Küreselleşme Bağlamında Şehir ve İslam-III

26.03.2018
Osman KAYAER

3-­‐ Kuran-­‐ı Kerimde şehre dair temalar

 

Bilindiği  üzere  İslam’ın  ana  kaynağı  Kur’an-­‐ı  Kerim’dir.  Müslümanlar  için  o,  ilahi  bir kelam olması münasebetiyle mucizevi bir kitaptır ve her ayetinde, hatta her kelimesinde ilahi bir sır ve olağanüstülük vardır. Tarihen sabittir ki O’nun ayetleri Hz. Peygamber tarafından   insanlara   okunmuş,   vahiy   katipleri   tarafından   kaleme   alınmış   ve  hafız sahabiler tarafından ezberlenmiştir. Bu gün dünyanın her yerinde aynı Kur’an-­‐ı Kerim vardır  ve  hiç  bir  mushafta  bir  tek  kelime,  bile  eksik  ya  da  fazla  değildir.  Bu  yüzden herhangi  bir  konuda  İslam’ın  görüşünü  öğrenmek  istediğinizde,  araştırmaya  Kur’an-­‐ı Kerim’den başlamak lüzumu hasıl olur. Biz de İslam’ın “Şehir” konusunda söylediklerini öğrenmek  üzere ilkin ona müracaat edeceğiz.  Böylece  İslam Medeniyeti’nin  şehirlerini daha  iyi  anlama  imkanına  kavuşmuş  olacağımızı  düşünüyoruz.  Bu  manada  Kur’an-­‐ı Kerim’e baktığımızda şunları görmekteyiz.

 

a) tün peygamberler şehre gönderilmtir

 

Kur’an-­‐ı  Kerim’de  kıssası  anlatılan  bütün  peygamber,  badiyelere  (göçebelerin yaşadıkları  yerlere)  değil,  mukim  insanların  yaşadığı  şehirlere gönderilmiştir.  Bunun başlıca  sebebi  olarak  göçebelerin  dağınık  bir  hayat  sürdürmeleri,  görgü  kuralları  ve ahlaki   özellikleri   bakımından   kaba ve vahşi   olmaları   zikredilebilir.   Peygamberlerin şehirlere   gönderildiğine   örnek   olarak   Yasin   Suresinde   kıssası   anlatılan   bir   şehre

gönderilmiş üç peygamberin hikayesini zikredebiliriz.(1 )

 

b) Şehirler, halkının fısk, zulm ve azgınkları nedeniyle yok olurlar

 

Şehirler, varlıklarını sadece maddi zenginlik ile sürdüremezler. Şehirlerin değeri içinde yaşayan insanların ürettiği kültür, sanat ve medeniyet ile de doğru orantılıdır. Geçmişte nice büyük şehirler, içinde yaşayan insanların azgınlıkları ve sapkınlıkları yüzünden yaşanmaz  hale  gelmiş  ve  halkın  bir kısmının  şehri  terk  etmesiyle  yokluğa  mahkum olmuştur. Kur’an-­‐ı Kerim bunun misalleri ile doludur.2  

 

c) Bedevilik (göçebelik) yerilmiştir  

 

Kur’an-­‐ı Kerim’de Bedevilere (Göçebe Araplara) “Arabi” denilmekte onlar ile ilgili olarak pek  çok  ayet  bulunmaktadır.  Bu  ayetlerde  onların kabalığından,  kaypaklığından,  iki yüzlülüğünden ve yalancılılığından hatta iman ettiğini söyleyenlerinin bile henüz inanmadığı, lakin güç karşısında teslim olduğundan bahsedilir.(3 )

 

Bu ayetlerden açıkça anlaşılmaktadır  ki:  İslam,  göçebe  hayatı  yatsımakta  (kötülemekte)  insanları  yerleşik şehir   hayatına   teşvik   etmektedir.  Çünkü   dinin   arzu   ettiği   “Medeni   hayat”   ancak şehirlerde tezahür edebilmektedir.

 

d) Hz. Peygamber ve Kur’an-­‐ı Kerim, şehirlerin anasına gönderilmiştir

 

İslam bir şehir dinidir. Müslüman da şehirlidir.(4)  İslamın temel kaynağı Kur’an-­‐ı Kerim’e baktığımızda bunu rahatlıkla anlarız. İslamın nihai hedefi insanı medenileştirmek ve yeryüzünü  mamur  hale  getirmektir.  Kur’an-­‐ı  Kerim’de  gerek  inanç,  gerek  edep,  gerek ahlak  ve  gerekse  hukuk  ile  ilgili  olarak  anlatılanlar  ancak  şehirli  bir  insanın uygulayabileceği cinstendir. Müslümanların Hz. Peygamberden sonra pek çok şehir kurmaları   ve  başta  Arap  yarımadasındakiler   olmak  üzere  müslüman   olmuş  bütün göçebe kabilelerin yerleşik hayata geçmeleri Kur’an-­‐ı Kerim’in ruhunu iyi anlamaları münasebetiyledir.

