Ahmet Gürbüz / Ne Mutlu Geceye Gözyaşı Katanlara
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

Ne Mutlu Geceye Gözyaşı Katanlara

30.04.2018
Ahmet Gürbüz

Önemli günlerden geçiyoruz kardeşlerim.

 

Yurt içinde ve dışında sürdüre geldiğimiz askeri operasyonlar henüz hız kesmemişken, çok sert ve çekişmeli geçeceği kesin olan bir seçim atmosferinin içinde bulduk kendimizi aniden. Buna birde uluslararası spekülatörlerin ekonomik alanda çektiği operasyon üstüne operasyonları da eklersek, bu yaz gerçekten çok sıcak geçecek ülkemde.

 

Ama kullarına karşı sonsuz merhamet sahibi, Rauf ve Rahim olan rabbim, biz fakirleri manevi lütuf ve ikramlarıyla teselli ediyor, gönlümüze su serpiyor, esenlikler yağdırmaya biteviye devam ediyor, elhamdülillah.

 

“Ya rabbi Receb ve Şaban ayını bize mübarek kıl ve bizi Ramazan ayına eriştir” diye, Efendimiz (sav)’in niyaz ettiği üç aylarının tam ortasına, yani Şaban ı Şerifin on beşine kavuştuk.

 

Hadislerde haber verilen lütuflardan olsa gerek, atalarımız bu geceyi ‘Berat Gecesi’ diye isimlendirmişlerdir. Diğer isimlerinden birisi Mübarek Gece, birisi Leyletü s Sak, birisi Leyle tül Kadr ve birisi de şefaat gecesidir. Bu isimlerin her birisi bir mübarek müjdeye mebnidir.

 

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v); “Beş gece vardır ki, onlarda yapılan dualar makbuldür. Bunlar; Recep ayının ilk gecesi, Şaban ayının on beşinci gecesi, Cuma ve Bayram geceleridir”.(İbn i Mace)

 

Kur’an ı Kerim şu ayet i kerimelerle bu geceye dikkat çekmektedir.

 

“Hâ, Mîm.

 

(Hükümleri) apaçık olan Kitab’a and olsun ki gerçekten biz, onu mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz (insanları Kur’an’la) uyarıcıyız.

 

(Rızık ve ecel gibi takdir edilen) her hikmetli iş, tarafımızdan (verilen) bir emirle o gecede ayırt edilir (yazılıp belirlenir)”.(Duhan 1-4)

 

Her ne kadar âlimlerin birçoğu ayette geçen ‘mübarek’ geceyi kadir gecesi diye tarif etmişse de, devam eden ayetler ve onu tefsir eden hadis i nebeviler bu gecenin bereat gecesi olduğuna işaret etmektedir.

 

İşte o kutlu sözlerden birisi:

 

"Şaban ayının on beşine kavuştuğunuz zaman, gecesinde ibadete/namaza kalkın ve gündüzünde de oruç tutunuz. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ (Keyfiyeti bizce bilinmemekle) dünyaya en yakın göğe/birinci semaya inerek (o andan) fecir oluncaya kadar: Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. (Bir bela ile) mübtela olan yok mu, ona kurtuluş vereyim. Şöyle olan yok mu? Böyle olan yok mu? Buyurur”.(İbn i Mâce).

 

Hicri takvimde gün akşamla başladığı için, önce gecenin ihyası, ardından gelen günün ihyası. Bütün kandiller ve bayram günleriyle ilgili de durum böyledir.

 

Aziz olan rabbimiz biz kullarının, sapıklığa düşmemesi, hidayet yoluna girmesi ve rızasına ermesi için, yolumuza nurdan işaret levhaları koymuş; azmimizi, kararlılığımızı pekiştirmemiz için belli istasyonlara bonuslar, promosyonlar gizlemiş. Senenin belli günlerine belli ibadetler, farklı gecelerine farklı sevaplar, Ramazana ayrı müjdeler, Hacca ayrı mükâfaatlar, hep gözlerimiz açılsın, gönüllerimiz uyansın diye…

 

"Allah Teâlâ Şaban'ın on beşinci gecesi kullarına nazar eder ve yeryüzü halkından şirk koşanlarla haset edenler hariç, bütün müminleri mağfiret eder." (İbn i Mâce)

 

Ne mutlu o geceye rükûda yakalananlara…

 

Ne mutlu o gece secdeye kapananlara…

 

Ne mutlu geceye gözyaşı katanlara…

 

Ne mutlu o gece Beraatı kapanlara…

 

“Ey iman edenler! Rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin (emirlerine uygun yaşayın) ve hayır işleyin ki umduğunuza erişesiniz”.(Hacc 77).

Bu makale 358 defa görüntülendi.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye