22 Temmuz 2019 Pazartesi •

Medeniyet Ve Kültür Aynı Şeyler mi?

27.12.2018
Mustafa YILDIZ

Bazı terimler ve kavramlar anlam bakımından biribirlerine yakın anlamları içerdiklerinden, çoğu zaman özellikle yazıda kullanırken dikkatsiz davranarak anlamları dişında veya ilgisi olmayan manalarda kullanabiliyoruz.

Kimi zaman dar bir ortamda, sınırlı sayıda insan karşısında yapılan konuşma veya sohbet esnasında kelimeleri ve kavramları yerli yerinde kullanmadığımız olabiliyor.Ancak mahalli ile sınırlı kaldığından, bir müddet sonra da unutulma ihtimali olabileceği farz edilerek tolere edilebiliriz.Oysa aynı hata yazı olarak naşredildiği zaman hem önem arz ediyor, hemde zarar verme ihtimali hasıl oluyor.Zira, sözlü ifadeler an itibariyle hazirunu bağlarlar ve zamanla belki unutulabilirler.Ancak yazı gelecek nesillere de miras kalacağı için, yanlış olan veya yanlış anlaşılan şey nesilden nesile aktarılarak devam edeceğinden son derece önem arz eder.

Nesiller arası bağı/bağlantıyı sağlayan araçların en önemlileri arasında “Yazı” ve “Dil” gelmektedir.Demek ki, miras olarak kalacak bilgi aktarılırken kullanılan “Dil”e ve yazılan “Sözcükler”e dikkat etmek gerekir.

Daha önceki bir yazımızda “İslam dini” ile ilgili doğru diye bilinen bazı yanlış kavramlara kısaca değinmiştik.Tespit ettiğimiz bütün yanlış kullanımları bu sutunlarda uzun uzadıya geniş kapsamlı anlatımlar şeklinde izaha çalışmak kitap hacminde olacağından, bir iki hususa değinirsek şayet meramı anlatmak babından yeterli olur kanaatindeyim.

Bizce sıkça kullanılan ancak sözcük anlamları biribirlerine yakın olduğundan, bazen eksik ve bazen de yanlış anlamlarda kullanılan terim ve kavramların belkide en başında gelen “Medeniyet”, “Kültür” ve “Uygarlık” kelimeleridir.Hemen hemen her yazı ve konuşma esnasında rahatlıkla kullandığımız tabirler olmalarına rağmen, çokta doğru yer ve zamanda kullandığımızı söyleyemeyiz.

Bu tabirler mahiyet olarak birbirleri ile iç içe olduklarından, haklı olarak yazarken veya konuşurken birbirlerinin yerine kullanma durumu olabiliyor.

Bundan ötürü mümkün olduğunca doğruya en yakın tarif ve tanımlarını yapabilirsek şayet, yanlışın nasıl ve nerede yapıldığı da ortaya çıkmış olacaktır.Bu terimlerle ilgili çokça tarif ve tanımın yapılması elbette mümkündür.Nitekim bu kavramlarla ilgili bir hayli tarifler de yapılmıştır.Kısa olarak tanımlayacak olursak şayet;

Kelime olarak medeniyet; Arapça kökenli olup, “Bir ülke veya toplumun maddi ve manevi varlıklarının düşünce, sanat, bilim, teknoloji vs. ürünlerinin tamamı”nı ifade eder. Genellikle de “Uygarlık”la eş anlamlı olarak kullanılır.

TDK.tarafından yapılan “Medeniyet” tanımı ise; “Bir millet ve toplumun maddi, manevi varlığına ait üstün niteliklerinden, değerlerden, fikir ve sanat hayatındaki çalışmalardan ilim, teknik, sanayi, ticaret vs. gibi sahalardaki nimetlerden yararlanarak ulaştığı bolluk, rahatlık ve güvenlik içindeki hayat tarzı, yaşama biçimi”..şeklinde tanımlanmıştır.

“Medeniyet” ve “Uygarlık” çoğunlıkla eş anlamlı kullanılmakla birlikte, uygarlığın daha geniş bir anlam taşıdığını ifade etmek mümkündür.”Medeniyet”; belirli bir insan topluluğu veya topluluklarının belirli bir coğrafya üzerinde ve belirli bir zaman içerisinde ortaya koydukları değerlerle sınırlı olmasına karşı, “Uygarlık” kavramı ise; binlerce yıl devam ederek gelen gelişmeler sonunda, insan aklının bilim ve teknolojisinin katkısı ile ortaya çıkan ve tüm insanlığın eseri ve malı olan evrenselliği söz konusudur.Uygarlıkta aynı zamanda her ülkenin ve ulusun katkısı da vardır.”Uygarlık” bir yönüyle bir “Terkip”tir denilebilir.

“Kültür” ise; ”Her topluluğun kendine mahsus yaşayış ve davranış tarzı” yahut, “Bir toplumun tarihsel süreç içinde ürettiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı her türlü maddi ve manevi hasletlerin bütünü” diye tanımlanabilir.

Kıyaslama yapmak gerekirse şayet; Kültür, hususi bir özellik taşırken, medeniyet daha genel bir anlam içerir.Daha bariz ifade ile, medeniyet, milletlerarasıdır. Ancak kültür millidir.Medeniyet toplumdan topluma geçebilir, fakat kültür geçmez.Bir millet medeniyetini değiştirebilir ancak kültürünü değiştiremez.Medeniyet usul ve akıl aracılığı ile elde edilir, kültür ise “İlham” ve “Sezgi” ile yeşerir.Medeniyet iktisadi, hukuki, dini ve ahlaki fikirlerin toplamıdır.Kültür ise estetik, ahlaki ve dini duyguların toplamıdır.Yani birinde maddi katkı çokken diğerinde manevi yön daha ağırlıktadır.

Medeniyet dışta belirmiş kavramlardan ve kurallardan meydana geldiği için, objektif bir gözle bakma imkanı vardır.Ancak kültürü oluşturan duygular içten ve yürekten geldikleri için, incelenmeleri ancak inançla mümkündür.Kültür gelenek ve görenekleri içinde barındırırken kısmen “Statik”tir, medeniyet ise sürekli kendini yenilediği için “Dinamik”tir.

Medeniyet aklı ve bilimi öne aldığından sürekli gelişim ve değişim halindedir.Kültür değişime uğrarsa yozlaşır ve zamanla yok olur.

Medeniyet ile kültür etkileşim halinda olduklarından, medeniyetini kuramayanlar kültürünü de uzun süre koruyamazlar.Kültürünüze uygun medeniyet kurulmaz/kurulamaz, fakat medeniyetin baskısı ile kültürünüz yozlaşabilir.

Biribirine yakın anlamlara geldikleri ve sık sık eş anlamlı olarak kullanılan bu kelimelerin gerçekte farklı oldukları anlaşılmaktadır.”Medeni insan” derken kastedilen ile, “Kültürlü insan” derken kastedilen aynı şey değildir.

 

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Dürümiye / Lezzete Davetiye