Küreselleşme Bağlamında Şehir ve İslam-1

11.03.2018
Osman KAYAER

Küreselleşme nedeniyle şehirler metropolleşmekte, bunun bir sonucu olarak beklenenin aksine kültürsüzleşmekte, sanatsızlaşmakta, geleneksizleşmekte ve nihayet tekdüzeleşmektedir. İslam, insanın kendi dışındaki varlıklar ile “Silm” üzere (barışık olma hali) uyum ve ahenk içinde yaşaması demektir. İslam inancına göre insan, yeryüzü halifesi olarak yaratılmış, Allah’a ibadet etmenin yanında dünyayı imar ve ihya etmekle görevlendirilmiştir. İslam’ın verdiği ruh ve motivasyon ile müslümanlar, geçmişte büyük bir “Medeniyet” (ki şehirlilerin ürettiği maddi ve manevi herşeyi ifade eder) kurmayı başarmıştır. Yeryüzünün failleri (öznesi) olmaktan çıktığımız günden bu yana, şehirlerimiz ve medeniyetimiz ellerimizden kayıp gitmiştir. Öze dönüş imkanı bulduğumuz “Yeni Türkiye” sayesinde şehirlerimizi kendi medeniyetimiz (ki: tabii olanla uyum içindedir.) istikametinde geliştirebilirsek eğer, küreselleşmenin dünyadaki tahribatına diğer insanlara örnek olmak suretiyle bir nebze de olsa set olabiliriz. Tıpkı geçmişte olduğu gibi dünyanın aynı anda birden çok medeniyet havzasına sahip olabileceğini insanlığa yeniden gösterebiliriz. Şehirlerimizi “Silm” esası ile ihya edebilirsek eğer, insanlık için yeniden “Usvetül Hasene” (güzel örnek) ve “Ümmeten Vasaten” (mutedil toplum) olabiliriz.

 

 

1- Temel kavramlar: Küreselleşme, din, İslam, şehir, Medine ve medeniyet

 

Küreselleşme (Globalizm): Tanımı ve mahiyeti hakkında farklı görüşler olmasına rağmen biz, globalizmi (küreselleşmeyi) kısaca şöyle tavsif ediyoruz: “Teknoloji sayesinde ulaşım ve iletişim araçlarının gelişimine bağlı olarak mesafelerin kısalması ve zamanın daralması nedeniyle Avrupa ve Amerika’da ortaya çıkan pozitivist-kapitalist uygarlığın yeryüzüne hakim olması halidir.”

 

Din: Arapça “Dyn” (karşılık verdi) fiilinden türeme bir mastar olup Türkçe’de onu ifade edecek en yalın kelime ceza ve mükafatı mündemiç olmak üzere “Karşılık”dır. Istılahi (kavramsal) anlamda ise Din, insanın bütün inanç, söz ve fiillerinden hesaba çekileceğini ve karşılığının verileceğini vazeden (söyleyen) inanç sistemine denir. İstisnaları bir kenara bırakacak olursak insanların neredeyse tamamına yakını bir dine inanmaktadır. Bizim din’den kastımız ise hassaten İslam dinidir.

 

İslam: Teslim oldu, bağlandı, uydu anlamlarına gelen ‘Slm’ fiilinden türeme bir mastardır. Teslim olmak, bağlanmak, uyum sağlamak suretiyle barış içinde olmak anlamlarına gelir. İslam ıstılahi anlamda ise son peygamber Hz. Muhammed’in tebliğ ettiği dinin adıdır. Bu dine inanan insanlara da “Müslüman” adı verilir.

 

Şehir: Arapça “Şhr” belirginleşti, fark edilir hale geldi, meşhur oldu, tanındı, anlamlarına gelen kelime “Kameri aylar” için kullanılmaktadır. Türçemizde ise şehir, kasabadan büyük, çok uzak yerlerde bile ismi bilinen, tanınan, şöhretli yerleşim mekanlarına isim olarak kullanılmaktadır. Biz, şehir kelimesinin, “Kendine has kimliği ve kültürü olan yerleşim mekanlarına isim olarak kullanılmasını” tercih etmekteyiz.

 

Medine: ”Dyn” fiilinden ismi mekan olarak türetilen kelime, dinin kaim olduğu, hayat bulduğu yer anlamına gelmektedir. Hz. Peygamber, hicret sonrası Yesrib’e “Medine” isimini vermiş, sahabe bu ismi “Medinet-ür Resul” biçiminde kullanmıştır. Medine, Müslümanlar için Mekke’den sonra ikinci kutsal şehir olmuştur. Raşit halifelerden sonra Medine kelimesi şehir anlamında da kullanılmıştır. Biz, Medine kelimesini, içinde Mescid-i Nebevi ve Ravza-i Mutahhara bulunan şehrin ismi olarak kullanmayı tercih ediyoruz.

 

Medeniyet: Şehir anlamına kullanılan “Medine” kelimesinden hareketle türetilen “Medeniyet” kelimesi, şehirlileşmeyi ve şehirlilerin ürettiği maddi-manevi unsurların tamamını ifade etmektedir. Bu anlamda medeniyet, aynı inanç ve fikriyata sahip insan topluluklarının birden çok şehirde ürettiği maddi ve manevi dokunun tamamına ad olmuş bir kelimedir. Biz, Uygarlık kelimesinin müteradifi olan Medeniyet kelimesini tercih ediyor ve daha anlamlı buluyoruz.

 

Devam edecek

Yorum Ekle
Yorumlar
Kadir

17.03.2018

Osman Bey, devamını bejkliyoruz
Şakir Arıkan

16.03.2018

13 yıl gelişmekte olan bir ilçede üst düzey yönetici olarak belediyecilik yapmış olan Osman Kayaer'in kadim kültürümüzün kaynaklarına vukufiyeti ile şehirleşme konusundaki fikirlerini önemsiyor ve müslümanca şehirleşme konusunda zerre kadar iddiası olan belediye yöneticilerine de bu fikirleri en azında okumalarını tavsiye ediyorum
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
Yazarın diğer yazıları