O Maddeyi Kominist Başdanışman mı , Devlet Bahçeli mi Yazdı?

26.12.2017
Güven Akıncı

Yılın son günlerinde yayınlanan son KHK çok tartışıldı ve tartışılmaya da devam edecek gibi görünüyor.

 

Sivillerin darbe teşebbüsü, terör eylemleri ve devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması için yaptıkları faaliyetlerden kanun önünde sorumsuz olacaklarına dair getirilen hüküm toplumun geniş kesimlerince kaygıyla karşılandı.

 

Adalet ve Kalkınma Partisine yakın kimi saygın hukukçuların dahi kabul edilemez buldukları bu madde, Parti sözcüsü tarafından “15-16 Temmuz gecesini kapsıyor” diye düzeltilme yoluna gidildi.

 

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “metnin muğlak olduğunu ve kaygı duyduğunu” açıkladı. En son Adalet Bakanı “söz konusu maddenin daha daha sarih bir şekilde düzeltilebileceğini” açıklaması bir şekilde bu madde “ Adalet Bakanının bilgisi dışında mı yazıldı?” sorusunu akla getirdi.

 

AK Parti sözcüsü Mahir Ünal ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün tartışılan maddenin “düzeltilebileceğine” dair verdikleri işaretler; son KHK nın hazırlanma aşamasında “fikirleri alınmamış” izlenimini doğurdu.

 

Hani o meşhur reklamdaki gibi “mutfakta biri mi var?”

 

Abdullah Gül’ün sosyal medya üzerinden yaptığı “muğlak ve kaygı verici” açıklamasına iki isim orantısız ve tepkisel açıklama yaptı. İlki Cumhurbaşkanı başdanışmanı sıfatı taşıyan eski TKP li Mehmet Uçum’un yine sosyal medya üzerinden Sayın Gül’ü kastederek “muğlaklık yok metin açık” çıkışı oldu.

 

İkincisi ise MHP lideri Bahçeli’nin Abdullah Gül’ün adını vererek yaptığı “karşı çıkanların alayı fetöcü” açıklaması. Devlet bey’in içinde “alayı” geçmeyen cümle kuramayacağına olan inancımın her geçen gün pekişiyor olmasını bir kenara koyarsak, metni O’nun yazmamış olduğuna inancım tam. Zira Devlet bey bir paragraf metni kaleme alacak derinliğe sahip değil.

 

Bu durumda kominist eskisi başdanışmanın bu maddeyi kaleme almış olma ihtimali yüksek görünüyor. İyi parti genel başkanı Meral Akşener, son KHK ile getirilen bu uygulamanın “iç savaşa yol açabilecek” nitelik taşıdığını söylemesi ister istemez akla kötü şeyler getiriyor.

 

Hani oraklı çekiçli devrim hayalini, “olası bir iç çatışmada muhafazakar AK Parti tabanı desteğiyle kotarmak isteyen bir çılgın ile mi karşı karşıyayız acaba” diye düşünmeden edemiyor insan..

 

Benzer bir manipülasyonun yakın geçmişte yaşadığını düşünen çok sayıda insan var.

 

Özellikle HDP nin Haziran seçimleri öncesi “seni başkan yaptırmayacağız” düzleminde yürüttüğü seçim çalışması siyasal kürt mahfillerinde çok tartışılmıştı. Barış sürecinin mimarı Erdoğan’ın hedefe konulmasının kürt siyasetine bir kazandırımı olmayacağı bilakis muhtemel bir “Erdoğan başkanlığının” kürtler açısından umut verici olacağı çok tartışılmıştı.

 

İşte bu tartışmaların olduğu dönemde “Türk solunun Erdoğan düşmanlığına alet olmayalım” diyen itirazcılar barış sürecinin dinamitlenmesini de, HDP nin savruluşunu da hep içlerindeki solcu/koministlerin manüplasyonuna bağladılar. Sol, HDP ve kürtleri kullanarak “devrimini” gerçekleştirmek istemişti.

 

Şimdi bu kafa AK Parti tabanını manipüle ediyor olabilir mi?

Yorum Ekle
Yorumlar
Tuğrul Arslan

26.12.2017

Bu aralar sanırsam bu tip şeyler sıkça olmaya başladı. Hayırlısı
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye