Yeni Bir 28 Şubat’a Uyanmak

01.03.2019
Mehmet Yavuz AY

Yeni Bir 28 Şubat’a Uyanmak / Mehmet Yavuz AY

Nereden Nereye!

‘Cumhur İttifakı’nın ne olduğuna ilişkin, Cumhurbaşkanı Erdoğan imzalı 6 maddelik bir manifesto yayınlandı. 2, 3 ve 4ncü maddeleri şöyle:

“Milletin emrindedir.”

“Hak ve hakikatin savunucusudur.”

“Zalimlerin karşısında, mazlumların yanındadır.”

Evet, söylendiği gibi olunmalıdır.

Ama 22 yıl sonra yeni bir 28 Şubatın koyu gölgesi üzerimize düşüyor.

28 Şubat’ın plânlandığı Ankara’da, sivil  toplum kuruluşları, darbe mağdurları, adliye önünde basın açıklaması yapamadı. Valilik; izin vermeme, başka yer gösterme, oyalama, son anlarda adliyenin başka bir yerine izin verme gibi yaklaşımlarıyla, başta Mazlumder olmak üzere diğer STK’ları değersizleştirme yolunu seçti.

Kimden ve neden korkuluyor? Nereye doğru gidiyoruz? Meşru ve barışçı bir basın açıklamasına engel olmanın kime faydası olabilir?

28 Şubatın bizzat mağdurları arasında bulunan hükümet yetkilileri; darbenin, hukuksuzluğun kınanmasından, haksız yere mahkûm edilmiş yüzlerce insanımızın hatırlanmasından niye rahatsızlık duyar?

Necmettin Erbakan, ‘Susurluk Olayı’na “fasa-fiso” dediği gün temsil ettiği misyon, büyük yara almıştı. Eski Türkiye’nin günah galerilerinde izi bulunmayan Refah Partisi, kim ve ne adına böyle bir sahiplenmeye gitmişti, hâlâ soru işaretidir.

Bugün aynı hataya, AK Parti iktidarı ve bürokrasisi düştü maalesef. Darbecilerin, vesayetçilerin suç ortağı olmayan AK Parti, Ankara’da, 28 Şubat mağduru insanları yok saydı. Makul bir açıklamaları varsa duymak isteriz.

Mağduru olunan darbeci, vesayetçi düzenin; insanlarımıza, ülkemize yaşattığı acıların, üstü örtülüp unutturulmaya çalışılmamalıdır.

Manifestonun ilgili maddeleri, tarih önünde hayırla yad edilmeyi bahşedecek muhtevada. Hükümeti, kendi ilân ettiği ilkelere uygun davranmaya çağırıyoruz.

“Hak ve hakikatin savunucusu” olmak, hepimizin görevi. Kime dayanacağımızı, kime güveneceğimizi iyi bilmeliyiz.

İnsanın kalıcı olamadığı yeryüzünde, ne denli güçlü olursa olsun iktidarlar da geçicidir. Zaman, insan- servet- güç yutan kara delik gibidir.

İnsan neye güvenirse dünyada,  gün gelir elinden alınır.  

28 Şubatlara karşı, ne yapmalı?

“Altın orta”da, iki ucun aşırılıklarından uzakta, haysiyet mücadelesi vermeliyiz.

Ulus devlet mantığı; ayrıştırmak, yok saymak, ötekileştirmek üzerine kurguya devam ederek ayakta kalmayı hedeflemektedir.

Ümmeti ulusa indirgediğinizde; insanı küçültür, toplumu zayıflatır, devleti kuşatır nevzuhur bir güç, yeni 28 Şubatlar tezgâhlamaya devam eder. Müslim, gayrimüslim ülkemizde yaşayan tüm öbekler ümmetin parçasıdır. Tüm gurupların aidiyet duygularını güçlendirdiğimizde, ‘Hedef Ülke Türkiye’ diz çökmeyecek, ayağa kalkacak, gerçek düşmanlarına karşı her an hazır olacaktır.

28 Şubatları engellemek ‘Biz’ olmakla alakalı.  Tabelâlar, başkalarının tanımladığı kimlikler, içi boş kafalar, din-mezhep-meşrep ayrışmaları, devlet gücünü arkasına alma zaafları, ötekileştirme hastalıkları, toplumsal bünyemizin bağışıklığını kemirmeye devam ediyor.

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın, “Bin yıl sürecek denen 28 Şubat millet iradesi ve basiretiyle tarihin çöplüğüne atıldı.” değerlendirmesinde bulunmuş. Can-ı gönülden öyle olmasını isteriz ama, bu değerlendirmenin sahada olumlu karşılığı yok.

İslâm’ın ve samimi dindar Müslümanların meşruiyet sorunları devam ederken,

15 Temmuz; 28 Şubatı, darbecileri, vesayetçileri diriltmeye alet edilmişken,

28 Şubat mağdurlarının sorunları çözümsüz bırakılıp ötelenirken,

Eski Türkiye’nin darbeci, vesayetçi odaklarının suç ortağı olmayan AK Parti iktidarı, statükodan yana tepkiler verirken,

Düşünce, tespit, kanaat ve algılarımız bu yöndeyken,

28 Şubat’ın bittiğini söyleyebilir miyiz?

Aksini iddia eden varsa dinlemeye hazırız.

 

28.02.2019, Kardelen/Ankara

Yorum Ekle
Yorumlar
Süleyman GÖNCÜ

20.03.2019

Var oluş nedeni olan darbelerin Türk toplumunda yarattığı travma ve ayrıştırmalar olan iktidar,zalimlerden hesap soramanın bedelini,mazlumların ahlarıyla ödemek istemiyorsa,çözüm için bahane üretmekte mahirleşti.
Selçuk güral

13.03.2019

Devleti yönetenler sizce sizin kadar ferasetsizmi
Hidayet ÇELİK

03.03.2019

Lafı sözü eğip bükmeden, doğrudan hedefe yönelik haklı eleştirler olarak gördüm yazının içeriğini. Eleinize sağlık...Teşekkürler...
Ahmet Pak

01.03.2019

Tebrikler
Mahmut AY

01.03.2019

Beğendim, harika..
Feytullah Ceyhan

01.03.2019

Teşekkür
Recep Galip

01.03.2019

Teşekkür ederim
Necati Telli

01.03.2019

Tebrikler
Ahmet kılıç

01.03.2019

Allah razı olsun abi güzel tespitler
Erdoğan Dönmez

01.03.2019

28 Şubatların tekrarlanmayacağının garantisi olarak görüyoruz sizleri. Kaleminize sağlık.
Yahya ÖZTÜRK

01.03.2019

Tebrikler kardeşim. Mevcut konjonktürde durumu tarif eden en gerçekçi 28 Şubat yazısı diyebilirim.Yalakalıktan ,ilkesiz boş sözlerden uzak , gerçekçi bir yaklaşımla meseleyi masaya yatırmışsınız.
Ali Dilsiz

01.03.2019

Yazının tamamını,hakkı sötleyen yapıcı bir tenkid olarak görüyorum ve her cümlesine katılıyorum. Rabbim bu çizgide daim etsin.
Hüseyin Çolak

01.03.2019

Ders alması gereken ler umarım bir şeyler çıkarır
Abdullah Aydın

01.03.2019

Kaleminize sağlık, Teșekkür ederiz.
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye
Yazarın diğer yazıları