KAOS ÇAĞI

27.04.2019
Mehmet Yavuz AY

KAOS ÇAĞI    / Mehmet Yavuz AY

“Aklın ve bilimin ışığında” yürümeyi kutsayan modern zamanların modern insanları eliyle tarihin çok farklı bir evresine, “Dijital çağa” geldik. Bilim, teknik, teknoloji marifetiyle insanlığın mutluluğa erişeceği, cennetin yeryüzünde kurulacağı inancının kibirli coşkusuyla “Tarihin sonu” ilân edilmişti. Her türlü bağdan kendini âzade etmiş, geçmiş ve gelecek tasavvurundan uzak, an’ı yaşayan yığınlara dönüşen insanlarla karşı karşıyayız.

Dijital çağın baş döndürücü teknolojik gelişmeleri insanlığı, KAOS kara deliğinin kenarına getirdi.

Nasıl mı?

“İnsanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden.”

“Karada ve denizde düzen bozuldu.”

Sınır tanımaz teknolojik üretimin endüstriyel atıkları ile topraklar kirletildi. Yapay gübrelerle kimyasal dengesi bozuldu. Taşlaştı, ürün veremez hale geldi. Yeraltı suları kirlendi. Tatlı su kaynakları azalıyor, tuzlu suya dönüşüyor. İklimler değişiyor. Kuraklık ve kıtlık artıyor. Yaz ortasında büyük sel felâketleri yaşanıyor.

Doğal beslenme kaynaklarımız daralıyor. Bilimsel kılıklı genetik oynamalarla organik yapısı bozulmuş zehirli meyve, sebze ve tahıllarla insanlık ciddi tehdit altında. Geçim sıkıntısı büyük kitleleri vuruyor. Dünya nüfusunun en fazla % 10’u kaynakların büyük bölümüne rahat erişiyor. Tufanlar, tayfunlar, depremler artıyor. Tsunami gibi yeni felâket türleriyle yakından tanışıyoruz. Sonsuz haz, sonsuz hız, talebe dayanmayan adeta dayatılan dijital üretimin sanal dünyasında kaybolan insan ve insanlık! Bu gidiş nereye?

Çevre, beslenme ve fizikî felâketler aslında insanlığın tükenişinin, kendi elleriyle kendisini bitirişinin sonuçlarıdır. Asıl canyakıcı olan; insanın varoluş, düşünce, inanç, ahlâk, ilke, tutarlılık, sevgi, merhamet, sorumluluk, adâlet gibi anlam dünyasının altüst oluşudur. İnsanın hayatını kolaylaştıran âletlerin ve diğer eşyaların tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar insanı kuşattığı günümüzde insan mutlu değil. Aile bağlarının giderek zayıfladığı modern zamanlarda insan yalnız, bunalımlı, kompleksli, şiddete meyilli, aşırı bencil, merhametsiz ve sevgisiz. Dijital Çağ, ardında büyük yıkıntılar bırakan bir Kaos Çağı artık… İnsan kokuyor! 

Alkol, uyuşturucu kullanımı ürkütücü boyutlarda hayatımızı altüst ediyor. Kullanma yaşı on ikilere kadar inmiş durumda. Terör, asimetrik savaşın yeni boyutu olarak herkesi etkiliyor. Cinayetler, katliamlar, intiharlar hayatımızın ayrılmaz parçası haline geldi. Ölen niye öldüğünü, öldüren niye öldürdüğünü bilmiyor. Şiddet ve katliamlar bilgisayar oyunlarının ana teması. İnsan duyarlığının merhamet merkezine giden yolları oralarda tıkıyorlar.  Kötü ve iyi yer değiştiriyor. İnsanlık sürükleniyor. Kanaat, bereket, nasip gibi kavramlar hayatımızdan çekip gitti. Dayatılmış tüketimin nesnesi olmaya direnecek takatimiz yok.

Fiziki ihtiyaçlara güdülenmiş diğer canlılara dönüştük. Önce insan robotlaştı; robotlar ve yapay zekâ sonra hayatımıza girdi. Karasıyla deniziyle her yerde düzen bozuldu: “İnsanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden.” İnsan faaliyetlerinin yıkıcı sonuçlarının bir kısmı, maddî manevî felâketler olarak karşımıza dikiliyor. İnsan ruhu, bedeni, yeraltı, yerüstü ve gökyüzü; kaosun kara deliğine sürüklenişimizin alarm sirenlerini çalıyor. Yanlışlarımızı görelim, geri dönelim için… Tüm felâketler, yanlışları doğruları ayırt etmemiz için verilmiş fırsatlardır. Her şeyi yerli yerince yapmaya başladığımızda, çürümenin önüne geçebiliriz. İnsan olduğumuzu, diğer canlılardan farklı olduğumuzu hatırlamamızın zamanıdır.

