlar karşılığını ahirette almayı hesap ederek bir yandan günlük ibadetlerini artırmakta, diğer yandan fitre, zekat ve infak gibi ibadetlerle ahiretine azık hazırlamanın çabası içine girmiş bulunuyorlar.

Ülkemiz içinde ve dışında insanlarımız bunun çabasında iken idarecilerimizde “ İster merkezi, ister mahalli” kendi imkan ve yetkileri ölçüsünde Ramazan ayında milletimizi mutlu edip rahatlatacak hizmetlere önem vermiş bulunuyorlar. Hepsini tebrik ediyor, takdir ediyorum.

Bunlar yaşanırken gözden kaçırılan ateş düştüğü yeri yakar misali farkına vararak yada varmayarak ilgi ve hizmet alanı dışında bırakılan bir kesim var ki! Sahipleri Allah olmanın dışında sahipsiz bırakılmış, kendilerine eli uzanacak bir sahip bekleyen mazlum ve mağdur kalmış insanlarımızdır.

Bunlar bazı insan hakları kurumlarının zaman zaman mağduriyetlerini dile getirdiği 1993’te yaşanan Sivas olayları davasının yeniden yargılanma yada Cumhurbaşkanının kişisel af yetkisini bekleyen sayıları 36 olup yaşları 80’leri bulan mahpusları, sayıları 8 binleri aşmış bulunan günahları sadece genç yaşta evlenmek olan, çocukları baba, hanımları yoksulluk ve zaruret içinde cezaevindeki eşinin evine dönmesini beklediği erken evlilik mahkumları, bunların yanında OHAL uygulamaları sırasında haklarında yapılan asılsız ihbarlarla yargılanmış, çıkarıldığı mahkemelerde takipsizlik kararı almış, emniyet raporlarıyla suçsuzlukları ortaya konmuş ama; yine bir devlet kurumu olan OHAL komisyonlarınca devletin emniyet ve mahkeme raporları yok sayılarak görevine başlatılmamış OHAL komisyonu mağdurları, şüpheli olarak görevinden alınan hakkında hiçbir hukuki işlem ( adliye ve emniyet tarafından) yapılmayan ama kendilerine hiçbir izahatta bunulmayan ve görevine iade edilmeyen OHAL mazlumları.

Ayrıca kendileri hakkında dava açılıp işlem başlatılarak sorgulanmış, yargılanmış ve ceza görmüş insanların hiçbir suça karışmamış haklarında hiçbir tahkikat yapılmamış ama geçimleri ceza almış insanların üzerinde olan insanların eşleri ve çocuklarının hallerini devlet sormadığı gibi hiç kimsenin de sormadığı toplumda bilinen bir gerçek.

Bu insanlar da mübarek Ramazan günlerinde başta devleti idare eden yetkililer, ardından halkımız ve STK’lar tarafından ilgi alanımız içine alınarak madden ve manen sahiplenmeyi, durumlarını düzelterek normalleştirecek hukuki, sosyal ve ekonomik olarak sahip çıkılmayı hak etmiyorlar mı? Bu insanları bizler görmez, gözetmez isek kimler bu insanlara sahip çıkar. (Terör örgütleri mi, fuhuş ve eroin mafyası mı, organ mafyaları mı?) biz bunları kimlerin sahipliğine teslim edelim.

Mübarek Ramazan ayında bu insanlara sahip çıkarak öbür dünyada bizi kurtaracak sevabımıza sevap katmak bize ne kaybettirir ki? Unutmayalım hükümet yetkililerimiz, başkanından il ve ilçe teşkilatına kadar tüm siyasi partilerimiz, milletvekillerimiz, vali ve belediye başkanlarımız dahil tüm halkımız ve STK’larımız mübarek Ramazan ayında pekte aklımıza gelmeyen bu insanları düşünür, dünyanın dört bir yanıyla ilgilenirken bir de bu mazlumlara kulak verir, feryatlarını dinler, onlar için kolları sıvayarak çözüm bulmak için ayağa kalkar isek RAMAZAN SEVABIMIZ olur. Allah aşkına değmez mi?

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Dürümiye / Lezzete Davetiye