16 Eylül 2019 Pazartesi •

“Her şey çok güzel olacak!” mı?

20.06.2019
Osman KAYAER

“Her şey çok güzel olacak!” mı? / Osman KAYAER

İnsan kandırılmaya ne kadar teşne, hayal peşinde koşmaya ne kadar meraklı. İnsan gerçeklerden kaçmaya, Kur’an-ı Kerim'in dediği gibi, “ebedi” ve “meleki” bir hayata ne kadar hevesli. Halbuki  dünyada cennet hayatı sürdürmek mümkün değil.

Allah, Adem atamızı ve Havva validemizi uyarmış, “Şeytan sizin için apaçık düşmandır” demişti. Buna rağmen onlar, Şeytan’ın “Eğer şu ağaçtan yerseniz, ebediyyen cennette kalacaksınız ve melaikeden olacaksınız” yalanına çabucak kanmış, içinde bulundukları nimeti kaybetmekle kalmayıp bunun bedeli olarak soluğu “Dünya Hapishanesi”nde almışlardı.

Ben, Kur’an-ı Kerim’deki yaratılış kıssasının, gaybi bir vakıayı bildirmekle kalmayıp, aynı zamanda insan psikolojisini ve toplum sosyolojisini anlatmakta olduğunu düşünmüşümdür hep.

Allah, Adem ve eşine, bir ağacı yasak ederek, cennette bile sınırları olan bir hayat alanı belirliyor. İnsan ise engelsiz, sınırsız bir hayat sürdürme hevesinde. Bu yüzden önündeki engeli kaldıracağını söyleyen her yalancıya kolayca kanıyor.

Şimdi CHP, İP, HDP, TKP ve diğerlerinin (muhalefetin) adayı, İstanbulluya içi boş bir slogan atıyor. “Her şey çok güzel olacak”. Bu sloganın altında bir sürü “desteksiz destek paketi” var.” “falan destek paketi” “feşmekan destek paketi” gibi. Öğrenciler için ise İstanbul’da her şey bedava olacak. “vapur bedava”, “metro bedava”, “metrobüs bedava”, “yurt bedava”. Yani “Ekmek elden su gölden, fıstık gibi bir hayat sizi bekliyor, ey gençler.”

Toplumun bir kesimi bu boş sözün arkasına düşmüş gidiyor. “Belediyeye gelir sağlayacak hangi işi yapacaksın?” diye soran yok. İmamoğlu’nun bu konudaki tek projesi “tasarruf”, o da hayali. Hayali diyorum çünkü yakın geçmişte Çankaya Belediye Başkanlığı yapan CHP’li profesör: “İçimizdeki vampirlere para yetiştiremiyorum” diye haykırıyordu. Daha uzak misal isteyenler ise bir dönem diğer partiler gibi CHP de kapatıldığı için onun yerine kurulan SHP’li Sözen’in yönettiği İstanbul ile ilgili olarak Google “İski Skandalı” yazıp bir inceleme yapabilirler.

İmamoğlu, Yıldırım ile yaptığı ortak programda şöyle diyor: “Sen vaat etme makamında değilsin, vaat etme makamında olan biziz.” Yani “biz laf ile peynir gemisi yüzdürebiliriz, ama sen gerçekleri söylemekle mükellefsin.”

Arkadaşlar, biz gerçek bir dünyada yaşıyoruz. Ne insanlar melaike, ne de yeryüzü cennet. Kötülüklerin ve kötülerin olduğu bir dünya burası. O yüzden birisine inanıp, güveneceksek onun cemaziyelevveline (geçmişine) bakmalıyız. Müslümanlar, geçmişte Hz Peygamber'e ait hadisleri toplarken bir yöntem geliştirdiler ve adına “Cerh ve ta’dil” dediler. Yani hz. Peygamberin hadisini naklettiğini söyleyen kişinin geçmişini araştırıp onun dürüst ve güvenilir birisi olduğuna kanaat getirdikten sonra ondan hadis aldılar.

Şimdi biz de, siyasette aynı şeyi yapmalıyız. Şehrimize başkan seçeceğimiz kişinin sadece sözleriyle yetinmemeli aynı zamanda geçmişte neler yaptıklarına bakmalıyız. Allah, Kur’an-ı Kerim'de “Allah sizin ne yaptığınızı çok iyi biliyor”, “Allah sizin yaptıklarınızı yazıyor” ve “Allah sizin yaptıklarınızı gözetliyor” gibi ifadeler kullanarak insanların sözlerine değil, fiillerine bakılması gerektiğini bize öğretiyor.

Uzatmayalım ey insanoğlu, sen kandırılmaya teşnesin. Sen hayal peşinde koşmaya vurgunsun. Lakin unutma! Güzel ve süslü vaadler ile her kandırıldığında, bulunduğun yerden aşağı yuvarlanıyorsun. Aynı seviyeye çıkmak için tekrar mücadele etmek zorunda kalıyorsun.

“Selvi boylum al yazmalım” filmindeki Hoca’ya yeniden “Avanak İstanbullu” dedirtmemek için aklını başına al. Adayların geçmiş hayatlarını derinlemesine araştır. İyi düşün, kararını öyle ver. Unutma! “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.” Sonra çöp yığınları arasında, kokulu bir Haliç’te yaşamaya mahkum olursun da Adem gibi, “Rabbena zalemna enfüsena” (Biz, nefsimize zulmettik) demek zorunda kalırsın.

Yorum Ekle
Yorumlar
Ahmet Recep Sırmaçekiç

21.06.2019

Allah razı olsun Hocam,çok güzel izah etmişsiniz,İnşaAllah anlarlar
Dürümiye / Lezzete Davetiye