“Bunların tamamı, son tahlilde, insanın Allah’a ve mutlak mânevî /ahlâkî değerlere karşı umursamazlığının ve bunun yerine, ‘maddî ilerleme’yi tek önemli hedef sayan inançlara tutsaklığının bir sonucudur” (Muhammed Esed)

 

27.04.2019, Kardelen/Ankara

 

Mehmet Yavuz AY

Yorum Ekle
Yorumlar
Hüseyin Şaşmaz*Uzun

29.04.2019

Dijital Çağ, ardında büyük yıkıntılar bırakan bir Kaos Çağı artık… İnsan kokuyor! https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=650152985436106&id=100013242319421
Ahmet N.Boynuegri

28.04.2019

Değerli kardeşim, bu son derece doğru tespitleriniz bile artık dünyada mevcut düzenin çıkmaz sokakta son bulduğunu gösteriyor. İnşallah Yüce Yaratan iyice bunalan ve kurtuluş arayan insanoğlunu, en ilkeli başkaldırıyı dillendiren bu millet sayesinde bu kaostan kurtaracak. Emeğine ve ellerine sağlık...
Hidayet ÇELİK

28.04.2019

Dinimiz insanoğluna üç temel alanda sorumluluk yüklemiştir. 1) Doğaya karşı 2) Hayvanlara karşı 3) İnsanlara karşı. Bu sorumluluklarını yerine getirme konusunda yeterli olmayan insanlık doğayı tahrip etmiş, ekolojik dengeyi sağlamada çok büyük katkısı olan birçok hayvan neslini büyük bir aç gözlülükle tüketmiş ve insanlara karşı sorumluluklarını yeteri kadar yerine getirmediği için de kendi özüne yabancılaşmıştır. Bunların sonucunda bilim ve teknolojide bu kadar ilerlemesine rağmen iç huzuru bulamamış, bunalımdadır. Çözüm ise bir an önce dinimizin çizdiği rotaya tabi olmasıdır...Bu umut var mıdır...? İyimser bir bakış açısı ile baksak dahi, çok fazla olmadığıdır... Yazınız bizlere bu eksikliklerimizi gösteren güzel bir yazı olmuş....Teşekkürler. Elinize sağlık...
Hidayet ÇELİK

28.04.2019

Dinimiz insanoğluna üç temel alanda sorumluluk yüklemiştir. 1) Doğaya karşı 2) Hayvanlara karşı 3) İnsanlara karşı. Bu sorumluluklarını yerien getirme konusunda yeterli olmayan insanlık doğayı tahrip etmiş, ekolojik dengeyi sağlamada çok büyük katkısı olan birçok hayvan neslini büyük bir aç gözlülükle tüketmiş ve insanlara karşı sorumluluklarını yeteri kadar yerine getirmediği için de kendi özüne yabancılaşmıştır. Bunların sonucunda bilim ve teknolojide bu kadar ilerlemesine rağmen iç huzuru bulamamış, bunalımdadır. Çözüm ise bir an önce dinimizin çizdiği rotaya tabi olmasıdır...Bu umut var mıdır...? İyimser bir bakış açısı ile baksak dahi, çok fazla olmadığıdır... Yazınız bizlere bu eksikliklerimizi gösteren güzel bir yazı olmuş....Teşekkürler. Elinize sağlık...
Abdullah Aydın

28.04.2019

Kaleminize sağlık, yerine oturan tespitler, teşekkür ederiz.
Ayten Durmuş

27.04.2019

İnsanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden.” “Karada ve denizde düzen bozuldu.” Anlaşılan o ki insan önce doğru bilgilenme yollarını kaybetti. Doğru bilgilenme yollarını kaybedince, düşüncelerinin makamı olan kalbi bozuldu. Kalbi bozulunca, sevginin makamı olan gönlü tahrip oldu ve yanlış şeyleri sevmeye, yanlış şeylerden nefret etmeye başladı. Bunun sonucu olarak da insan, hazlarının ve göz zevkinin kölesi, esasında kendisinin kulu haline geldi. kaleminize sağlık. " İnsan olduğumuzu, diğer canlılardan farklı olduğumuzu hatırlamamızın zamanıdır." cümleniz, başlangıç noktamızın kendimiz olduğuna bir kere daha işaret ediyor. Yazara, güzel değerlendirmeleri ve kıymetli tespitleri için tekrar tekrar teşekkür eder, hürmetlerimi arz ederim.
Yahya ÖZTÜRK

27.04.2019

Değerli tespitleriniz için tebrikler.
CAN YILDIRIM

27.04.2019

Tamamına imzamı atarım
CAN YILDIRIM

27.04.2019

HEPSİNE KATILIYORUM
Mahmut Ay

27.04.2019

Tamamına imzamı atarım.
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye
Yazarın diğer yazıları