25 Ağustos 2019 Pazar •

İnsana Sekinet (dinginlik-huzur) Veren İki Fiil

20.05.2019
Osman KAYAER

Mustafa, muhabbet için geldi. “Konuş benimle, ya Hümeyra” dedi

...

Can kemaldir, çağırması da kamildir. Onun için Muhammed: “Bizi dinlendir, ey Bilal” dedi.

                                                                                                                              (Mesnevi)

 

İnsan için dünya macerası başladığı gün, zorluklar da başlamıştır. Onun için hayat hiçbir zaman kolay olmamıştır. Bundan kurtulmuş hiç kimse yoktur. Güçlü zannedilen liderler bile bu zorluklardan nasibini almıştır. Hatta onların paylarına düşen daha da büyüktür. Çünkü onlar, kendi yüklerine ilaveten toplumlarının yüklerini de omuzlamışlardır.

Liderlerin çektiği zorlukların, risalet ile görevlendirilmiş peygamberlerin çektikleri karşında adı bile anılmaya değmez. Bu yüzden olsa gerek Hz. Peygamber, “Hud Suresi beni kocattı” demiştir. Çünkü o, tam Mekke’nin zorluklarından kurtuldum, Medine’nin devletine kavuştum diyecekken şu uyarıyı alıyor: “Emrolunduğun gibi dost doğru ol” (Hud, 112)

Hz. peygamber, Hira mağarasında vahiy getiren Cebrail ile ilk karşılaştığında korku ile karışık heyecanı nedeniyle soluğu Hz. Hatice validemizin yanında alıyor ve “ört beni” diyor. Onun telkinleriyle rahatlıyor, başına gelenin kötü bir şey olmadığından onun sözleriyle mutmain oluyor. Hz. Hatice, vefatına kadar Resulullah’ın sığınağı olmayı hiç bir zaman ihmal etmiyor.

Hicretten sonra, onun boşluğunu Hz. Aişe validemiz dolduruyor. Ve Resulullah onun yanına her geldiğinde Mevlana’nın sözünü ettiği gibi “Kellimini ya Hümeyra” diyor. Yani onun sohbeti ile omuzlarını çökerten yükün ağırlığını bir süreliğine de olsa unutuyor.

Mevlana, Hz. Aişe ile Hz. Peygamber arasındaki sohbete işaret ederek insanı sekinete ulaştıran iki husustan birincisini dile getirmiş oluyor. Sohbet, cinsel bir haz değil, ruhi bir iştiyaktır. Bu yüzden ruha dinginlik verir.

Günümüz evlilikleri şehvet esaslı olduğu için tıpkı şehvet gibi kısa sürüyor. Oysa Resulullah’ın Hz. Hatice ve Hz. Aişe validemiz ile olan evlilikleri muhabbet, esası üzerine kurulu olduğu için bir ömür sürmüştür.

İnsanı hayatın zorluklarından ve acımasızlıklarından bir nebze de olsa uzaklaştıran şeylerden biri de ibadettir. Mevlana bunu “Ey Bilal bizi dinlendir” sözüyle ifade ediyor. Hepimizin bildiği gibi Hz. Bilal, ezan okumak suretiyle müminleri namaza çağıran müezzindir. Onun çağrısıyla dinlenmek demek, “namaz ile dinlenmek” demektir. Çünkü ibadet insana yaratıcısı ile hemhal olma imkanı veren bir fiildir. İbadet ile geçen zaman, dünyevi kaygılardan uzak geçirilen yegane zamandır.

Ramazan ayını yaşadığımız şu günlerde müminler, “ibadet”in ne anlama geldiğini ve insanı nasıl bir hazza gark ettiğini çok iyi bilirler. Mugaffel, mükezzip, kafir ve tağut ise böyle bir nimetin varlığından bile haberdar değildir. Onlar hem kendileri ile hem de çevreleri ile bir ömür boğuşmaya mahkumdurlar.

Hülasa, dünyanın zorlukları arasında bir nebze olsun “sekinet” arayanlar, hanelerinden “muhabbet”i ve hayatlarından “ibadet”i eksik etmemelidirler.

Yorum Ekle
Yorumlar
HaticeAltuntaş

20.05.2019

kaleminize ve yüreğinize sağlık Osman ağbey,aile kurumunu güçlendirmeye katkı adına tesbitleriniz çok doğru konuşmak dinlenilmek ve muhabbet kadiın ve çocuk doģası için nefes almak gibidir fakat bunu i teknoloji internet tehdit etmekte oldugunu düşünüyorum Ayrıca gözünü kulağını eşinden baska yere çevirenler ,otoriterlik ve güç zehirlenmesinden kaynaklı kibirle kadını sohbet edecek istişare edecek biri olarak görmekten aciz bozuk zihniyet o ulvi muhabbetten nasıl nasiplenecek.?Îbadetinde samimi olmayan nasıl sekinet bulacak?
AynurK.

20.05.2019

Muhteşem bir yazı...sadra şifa, yola pusula oldu.Ihtiramla...
Dürümiye / Lezzete Davetiye