 

e) Hz. İbrahim, Mekke’nin kurucusu olarak anlatılmaktadır.

 

Kur’an-­‐ı Kerim’e göre yeryüzünde kurulan ilk ev Kabe’dir ve Hz. Adem tarafından yapılmıştır. Daha sonra Hz. İbrahim, oğlu İsmail ile birlikte harab olmuş Kabe’yi yeniden inşa   etmiştir.   Hz.   İbrahim,   oğlu   İsmail   ve   karısı   Hacer’i   buraya   yerleştirmiş   ve gelecekteki nesiller için Rabbine dua ederek yardım istemiştir. Allah, onun duasını kabul etmiş  ve  böylece  yeryüzünün  ilk  ticaret  şehrinin  inşaası  başlamıştır.  Ziraat  ve hayvancılık  yapmaya  müsait  olmayan  bir  coğrafyada  kurulan  bu  şehir,  tarihinin  tümzamanlarında ticaret ve hac sayesinde sakinlerine müreffeh bir hayat yaşatmıştır.(5)

 

-----------

1) “Onlara peygamberlerin geldiği şu şehir halkını misal olarak anlat. Biz onlara iki elçi gönderdik, ikisini de yalanladılar, biz de üçüncü biriyle onları destekledik. Dediler ki: "Biz, size gönderilen resulleriz." Yasin, 34/13, 14

 

2) Biz bu misallerden sadece bir kaçını zikredeceğiz: * De ki: Yeryüzünde gezin-­‐dolaşın ve bakın mücrimlerin (suçlu, günahkar, azgın topluluk) akibeti nasıl olmuş?! Neml, 27/69, * Biz bir şehri helak etmek istediğimiz zaman, lüks içinde yaşayanlarını fısk (sapkınlık, ahlaksızlık, haksızlık) yapmaya yönlendiririz, böylece azabı hak ederler, biz de orayı darmadağın ederiz. İsra 17/16, * Andolsun Sebe halkının meskenlerinin bulunduğu yer ibretliktir: O meskenlerin sağında ve solunda bahçeler vadı. “Rabbinizin rızkından yeyin ve O'na şükredin. Güzel şehir ve Gafur bir Rab” Sebe, 34/15 Ama yüz çevirdiler; bu yüzden üzerlerine Arim selini gönderdik; onların bahçelerini buruk yemişli, acı meyveli ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan bir araziye çevirdik. Sebe, 34/16

 

3) Arabi (Bedeviler), küfür (gerçeği gizlemek) ve nifakta (fitne çıkarmak) şedidtir. Allah'ın, resulüne indirdiği sınırları aşmaya da teşnedir. Allah alim (çok bilen) ve hakimdir (hikmet sahibidir). Tevbe, 9/97

 

4) Biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki “Umm’ul-­‐Gura” (şehirlerin anası) ve çevresinde bulunanları toplanma gününe karşı uyarasın. Ki, bunda şüphe yoktur: Bir bölük cennette, bir bölük ateştedir. Şura, 42/7

 

5 ) İnsanlar için kurulan ilk ev, Bekke'deki (Kabe)’dir . O, Alemler (insan toplulukları) için bereket ve  hidayettir.   Âl-­‐i  İmrân,  3/96,  *  İbrahim,  İsmail  ile  birlikte  Ev'in  temellerini   yükseltirken:

 

"Rabbi'miz, bizden kabul buyur, kuşkusuz sen işitensin, bilensin." diyordu. Bakara, 2/127, * Rabbimiz,  ben çocuklarımın  bir kısmını,  senin  Beyt-­‐i  Haram’ının  (Kabe’nin)  yanına,  ekinsiz  bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz. Namazı kılsınlar. İnsanların bir kısmını onlara meylettir ki bundan faydalansınlar. Ürünler ile rızıklansınlar. Belki şükrederler. İbrahim, 14/37

 

YAZARIMIZ SAYIN OSMAN KAYAER'İN KONU İLE İLGİLİ YAZDIĞI YAZILARIN 1. VE 2. BÖLÜMLERİ İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKLERİ TIKLAYINIZ

 

http://www.hertaraf.com/koseyazisi-kuresellesme-baglaminda-sehir-ve-islam-1-489

 

http://www.hertaraf.com/koseyazisi-kuresellesme-baglaminda-sehir-ve-islam-2-496

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye
Yazarın diğer yazıları