BEN AYVAZ’IN YALANCISIYIM..!

10.12.2019
Mustafa AKMEŞE

BEN AYVAZ’IN YALANCISIYIM..! / Mustafa AKMEŞE

 

Ali Usta, evlerinin az ilerisinde oturan
dost davetinden dönüyordu.
gece, yarısını geçmişti.
dostlar, açılsın, keder atsın diye çağırmıştı ama
konuştukca, nasihat , yol gösteren arttıkça ,
daha da mı herşey ağırlaşıyordu ne..
illaki onlar da üzülüyordu Ali ustanın başına gelene..
muhabbet sırasında bir çay veya bilirsiniz işte meyva arası verilince
konuyu dağıtıp mesela ülkenin ekonomisinden, spora,
siyasete varan sohbet açılır,
dostların ortamı yumuşatmak için şaka espri yaparlar ya.

 

Ama her seferin de Usta’nın
içindeki acı kovuğuna çekilmiş bekler durur taşmak için işte..

Yürüyecegim dedi ,
ısrar etmeyin,
yürecegim..
bir yaz gecesiydi.bir cigara yaktı ,agır agır yol aldı evine doğru.
uzaklardan gelen köpek sesleri,
agaçları hışırtısı bir de ayın onbeşiydi ,
gece tüm güzelliğiyle tam bir dost eli gibi sarıp sarmalamıştı bedenini
iyi geliyordu ona..

Eve yaklaşırken ,hemen sag taraftaki
asırlık çınarın ordan bir çıtırtı geldi,
irkildi ve ,
‘’kim var orda’’
‘’benim Aliağa ,ben Ayvaz ‘’...
gecenin yarısında mahallenin meczubu,
bizim Ayvaz’dı..
çocukların çok zaman eziyet ettigi,
büyüklerin varlıgını farketmediği
onlar için mahallenin deli Ayvaz'ı işte

mahallede bir Ali usta
ayvaz'a
giderken gelirken selam verir hal hatır sorar ,
normal insana ne yaparsa ona da aynısını yapardı..

Ay bulutların arkasına gizlenmiş,
çınarın koyu gölgesinde sırtını ağaca vermiş
karanlıkta oturuyordu Ayvaz.

sanki birini,Ali ustayı bekler gibi bir hali vardı
ilginç..
selam verdi usta,selamı aldı.
ha unutmadan,
Ayvaz’ın bu rahatsızlığı 15 yaşlarında olmuş.
ortada konuşulana göre,
öğle vakti,uyumak için kıvrıldığında odanın köşesine
üzerine bir koyun postu atıvermiş anası,


uyanınca Ayvaz korkmuş ve…

öyle işte.

Kısa bir amerikan ver, Usta dedi.
sesindeki tını degişmiş miydi ne.
iki sigara çıkardı Usta ,
aldı, kokladı ve dudakların arasına koydu. .
çakınca çakmağı ,ateşe doğru
uzattı başını Ayvaz.
yüzünü gördü bir an Ali usta .
yüzü aynıydı ama ,sima aynı sima degildi sanki.
hani her zaman yüzünde çakılı kalan bir gülen hal vardır ya..
işte o yoktu. .
durmadı üzerinde Ali usta..

asırlık ağaç, gece ve uzun bir sessizlik ,
içilen sigara ,çekilen ,üfürülen sanki hayattın acısıydı..

Ayvaz sigarıyı önündeki kütüğe basmak için eğildi ,
sonra birden Ali ustanın elinden sımsıkı tuttu.
irkildi usta.hafif telaş sardı ,
sonra ustanın elini yüzüne doğru götürürken,
ayın şavkı vurdu Ayvaz’ın yüzüne..
ah..
kara gözleri kan çanagına dönmüştü.
ağlıyordu Ayvaz.

ama nasıl aglama bir bilseniz..
insan öyle göz yaşı döker de
hiç ses çıkmaz mı

Ustanın sımsıkı tutulan elini
önce göz yaşıyla ıslanan yanaga ,
sonra dudaklarına götürdü,
ellerini yavaşca öptü

sonra başını
ustanın yüzüne doğru yaklaştırdı
sanki asırlık çınar duymasını istemiyor gibi fısıldadı;
çok üzüldüm dedi.
çoook..
başına gelene ..
üzülme dedi,
elini sımsıkı tutarken..

O an işte o an ,
hani gök çatlar da boşalır ya Rahmet..
hani barajın kapagını açarsın,
köpürür fışkırır sular ya..
işte öyle bir şey di, Usta’ya olan..
hıçkıra hıçkıra ağladı Ali Usta..
gözlerden akan ,boşalan
aylardır taşıyıp
bir türlü atamadığı zehirdi.

dost bildiği kimsenin yapamadığını yapan
içindeki zehri boşaltan adam,
mahallenin meczubuydu..

Ne kadar zaman geçti bilmez
durulur, yatışır Usta.
o zaman
Ayvaz biraz daha yaklaşır ,ve sesini daha da kısarak
başı hafif göğe çevrilmiş halde mırıldanır..
‘’böylesi durumlarda acının bir hakkı olur Usta.
hakkı kendine kullan..
şikayet etme..
ben haklarımdan vaz geçtim.
de.
bir hakkım varsa eger ,
çekilen acıya bedel;
beni sev.
sev beni
de’’ ..

der ve kalkar yavaşca..
simasına her zaman ki o gülen hali yeniden sinmiş halde
‘’anam merak eder’’ diyerek karanlığın içinde kayboldu. .

Usta oturur haldeyken bile taşıyamaz bedenini.
uzanır topraga,ellerini ensesine alır göğe bakar.
ne zamandan beri bakmadığı kubbeyi seyrederken,

İlahi der,
o söyledi.
bilirsin , gördün işte.
bana edilen ne varsa
sana şikayet etmem…
varsa yaşanan acıya bedel ,
ben senin sevgini dilerim..

sevgini..
sev beni.bırakma elimi.
bırakma işte..

Ey yolcu,

yol zordur..
yolu kolay edecek olan yolun sahibidir.
de ki ona;
İlahi, elime diken dahi batmadan
bir yolculuk ver bana..
müslüman olarak al canımı ve
cennetliklerden et..

bu sana kolay İlahi..
kolay…
mülk senin, yol senin,
de
nazlan işte.
ona nazlanmayacagız da kime nazlanacağız be dost.

buna ragmen
eger yol
bir acı getirip dayamışsa kapıya,
bil ki,
bir yerlere hazırlıyordur Rabbin seni..

sıkı dur,
mızlama yutkun..

halkın dediklerine de aldırma ,
muhabbet sofralarının çerezidir çok zaman
bir başkasının acısı..
ta ki benzer bir acı sahibini vuruncaya kadar...

Kulların verdiği acıyı şikayet etme.
O BİLİR İŞİNİ..

sev beni de,
tut elimden..

AYVAZ ÖYLE DEDİ..
ben onun yalancısıyım!..

Yorum Ekle
Yorumlar
mustafa akmeşe

12.12.2019

Aziz kardeşim, hani insan güzel bir şey görür,güzeldir işte.güzele güzel demek gerekir ya. teşvik olsun diye,güzel işleyene. bir de taşkınlıklarımız vardır ,görür durduğumuz.düzeltilmeye muhtaç. ama çok zaman sessizce yanından geçip gittiğimiz. sözün duyuldu.bilesin diye yazarım. tşk ederim..
Aziz Karaman

10.12.2019

Başarılı bir hikaye anlatımı. Tasvirler çok canlı. Hikayedeki duyguyu adeta yaşıyorsun.
Enti Halı / Makina halıcılığında ÖNCÜ