TÜRKİYE’NİN SURİYE OPERASYONU

03.03.2020
Orhan GÖKTAŞ

Orhan GÖKTAŞ / TÜRKİYE’NİN SURİYE OPERASYONU

 

Suriye bölgemizdeki suni devletlerden biridir. ingiltere’nin işgal ettiği ve sonradan Fransa’ya bıraktığı, Fransa’nın da istediği gibi bir yönetime devr edip terk ettiği Osmanlı toprağıdır Suriye.

Suriye, mevcut konjonktürde emperyalist güçlerin bölge üzerindeki hesaplarının yoğunlaştığı ve şekillendiği bir toprak parçasına dönmüş durumda.

Suriye bağlamında bölgemizdeki emperyalist girişimler değerlendirildiğinde varılan ortak noktalar üç aşağı beş yukarı şunlardır;

israil’in güvenliği, Türkiye ve İran’ın kontrol altına alınması, bölge ülkelerindeki doğal zenginliklerin paylaşımı.

Afganistan ve Irak’ın işgali, Arap baharı hareketleri, Mısırdaki askeri darbe, Libya’da Kaddafi’nin devrilmesi ve benzeri olayların tamamının yukarıda saydığım sebeplerle olduğu konusunda bir mutabakat oluşmuş durumda.

Bir de bu sebeplerle bölge ateşe verilirken kullanılan argümanlar konusu var, bu konuda da varılan ortak noktalar üç aşağı beş yukarı şunlardır.

Halkı Müslüman olan devletlerin başında gayri meşru yöneticilerin olması, Müslümanlar arası mezhep ve ırk ihtilafları, Müslümanların başsız dağınık halde ve zayıf olmaları. Bu argümanlar üzerinden operasyon yapmak istedikleri diğer ülkelerde olduğu gibi Suriye’de de bir şiddet sarmalı oluşturabildiler.

Buraya kadar yazdıklarım bu yazıyı okuyanların malumu.

Şimdi gelelim Türkiye’nin Suriye’deki operasyonu konusuna, Savunalım veya eleştirelim ortada bir gerçek var; Türkiye devleti dış politika tarihinde ingiltere ve abd’nin belirlemiş olduğu çerçevenin dışına çıkmamış bir devlet iken, mevcut yönetim bu çerçevenin dışına çıkmış abd’nin kendisine biçtiği rolü reddederek kendi politikasını geliştirmiş görünüyor.

Çünkü Suriye’de yapılan operasyonun hedeflerinden birinin Türkiye olduğunun farkında.

Dünya maalesef abd ve rusyanın başını çektiği emperyalist bir çete tarafından yönetiliyor. Bu çeteye rağmen kendi politikalarını icra etmenin zorluğu malum. Türkiye askeri güç ve ekonomik olarak bu çete ile baş edebilecek durumda değil bunun da farkında. Onun için abd ve rusya arasında bir denge kurup kendi politikalarını bölgede icra etmeye çalışıyor.

Suriye iç savaşı öncesi Türkiye, Suriye ve İran arasında oluşan işbirliği ve israil karşıtlığı emperyalist çeteleri tedirgin etmiş olmalı ki, planlarını bu üç devleti bir birine düşman edecek şekilde kurdular ve bunu da başardılar. Eğer bu üç devlet birlikte hareket etmeyi becerebilselerdi bugün bunları konuşuyor olmayacaktık.

Bundan sonrada emperyalist çetenin bölgemizdeki operasyonlarını engellemenin yegane yolu bölge devletlerinin iş birliğinden geçmektedir diye düşünüyorum. Mevcut Suriye yönetimi ile Türkiye’nin birlikte hareket edebileceğini düşünmüyorum ancak İran ve Türkiye’nin emperyalist çeteye karşı birlikte hareket etmekten başka şansları görünmüyor.

Özetle Türkiye Suriye’ye girdi, bundan sonra atacağı adımları abd ve rusya arasında bir denge kurarak atacaktır. Türkiye’nin amacı, sınırlarını daha güvenli hale getirmek, Suriye’de oluşan şiddet ikliminin Türkiye’ye sıçramasını engellemek, kendi halkına karşı düşmanca davranan yönetimin devrilmesine katkı koymak ve abd veya rusya’nın himayesinde sınırımızda oluşacak yeni bir uydu devleti engellemek olarak sıralanabilir.

Amacına ulaşmadan da Suriye’den çıkmaya niyetli görünmüyor.

Mevlam görelim neyler, neylerse güzel eyler.

 

Yorum Ekle
Yorumlar (1)
mehmet ali öner

03.03.2020

İyi analizler, dilinize sağlık..