Ahmet Gürbüz / Meleklerin İsimlendirdiği Gece
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

Meleklerin İsimlendirdiği Gece

21.03.2018

Ahmet Gürbüz

“Gel ha gel ey gül Nesimi

 

Geldi yine gül mevsimi

 

Bu feryat bülbül sesimi

 

Ah u efganı güldür gül”.

*

Manevi muştularla dolu, semanın yere yaklaştığı, müminlerin ruhlarını ve bedenlerini rahmani esintilerin çepeçevre kuşattığı bir iklime daha kavuşmuş bulunuyoruz.

 

Müjdeler olsun, mübarek olsun.

 

Nasıl ki takvimleri maddi tezahürlerine göre bahar, yaz, kış diye mevsimlere ayırıyorsak, dini yaşantımızı tanzim eden hicri ayları da manevi bakımdan böyle mevsimlere ayırabiliriz.

 

Mesela Zilkade, Zilhicce ve Muharrem aylarını içine alan günlere ‘Hacc Mevsimi’, ‘Hacc Ayları’ diyoruz. Aynı şekilde Recep, Şaban ve Ramazan aylarının içinde bulunduğu mevsime de ‘Üç Ayları’ deriz.

 

Haccın faziletini anlatmaya bu sütunlar az gelir. Şu kadar ki; “Kötü sözler söylemeden ve günah işlemeden hacceden, anasından doğduğu gündeki gibi günahsız olarak (memleketine) döner”.(Müttefekun Aleyh

 

Üç ayların ilki Recep ayı, aynı zamanda ‘Haram Aylar’dandır. Maalesef dini bir mükellefiyet de gerektiren ‘haram aylar’, neredeyse literatürden tamamen kalktı. Oysa cahiliye Araplarının bile hürmet ettiği, savaşları terk ettiği, hatta insanların kan davalısını bile gördüğü halde görmezlikten, duymazlıktan geldiği aylardır. Bundan dolayı olsa gerektir, Receb ayını ‘receb ül esamm’ yani sağır ay diye isimlendirmişlerdir. Ama günümüz modern Müslümanların duymazlığının, görmezliğinin izahı mümkün değil ne yazık ki!

 

“Şüphesiz gökleri ve yeri yarattığı günden beri Allah katında ayların sayısı, Allah’ın kitabında on iki aydır. Onlardan dördü (olan Zilkade, Zilhicce, Muharrem, Receb) haram olan (hürmet gereken aylar)dır. İşte dosdoğru din (hesap) budur. O halde onlarda (savaşıp saygısızlık ederek) kendinize yazık etmeyin”.(Tevbe 36)

 

Bu ayların isimlerini efendimiz (sav), “Haram aylar; Recep, Zilkade, Zilhicce ve Muharremdir” diye sayarak tesbit etmiştir.(İbn i Cerir)

 

Efendimiz (sav) bu aylara ayrı bir ihtimam gösterirdi. Çevresindekilere de bunu hissettirir ve onları da buna teşvik ederdi. İbadetlerini her zamankinden daha da yoğunlaştırır, özellikle oruç ve istiğfarını artırırdı. Meşhurdur; kâinatın sevgilisi Ramazan dışında en çok Receb ayında oruç tutardı.

 

“Recep ayında Allah ü Teâlâ’ya çok istiğfar edin; çünkü Allah ü Teâlâ’nın Recep ayının her vaktinde Cehennemden azad ettiği kulları vardır. Ayrıca Cennet’te öyle köşkler vardır ki, ancak Recep ayında oruç tutanlar girer”.(Deylemi) 

 

Enes b. Malik (r.a)’den gelen bir rivayette, Resûlullah (sav)’in Recep ayına girdiği zaman şu şekilde sıkça dua ettiği haber verilmiştir.

 

“Allah’ım Receb ve Şaban’ı bize mübarek kıl. Bizi Ramazan’a ulaştır”.(A.Hanbel)

 

Meşhur hadislerden birinde de Allah Rasulü; “Receb Allah’ın ayıdır. Şaban benim ayımdır. Ramazan da ümmetimin ayıdır”, buyurmuştur. Receb ayını Allah (cc)’a izafe ederek büyük bir paye vermiştir. Her şey Allah’ın iken bu ne demektir, diyen bir arkadaşına da: “Bu ay Allah’ın kullarının affına tahsis edilmiştir” dediği aktarılmaktadır.

 

Receb ayının faziletlerinde biri de, Regaib gecesini içinde barındırmasıdır. Yani Receb ayının ilk Cuma gecesi, perşembeyi Cuma’ya bağlayan gece. Hicri takvime göre gün hilalle başladığı için bir öncesi günün akşam ezanıyla yeni gün başlar.

 

Melekler böyle isimlendiriyor bu geceyi.

 

İçerisine rağbet edilecek ikramların, ihsanların, keremlerin, lütufların bolca serpiştirildiği için bu geceye Leyle tür Regaip denilmiştir

.

İbni Asakir’in rivayetinde, duaların red olunmayacağı beş gece sayılırken önce Regaib zikredilmiş. Sonra Şaban ayının on beşinci gecesi; Bereat gecesi. Daha sonra da Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban Bayramı geceleri.

 

Allah’ın günleri, ayları, yılları birbirinin aynı iken, biteviye deveran edip dururken böyle günlere, aylara özel manalar yüklenmenin ne gereği var, diye bir şey fısıldayabilir şeytan.

 

İnsanın kendi kendini sığaya çekmesi ve yenilenmesinin, niyet tazelemesinin, tevbe ve istiğfar etmesinin kaçınılmazlığı ortaya çıkmaktadır bence böylece.

 

Yani değişime davet edilmekteyiz.

 

Ne mutlu fırsatları değerlendirebilenlere !!.

 

 “O halde (bir iş ve ibadeti bitirip) boş kaldığın zaman, hemen (başka bir işe/ibadete) koyul.

Ve (her zaman) ancak Rabbine rağbet et (O’na sarıl ve O’ndan iste).

Yorum Ekle
Yorumlar
Halil Gürbüz hoca

22.03.2018

Perfect Allah razı olsun.
Hikmet KARA

22.03.2018

Kalemine sağlık hocam.
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
Kardelen Sigorta 0535 828 30 05